Dokuz güne uzatılan Şeker Bayramı tatili başladı. Yurttaşların bazıları Ege kıyılarına akın ederken bazıları da boş kalan kentlerin tadını çıkarıyor. Ama her iki durumda da kitap okumak oldukça zevkli. İşte tatili boş geçirmek istemeyenleri ve tatil sonrası okuma ihtiyacı hissedenleri kurtaracak “yeşil kitap” önerilerimiz.

1 – Savunmasız Gezegen | John Bellamy Foster

Savunmasız Gezegen, gezegenin 500 yıl boyunca, çevresel yıkıma doğru nasıl “ilerlediğini” inceliyor. “Kuzey ve Güney Amerika’dan Avrupa’ya getirilenler (altın, gümüş ve bitki çeşitleri) önce Avrupa ekonomisi ve tarımını, sonra da bütün dünya ekonomisini ve tarımını dönüştürdü. Bu dönüşüm, kapitalist gelişimin bir sonraki büyük aşamasının, yani Sanayi Devrimi’nin yarattığı ekonomik sistemin yolunu hazırladı. Gezegeni yıkıma uğratarak dünyayı insanî amaçlar için kullanılamaz hale getiren ekonomik sistem, hem doğanın büyük kısmının devamını hem de toplumun bekasını ve gelişimini tehdit eder hâle gelmiştir.”

2 – Başka Bir Uygarlık İçin Manifesto | Fikret Başkaya

Gündelik hayata dokunan bu kitap, kişisel tercihleri sorgulamaya yardımcı olarak üretimden tüketime, bireyden topluma, doğadan teknolojiye geniş bir çerçeveyi tartışma olanağı sunuyor. “Nasıl bir ihtiyaçlar hiyerarşisine tabiyiz? Geçerli üretim, tüketim ve yaşam tarzı, doğa-toplum metabolizmasını nasıl bozdu? Tarım ve gıda dünyasını kimler rehin aldı? Enerji sorunu ve iklim krizi, insanlığı nereye götürüyor? Otomobiller, hayatımızı nasıl kuşattı?” gibi soruları düşündüren kitap, en çok da “Başka bir alternatif mümkün mü” sorusunu akıllara yerleştiriyor.

3- Zehirsiz Ev | Mercan Yurdakuler

Yılların deneyimleriyle biriken bilgilerin kitap haline getirilmiş hali Zehirsiz Ev. Aktivist Güneşin Aydemir Zehirsiz Ev’le ilgili şunları söylüyor: Kitap, içeriğinden emin olduğumuz, doğanın sağlığına ve kendi sağlığımıza zararlı olmadığını bildiğimiz, yüzlerce yıldır insanoğlu tarafından kullanılagelen reçeteleri içeriyor. Bununla kalmıyor, hazır ürünlerin içerik listelerindeki zararlı maddeler hakkında bilgi veriyor. Hem bilgi hazinemizi genişletiyor hem de umut dolu çözümler sunuyor. Bu yolla gündelik yaşamımıza çok küçük gibi görünen ama çok anlamlı bir dokunuş yapmamız için yol gösteriyor.

4- Otomobilin Ekolojisi | George Martin, Peter Freund

Otomobillerin olumsuzlukları olarak sadece trafik kazalarını görmenin yanlış olduğunu anlatıyor. Otomobillerin, ekolojik dengeyi bozma, gürültü kirliliğine sebep olma, erkek egemen söylemi çoğaltma ve insan sağlığına olumsuz etkide bulunma durumlarını da irdeleyen Martin ve Freund bu sorunların göz ardı edilemeyeceğini vurguluyor ve bunları anlatıyor. Kitabın belki de en güzel tarafı alternatifler sunması. Alternatif ulaşımların nasıl inşa edileceği, yeni bir kent yapılaşmasının nasıl olması gerektiği, hâlihazırdaki örneklerden yararlanıp geleceğe yönelik projeler üretilerek irdeleniyor. “Maruz kalınan bir kamusallık yerine ‘seçerek, razı olan’ bir kamusallıktan yana olanlar için vazgeçilmez bir kaynak.”

