Kod adı: Kriz
KAAN SEZYUM KAAN SEZYUM

»Kriz var kriz var. Keriz kime yarar?

»Ona atar, buna atar, sonunda Avrupalı’nın içindeki milli irade de su üzerine çıkıyor. Avrupa’nın geleceği karanlık.

»Bence en kısa zamanda herkese o ya da bu şekilde “Nazi kalıntısı, Nazi artığı, Eses şeysi” diye laf atalım. Sonra da alırız emaneti çıkarız sınır kapılarına.

»Ona buna Nazi demek de Nazilerin yaptığı psikopatlığı sıradanlaştırmak gibi oluyor.

»Artık mantık tamamen bitti. Bugün böyle dedikten sonra ertesi gün her an “Kuzenim yazmış”a bağlayabiliriz. Her boyutta tornistan mümkün. Yeter ki tutarsızlıkta tutarlı olalım.

»Nihat Hoca’nın yeri YÖK değil, MİT ya da TÜBİTAK’tır. Bir Nihat Hoca çok şey değiştirebilir. Her şey bir Nihat’la başladı. Bilimsellikten uzaklaşma bir Nihat’la…

»Son dakika: Türkiye’de gazeteci yokmuş.

»Hollanda ne bedel ödeyecek meraktayım. Tamam anlamsız ve manasız kafalar kovaladılar ama bedel ne olacak? Bize vize vermeyecekler, gezmek görmek istesek göremeyeceğiz. Aslında evet ya, biz bilgisiz kaldıkça Hollanda bedel ödemiş olacak.

»Nefretin ilacı nefret… Zor durumda kaldım mı da mağduriyet kartımı kullanıyorum. Hayat bana Monopol. Elimdeki tüm istasyonları, sokakları filan sattım, zarlarla yaşıyorum.

»Yanlış bayrak yakmaya kızmamak lazım. Fransa, Hollanda, Rusya ya da başka bayraklar. Sonuçta renkleri görmesek çoğu bayrak aynı. Önemli olan niyet… Yalnız bizde çok bayrak yakma geleneği yoktu. Daha çok aşağımızdaki komşularımız sever, bayrak, kukla yakmayı. Bayrak yakma modası bize de gelmiş. Yeterince nefret oluştu demek ki. Bir zamanlar ne olursa olsun ülkelerin bayrağına saygı vb. gibi gereksiz şeyler varmış. Şimdi yakıyoruz geçiyor. Ya tamam Fransa bayrağı yakmışız ama onların da başındaki adamın adı Hollande… Bizim için bu kadar çok fazla.

»Protesto için ineğini kesecek olan adam var. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden bi yetkili abi. Sonuçta adam da belediyeden zaten. Çok şey etmemek lazım. Öldürsün hayvanını da içi rahat etsin, sitres atar. Kan akıtmak demek ki sitres atıyor.

»Meyvenin milleti olduğuna inanmak da acayip. Hollandalı portakalla nece konuşacaksın? Tabii ki onun anladığı dilde. Bıçaklayacaksın portakalı tam böğründen. Akıtacaksın suyunu yere, heba olacak, sana bile faydası olamayacak. Asfalta karışacak suyu. Çekirdeklerini ayıklayıp kargalara vereceksin. Oh be içim açıldı.

»Laleye bıçak çeken de gördük arada protesto vesilesiyle. Gerçekten orantılı güç…

»Bizim dışişleri bakanının adamların başbakanına “Sen ne lalesisin bilmiyorum ama…” diye başlayan lafı umarım çeviride kaybolmuştur. Bizde haklarında feyste olumsuz bir şey çıksa tutuklarlar, kendileri elaleme sokakta duvar üzerinde oturup bira içen adam ağızıyla hitap ediyorlar. Ülkemizi yabancı ülkere tanıtan bakan az önce “Sen ne lalesisin bilmiyorum ama..” dedi. Lale devri yaşıyor gönlüm.

»Başkonsolos videosu izledim bir tane. Başkonsolosun badem olması beni bozmuyor. Bıyık yakışmış da başkonsolos olup İngilizce bile konuşamaması beni biraz üzdü. Monşer deyip kovaladıkları abiler en azından stil sahibiydi. Bu başkonsolos anca “Ay van tu go tu resturın” gibi şeyler diyebiliyor. Güçlü Türkiye işte böyle güçleniyor.

»Murat Kekilli’nin Almanya’daki konserlerini iptal etmesi de Alman Kekilli hayranlarının bellerini bükecek bir hareket olmuş. Özellikle Viyana Operası’nın gösterilerine giden seyirci sayısını konserleriyle azaltan bir sanat insanı olan M.K’nin hedefinde şimdi de Almanya var. Şimdi Almanlar düşünsün.