Korkutan Ruh hali!..
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

Dünkü gazetelerde birbirini tamamlayan iki önemli konu vardı. Birincisi; pazar günü RTE’nin  Esenler İlçesine yaptığı ziyaret sırasında yarattığı olay. Diğeri ise; MGK kurulunda aldırttığı karar. Bunlar demokrasiden uzaklaştığımızın yeni görüntüleriydi.

•  •  •

İlkinde;
Sigara içenleri gören RTE’nin “Cezai müeyyidesi var’ diye bağırması sonrası, ‘Kapalı yerde sigara içiyor göstere göstere terbiyesizler. Cumhurbaşkanı’nı görüyor, hâlâ içmeye devam ediyor’ diyerek gençlerin cezalandırılmasını talep etmesiydi. Bu durumu ancak despotluk, nezaketsizlik,kendini beğenmişlik,yurttaşa saygısızlık ve muktedir olma hırsı olarak açıklayabiliriz.

•  •  •

Açıklamakta fayda var. Gençler kafenin terasında pencerelerin  açık olduğu mekânda bulunuyorlarmış. Ayrıca yasaya göre suçu tespit edecek Belediye başkanı ve zabıtaları değil, sağlık bakanlığı  yetkilileri.
Belki edepten bahisle RTE, “taşıdığı unvana karşı kusur işlendiğini düşündüğünü” bu nedenle gençlere kızdığını söyleyebilir. Belki de,  gençlerin karşısında sigara içmesini kendisine saygısızlık olarak görebilir. Ancak bu kadar terbiye düşkünü biri olan RTE neden kızına tiyatro oynanırken sakız çiğnememesi gerektiğini öğretmemiştir?!..
Esenler’deki bu davranış, yeni Türkiye’yi yöneten tek adamın özel yaşama yaptığı müdahalenin somut görüntüsüdür. Ama asıl gerçek o ki, ilgi göstermeyen,el sallamayan ve alkışlamayanlara karşı RTE’nin  kontrol edemediği öfkesi. Yaşanan bu ruh hali ülkenin üzerine karabasan gibi çöküyor.

•  •  •

İkinci ve de daha vahimi; MGK’nin 11 saat süren çalışma sonrasında aldığı kararlardır: ” Bu kapsamda, milli güvenliğimizi tehdit eden ve kamu düzenini bozan iç ve dış legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten paralel yapılanmalar ve illegal oluşumlar ile yürütülen mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanmıştır.” kararı bunlardan biridir.
“Legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten paralel yapılanmalar.” Ne demek? Evrensel hukukta, hukukun üstünlüğüne inanmış ülkelerde böyle bir kavram yoktur. Bir olay, kurum, kişi, yapı ne derseniz deyiniz, ya yasaldır ya da Yasa dışıdır. Yani ya legaldir ya da illegaldir. Yasal ve meşru yapı ya vardır, ya da yoktur. Hem yasal görünüp hem de  yasadışı olarak kabul etmek Ortaçağ anlayışıdır. Engizisyon mahkemeleri tam bu kavram üzerine kurulmuştur. Naziler  Almanya’daki Yahudi soykırımını bu anlayışla meşrulaştırmışlardır. Biliniz ki bu tanım, herkesi suçlayan hukuk ve insanlık dışı yönetimlerin vahşi silahıdır.

•  •  •

Ceza Hukuku’nda suç delille belirlenir. Sanık net belgeler ve tartılması mümkün olmayan kanıtlarla cezalandırılır. Şüpheli deliller ise evrensel hukuka göre sanığın lehine kullanılır. Hal böyleyken “legal görümlü illegal yapı” tarifi nasıl yapılabilir? Yapılamaz. Ancak uydurulur. Amaç sömürdükleri halkın üzerinde  baskı ve korku yaratmaktır.
Aslında AKP iktidarı bu çarpık kavrama altyapı oluşturmak için geçenlerde tutuklamada “kesin şüphe yerine makul şüphe anlayışını” getirmişti. Böylece “Sanal kuşkuyla legal bir yapıyı illegal olarak nitelendirmek” mümkün olacaktı.

•  •  •

Bu çağdışı kavramın amacı belli. Gülen Cemaati. Kısaca; yargı,emniyet ve birçok kuruma yerleştirilen cemaatçilerden AKP kurtulmak istiyor. Devletin gücünü artık onlarla paylaşmak istemiyor. Birlikte yaptıkları usulsüzlüklerin, haksızlık ve yolsuzlukların daha fazla açığa çıkmasını önlemeye çalışıyor.
Sormak lazım; kavgalı olduğu bu paralel yapıyı RTE yaratmadı mı? Devletin bazı kurumlarına onları RTE yerleştirmedi mi? Onları legal hale RTE getirmedi mi? Paralel yapı AKP’nin projesiydi. Şimdi AKP bu projeyi devlet eliyle, üstelik, hukuku yok ederek bitirmeye çalışıyor.

•  •  •

Bu  zihniyetin oluşturduğu düzen, demokrasiyi, hak ve  özgürlükleri yok edecektir. Herkesi ve her olayı peşinen suçlayan,yargılamadan mahkûm eden ve adaletin hiçbir zaman oluşmayacağı bir dönem yaşanacaktır. Bilinmeli ki; hukukun evrensel ilkeleri yok edilmiş, değerleri iktidarlarca kendine göre değiştirilmiş yargı yurttaşları ve demokrasiyi değil sadece diktatörleri korur.