Komünistlerin Nepal’deki zaferi üzerine…
24.12.2017 09:20 BİRGÜN PAZAR
Sol, kaynakların yüzde 50’sini taşra ve kent yönetimlerine devretmek istiyor. Bu paranın, yerel gelişme için daha iyi şekilde kullanılması umuluyor. İddia istikrarlı bir hükümetin Nepal’e para ve turist çekeceği ve bu paranın organik tarım ve temiz enerji için kullanılabileceği

VIjay Prashad - Tarihçi, Ortadoğu Uzmanı

Dilerseniz, Everest Dağı’nın zirvesinde dalgalanan büyük bir kızıl bayrak da hayal edebilirsiniz. Nepal’deki parlamento ve bölge seçimlerinin sonucunun verdiği his bu çünkü. Komünistler her iki seçimi de net şekilde kazandılar. Parlamentoda, ittifak, çoğunluğun üçte ikisine yakınını elinde tutacak. Bu çoğunluğun oluşturduğu hükümetin 2015 Anayasası’nı değiştirme yetkisi olacak. Hem genel hem de yerel seçimlerden çıkan sonuçlar, komünistlerin, taşradan kente, ülke çapında kazandığını gösteriyor. Başbakan olması beklenen K. P. Oli dikkatli biçimde şu cümleleri sarf ediyor: “Geçmişte, zaferin partileri kibirli hale getirme potansiyelinin olduğunu gördük. Devletin baskıcı hale geleceğiyle ilgili bir kaygı var. Kazananlar, sorumluluklarına kayıtsız hale gelme eğiliminde oluyorlar.” Bu bizim komünist hükümetimizin yapacağı şey değil, dedi Oli.

Peki komünistlerin kesin olarak kazanmasını sağlayan neydi? Görev başındaki Nepal Kongresi, yolsuzluk skandalları, iç çatışmalar ve ülke için vizyondan yoksunluğuyla çökmüş durumda. 2015-16’da Hindistan hükümeti kara ülkesi olan Nepal’e sınırlarını kapattığında, Kongre, Hindistan’ı kınayacak sözcük bulamamıştı. Komünistler, özellikle de Oli, çekinmedi. Ulusalcı duyarlılık, Kongre’den Komünistler’e doğru yöneldi. Fakat daha ötesi, Kongre, bu seçimde anlamsız bir ittifakla halkın karşısına çıktı. Azınlık partileriyle monarşi yanlısı partileri yan yana getirdi. Bu gelişigüzel ittifakın halka cazip gelmesi mümkün değildi.
Diğer bir taraftan Komünistler, halka çok basit bir sloganla gittiler, “İstikrar yoluyla refah.”

Nepal 1990’da mutlak monarşiden kurtulduğundan beri sorunlarla mahvolmuş durumda. Demokratik bir süreç yaratmak konusundaki başarısızlık, Komünistler’in bir kısmını 1996-2006 arasında silahlı direniş yürütmeye itti. Kurucu Meclis aracılığıyla yeni bir demokratik sürecin doğuşuyla biten bu savaşta 17 bin kişi öldü.

Monarşi 2008’de feshedildi ve Kurucu Meclis 2015 Anayasası’nın taslağını oluşturdu. Bununla beraber, silahlı mücadelenin sona ermesinden sonra geçen 10 yıl içinde 10 başbakan değişti ve halkın gelişimi için çok az şey yapıldı. Yolsuzluk ve ümitsizlik dışında bir şeyin zamanı gelmişti.

Nepal Komünizminin iki ana kanadı -Maoistler ve Nepal Komünist Partisi (Birleşik Marksist Leninist)- sandığa birlikte gitmeye karar verdiler ve seçimden sonra yeni bir birleşik parti kurma sözü verdiler. Bu ikinci söz seçim ittifakından daha fazla istikrar vaat ediyordu. Bu daha önce birbirlerinin boğazına sarılan Komünistler’in ortak bir program üzerinde yan yana gelebileceklerini gösterdi. Kampanyanın belki de en çekici tarafı buydu. Sandıkta karşılığı alındı.