5- Bizsiz Dünya | Alan Weisman

Kitapta insanların gezegene yaptığı etki yazara has bir üslupla irdeleniyor. Dünyamızı, bizler olmadan zihinlerimizde canlandırmamızı istiyor. Kullanılan gündelik eşyaların fosil, bakır borular ve teller birbirlerinin içine geçerek kırmızımsı kayalar haline dönüşeceği, ilkel yapılarımız son mimari eserler olarak dünya yüzünde kalacağı düşündürülüyor. “Bizsiz Dünya insanlar yeryüzünden silindikten, New York metrosu sular altında kaldıktan, dünya kentleri yıkılıp yok olduktan sonra gezegenin olası durumunu gözler önüne seren sıra dışı bir eser.”

6- Eski İstanbullu Ağaçlar | Volkan Yalazay

Volkan Yalazay’ın hazırladığı ve Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği tarafından basılan “Eski İstanbullu Ağaçlar” raflardaki yerini çok yakın bir zamanda aldı. Her yanı kat kat kültürle sarılmış İstanbul’un yaşlı, muazzam, garip, yalnız veya yan yana, korunmuş veya harap edilmiş ağaçlarını ve onların tanık olduğu öyküleri konu edinen eser 10 yılı aşkın bir sürede büyük emekle hazırlandı. Okuyanı İstanbul’da farklı bir yolculuğa çıkaracak ve İstanbul’un anıtsal ağaçlarıyla tanıştıracak bu eser doğasever herkesin kütüphanesinde yer almalı.

7- Gıda Bağımsızlığı | Uwe Hoering

Endüstrileşen ve ticarileşen gıda hem dünyayı hem üreticiyi hem de tüketiciyi tehdit ediyor. Marketlerde, plastikler içine saklanmış, içeriğinde ne olduğu belli olmayan ürünlerle karşı karşıyayız. İthalatta düşünülen tek şey ise düşük maliyet. Üretici de tüketici de tüm bu çarktan daha güçlü.

8- Ekolojik Felaket ve Meta Olarak Gıda | Kolektif

Kitabın tanıtım bülteninde şöyle deniyor: “Şu anda dünyanın temel beslenme düzeninde herkesin beslenme ihtiyacını karşılayacak yeterli miktarda gıda üretilmektedir; meta olarak algılandığında sonuçları, açlık, yetersiz beslenme ve erken ölüm ve kıtlık olur… Gıdanın yeterli miktar ve kalitede tüm insanlara ulaşacağının garanti altına alınmasının tek yolu, gıdayı meta olarak değil insan hakkı olarak görecek yeni bir sistemle mümkündür. Ancak o zaman sloganımızı yerine getirebiliriz, ‘kar için değil insan için gıda’.”

9- Larzac (1971-1981) | Wolfgang Hertle

Larzac bölgesi, Fransa’da koyun besiciliği yayla ve meralarıyla tanınır. 1970’te hükümet, bölgedeki küçük bir tatbikat alanını, çevresindeki köy, çiftlik ve meraları da içine alacak şekilde kararı alır. O güne dek devlete ve hükümete sadakatle bağlı olan bölgenin muhafazakâr çiftçi ve koyun besicileri bir anda orduyla karşı karşıya bulurlar kendilerini. Böylece, on yıl boyunca tüm Fransa’ya yayılacak muazzam bir köylü direnişi de başlamış olur.

10- Küresel Isınmayı Durduralım, Dünyayı Değiştirelim! | Jonathan Neale

Küresel ısınma gezegenimizi tehdit ediyor. Karbona dayalı son derece güçlü şirketler ve neoliberal iktidarlar bu konuda hiçbir şey yapmıyor. Dolayısıyla kapitalizme karşı harekete geçirmeliyiz. “Küresel Isınmayı Durduralım, Dünyayı Değiştirelim”, küresel ısınmaya karşı mücadele ederken yoksulluğu da tarih haline getirmenin mümkün olduğunu güçlü kanıtlarla ortaya koyuyor.