Korkunun seni yönlendirmesine izin verme
Barış Akpolat Barış Akpolat
Nile Rodgers konseri önceki gün bu sözlerle sona erdi. Eller zafer ya da barış işaretleri ya da her nasıl anlıyorsanız işte o işaretlerini oluşturmuştu. Muazzam bir konser, rezalet bir haberle sonlandı

BARIŞ AKPOLAT [email protected]

Fotoğraflar: Taylan Çıdam

Yalancı gazeteci, yandaş yazar filan olsak yazılacak şeyler önümüze geldiği için sorun olmazdı, ne yazacağımı düşünmezdim saatlerce. Nile Rodgers konserine dair yazacaklarım konserin ortalarında belirmişti. Pop tarihinin yükselişine 2 saat içinde şahit oluyorduk. Sıkıştırılmış uygulamalı bir dersti resmen. Rodgers hem kendi grubu Chic’in hem de başka sanatçılara verdiği şarkıları tek tek inci gibi diziyordu. Aşırı profesyoneldi, sahnedeki her şey çalışılmıştı fakat yapmacık durmuyordu. Ses kemik gibi tınlıyor her şarkıda bir enstrüman kendini ön plana çıkartıyordu. Duran Duran’ın Notorious’u, Madonna’nın Like A Virgin’i, Chic’in Le Freak’i, David Bowie’nin Let’s Dance’i ya da Daft Punk’ın Get Lucky’si… Hepsinin ardındaki isim karşımızdaydı. Sister Sledge, Donna Summer ya da yukarıda yazdığım isimlerin beynimize kazınmış şarkılarını dinlerken “Bu yazın en iyi konseri kesinlikle budur” demiştim. “Kesinlikle unutulmayacak bir konser olacaktı.” Hakikaten de unutulmayacak.



Konser sırasında genellikle iyi konserlerde karşılaştığımız bir gazeteci ağabeyimin Atatürk Havalimanı saldırısından bahsedip ilk haberi vermesiyle Türkiye gerçekliğine geri döndüm.

Konser boyunca bir an sahneye kapılır gibi olup gerçekliğe döndük durduk. Kalsak bir dert gitsek bir dert.

Konser sonunda bis yapmak için sahneden hiç inmeyen Nile Rodgers tüm ekibini sahneye çağırsa da bir sıkıntı verici bir durum olduğu anlaşılıyordu.

Turne yetkilileri Rodgers’ın kulağına birkaç şey söyledi. Sanatçı da mikrofona kimsenin duymak istemediği cümleyi “Kötü bir haberimiz var” diyerek yumuşak geçişle söyledi. Sonrası “Tüm grup sahneye, biz bildiğimizi yapacağız elimizden gelen tek şey size müzik çalmak” minvalinde konuştu. Grubun kemik sound’unun mimarlarından olduğunu her notasıyla belli eden bas gitaristi Jerry Barnes’ın “Do not act in fear” (Korkuyla hareket etmeyin) deyip Chic klasiği ‘Good Times’e girdiler. 23. İstanbul Caz Festivali’nde ikinci konser de böyle bitti. Bir tarafta radyodan gelen haberler bir tarafta memleketin en istikrarlı festivali, konserler, can kayıpları ve bilumum gerginlik.
Herkese sabır dilerim. Hem canını kaybedenlerin yakınlarına hem bu ülkede yaşamaya çalışanlara. Ve tabii ki bu ortamda hâlâ konser yapmaya çalışan organizatörlere de…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız