Kısmet, Sevgilim-İlk Şarkı: Psikanaliz şart!
CÜNEYT CEBENOYAN CÜNEYT CEBENOYAN
Çok tuhaf bulduğum bir şey de bütün eleştirmenlerimizin filmin yönetmeni Abdellatif Kechiche’in kötü niyetinden emin olmaları...

Bazı filmlerin karakterlerini, temel bir psikanaliz bilgisi olmadan yorumlamak bana imkânsızmış gibi geliyor. “Genç ve Güzel”in Isabelle’ini (Marine Vacth) ve “Daha”nın Gaza’sını (Hayat van Eck) ancak psikanalizle yorumlayabilirsiniz. Aksi taktirde bu genç kahramanların motivasyonlarını ve davranışlarını açıklamak imkânsız gibidir. “Genç ve Güzel”, tıpkı “Kısmet, Sevgilim” gibi bir röntgenleme sahnesiyle açılır ve seyirciye filmin ensestiyöz arzulara dair olduğunu belirtir. Filmin genç kahramanı Isabelle, annesinin yerini almaya çalışacak, babasının yerine koyacağı yaşlı erkeklerle sevişecektir. “Daha”nın Gaza’sı, babasının mülteci kadınlardan biriyle sevişmesine tanık olur. Bu kadın Gaza’nın yakınlık hissettiği ve annesi yerine koyduğu biridir. Gaza bu sahneye tanık olduktan sonra vahşileşir, acımasız davranmaya başlar.

“Kısmet, Sevgilim”, bir röntgenleme sahnesiyle açılıyor. Filmin kahramanı Amin (Shain Boumédine), kuzeni Tony (Salim Kechiouche) ile Ophélie’nin (Ophélie Bau) sevişmesini dikizler. Bu yasak bir sevişmedir çünkü Ophélie, Clement adlı bir askerle nişanlıdır. Clement dört yıldır bir gemide görevdedir ve bu dört yıl boyunca Tony ile Ophélie kaçamak bir ilişki yaşamaktadır.

Sevişme biter, çift duş alır fakat Tony daha durulmamıştır. Tam Tony, ikinci sevişmeyi zorlamaya başladığı anda dikizci Amin olaya müdahale eder ve kapıyı çalar. Sevişgenler, panik içinde apar topar giyinir. Tony, arka kapıdan motosikletine atlayıp toz olur. Ophélie, giyinip, basıldım korkusuyla kapıyı açar. Karşısında hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi sahtekârca davranan Amin vardır. Kız yakalanma korkusuyla titremeyi sürdürürken, Amin onun ağzını arar ve ona, Tony’yle ilişkisini itiraf ettirir. Artık Amin’in, Ophélie karşısında eli güçlüdür. Ondan bir şey talep etmeye hak kazanmıştır. Kızın sırrını öğrenmiştir.

Bu sahneyi Freudyen bir kavram olan ilk sahne’ye (Urszene/primal scene) bağlamak mümkün. Anne ve babasının seviştiğini gören ya da hayal eden çocuk, babanın annesine şiddet uyguladığını düşünür. Bir yandan da haz alır. Kendisinin dışarda bırakılmasına öfkelenir. Anneye sahip olmak ister. Tabii babayı devre dışı bırakmak da diğer arzusudur. Ama bu açık açık yapılabilecek bir şey değildir. Çocuk da zaten öfke ve arzularının bilincinde değildir. Yetişkinlikte de bazen sürer bilinçaltına sürülen bu arzu ve öfke. Kişi sembolik anne ve babalarla benzer şeyleri yaşar. Kısaca bir Ödipal üçgen oluşur. Filmin bu anındaki Ödipal üçgende, Amin çocuk, kuzen Tony baba ve Ophélie de annedir. Kıskanç, öfkeli ve Ophélie’ye yönelik cinsel arzuyla dolu Amin, sahneye müdahale etmiş, çiftin bir kez daha sevişmesini engellemiş, hatta sırlarını saklama koşuluyla Ophélie’den bir dilek isteme hakkını elde etmiştir. Amin bütün eleştirmenlerin yazdığı gibi ne masumdur, ne romantiktir, ne de tam anlamıyla pasiftir. Pasif agresif denilebilir belki onun için.