Himalaya Komünizmi
1920’lerde Çin ve Hindistan’a gelen komünizm, iki ülke arasındaki Nepal’e uğramadı. Monarşinin sert baskıları ülkede ilerici hareketlerin kök salmasını engelledi. 1940’lara kadar Nepal’de komünizmin etkisi görülmedi. 1947’de, Biratnagar jüt ve kıyafet fabrikasının işçilerinin yaptığı cesur grev Man Mohan Adhikari gibi komünistleri de içine çekti. Adhikari, Hindistan’a sürüldü. O ve Hindistan’daki Nepalli öğrenciler, Nepal elitinin ülkede askeri üs kurmak isteyen emperyalist güçlerle birliğe hazır olmasından endişe ediyordu. Bu Nepal’i Batı’nın yörüngesine sokar ve bağımsızlığını kuşatırdı. O öğrenciler ve aktivistler Hindistan Komünist Partisi’nden etkilenmişlerdi. İçlerinden biri Pushpa Lal Shrestha 1949’da Komünist Manifesto’yu Nepal diline çevirdi. O yıl Pushpa Lal Shrestha, Adhikari ve diğerleri, Kalküta’da (Hindistan) Nepal Komünist Partisi’ni kurdu.

Komünist Parti, ilk 10 yılında monarşinin sona ermesi ve cumhuriyetin kurulması çağrısı yaptı. Aynı zamanda Kurucu Meclis için çağrı yaptı. Monarşi meselesi ve seçimler üzerinden parti içinde yaşanan derin ayrılıklar, partiyi böldü. Çatlamalar kaçınılmazdı. 1965’teki Dördüncü Kongre’de silahlı mücadele masaya geldi. 2006’ya kadar hareket bölündü. 2006’dan sonra, silahlı mücadele masayı terk etti ancak bu güne kadar yaşananların ülke için bedeli çok ağır olmuştu. Yine de Nepal solunun büyük bir kısmı silaha davranmamıştı. Monarşiye, feodal otoriteye ve kapitalist mülk ilişkilerine karşı halk mücadeleleri inşa etmişlerdi.

Şu andaki ittifakın diğer bir ayağı parlamenter demokrasiyi kabul etmeyen Maocular. Bu iki partinin yeni yılda birleşip Nepal’deki en büyük siyasi güçlerden biri olması bekleniyor. Maocu lider Praçanda partinin liderliğini, UML’den Oli ise Başbakanlığı üstlenecek. Nepal komünizminin geniş akımları şimdi bir araya gelecek.

Ajanda
Yeni hükümetin ajandasında neler olacak? Komünist hükümetin başbakanı olması beklenen K. P. Oli, hükümetin istikrarını öne koymak istediğini söyledi. Fakat istikrar tek başına yetersiz. Nepal, büyük bir yoksulluk ve altyapının zayıflığından muzdarip. Oli, Tibet’ten Nepal’e uzanan Çin tren yolu da dahil, Nepal’in temel altyapısını inşa edecek yatırımları isteyeceğini söyledi. Bu bazılarının söylediği gibi Çin’e doğru bir yönelim değil. Daha çok, Nepalli komünistlerin bölge devleri Hindistan ve Çin arasında dikkatlice ve ölçülü şekilde pozisyon alması anlamına geliyor. Oyunun adı pragmatizm; ideolojik zeminlerde Çin’e sadakat değil.
Nepal’de tüm partiler, monarşi yanlıları da dahil, 2022’de ülkelerinin En Az Gelişmiş Ülkeler statüsünden çıkmasını istiyor. Onları ayrıştıran ise amaca giden yollar. Komünist ittifak yıllık 862 dolar olan kişi başına düşen geliri 5 bin dolara çıkarmayı vaat ediyor. Geliri artırmak için de genç nüfus için iş imkânlarının hızla çoğalması için de eğitim ve sağlığa yatırım yapılmalı. Hükümet kaynağı nereden bulacak? Yolsuzlukları bitirmek hazinede büyük miktarda para birikmesini sağlayabilir. Fakat ötesi, vergilerin daha etkin kullanımı da kaynak olabilir.

Sol, kaynakların yüzde 50’sini taşra ve kent yönetimlerine devretmek istiyor. Bu paranın, yerel gelişme için daha iyi şekilde kullanılması umuluyor. İddia istikrarlı bir hükümetin Nepal’e para ve turist çekeceği ve bu paranın organik tarım ve temiz enerji için kullanılabileceği. Bu da enerji ithalatı yükünü hafifletecek.

Oli, tüm partilere, Nepal halkının yaşam standardını yükseltme çabasında Komünist ittifaka katılma çağrısı yaptı. Bu akıllıca bir politika. Anlamı Komünistlerin planının ulusal ajanda haline gelecek olması. Bu hamle egemen sınıflar üzerinde baskı sağlayacak ve egemen kastlar sosyal gelişim politikalarına razı olacak. Bu Nepal’de ileriye doğru küçük bir adım olacak.

Çeviri: Ömür Şahin Keyif