Amin’in dolaplarından habersiz olan Tony, kuzeniyle birlikte sahilde kız tavlamaya çıkar. Tony doğrusu çok beceriklidir, çok da çekicidir. Amin ve Tony iki kızın yanına otururlar. Kızlar da zaten, yaz aşkları yaşamaya çoktan hazırdır. Yaz tatili zaten bunun için vardır. Böylece Charlotte (Alexia Chardard) ve Celine (Lou Luttiau) ile tanışırız. Beş dakika içinde Tony, Charlotte’un elini tutar, 7 dakika içinde ise kızla öpüşmeye başlamıştır. Amin’in de Celine’le yakınlaşması beklenir doğal olarak ama işler öyle gelişmez. Çünkü Amin için Tony’yle ilişkisi olmayan biri çekici değildir.

Celine o gece Amin’in bir başka akrabasıyla birlikte olur. Amin, bakar sadece. Kıskanç, arzulu, beklemede. Daha sonra bir gece kulübünde dans ederlerken, Celine açık çek verir Amin’e ama Amin oralı olmaz. Ophélie de, Amin’e sırrını tutması karşılığında ne istediğini sorar. Kız sanki her türlü talebe açıkmış gibi durmaktadır. Amin, Ophélie’dan kendisine çıplak poz vermesini ister. Amin yine dikizciliği seçmiştir. Kız önce reddeder. Bir iki gün sonra ise kabul edeceğinin sinyallerini verir. Bir başka sefer ise bu kez Rus bir model Amin’in dudaklarına yapışır ama Amin yine kaçar. Amin, aktif, arzulu kadınlardan açıkçası korkmaktadır. Ophelie, Celine ve Rus model, hepsi de fazla aktif, fazla güçlü kadınlardır Amin için.

Amin’e yaralı bir kuş, Tony üzerinden annesiyle özdeşleştirebileceği, ona yemek yapabilecek bir anne modeli lazımdır. Başından beri bir yaz aşkı olduğu belli olan ilişkisinden çok fazla şey beklemeye başlamış ve sonuçta Tony tarafından terk edilmiş olan yaralı Charlotte, bir akbaba gibi avının zayıf düşmesini bekleyen Amin için ulaşılabilecek bir lokmadır. Diğer kadınlar gibi güçlü değildir. Başta Tony, Ophelie ve Amin arasında kurulan Ödipal üçgen, bir elemanın değişmesiyle Tony, Charlotte ve Amin olarak yeniden kurulur. Charlotte “annen kadar olmasa da ben de sana yemek pişirebilirim" diyerek, bu üçgendeki anne/sevgili rolünü kabul ettiğini, muhakkak ki bilinçsizce ifşa eder.

kismet-sevgilim-ilk-sarki-psikanaliz-sart-492670-1.Çok tuhaf bulduğum bir şey de bütün eleştirmenlerimizin filmin yönetmeni Abdellatif Kechiche’in kötü niyetinden emin olmaları. Mesela filmde kadınların hepsinin erkeklerden bahsettiğini ve böylece türevsel bir konuma itildiklerini söylüyor bir eleştirmen. İyi de erkekler, kadınlar dışında neden bahsediyor? Kimse ne olacak bu memleketin hali demiyor ki! Cinsiyetçi, tacizci ve ve sömürücü diyor başka bir arkadaşım Kechiche için. Bir başka eleştirmen sapkın, İslamcı bir biçimde ikiyüzlü, tepeden bakan ve yargılayan bir yönetmen görüyor bu filmde. Keşke bütün İslamcılar Kchiche gibi olsa. Bir başka meslektaşım, Kechiche’in, filmini, kişisel hesaplaşmalarına alet ettiğini ileri sürüyor. Lea Seydoux, Kechiche’in bir önceki filmi “Mavi En Sıcak Renktir”le ödülü alana kadar, filme sahip çıkmış, sonradan taşımakta zorlandığı çıplak görüntülerinden dolayı Kechiche’i suçlamıştı. Ben erkek olduğum için değil, göçmen bir aileden geldiği için ve Seydoux gibi bir aristokrat olmadığı için, kısacası bence çok daha kırılgan olduğu için Kechiche konusunda belki pozitif önyargılı oldum. Ama o dönemde Kechiche’i de Seydoux’yu da okumuştum. Ve Kechiche’e hak vermiştim. Fakat bu olayın Kechiche’e karşı bir önyargı oluşturduğunu düşünüyorum.

Filmi nasıl mı buldum? Çok uzun. İzlenimci. Bu insanların hayatını niye seyrediyorum sorusunu sordurtan bir yanı var kesinlikle. Ama haftalardır üzerine yazmaya değer bulduğum tek film de bu açıkçası.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız