Kralın bağışı, imar izni rüşveti değil
ÜNAL ÖZMEN ÜNAL ÖZMEN

2016’ya, devraldığımız yerden devam edelim:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ölen Suudi Kralı Abdullah’ın hesabına 99 milyon 999 bin 990 dolar EFT yaptığı TÜRGEV’le ilgili olarak “İhale mi alacaksın, önce gidip TÜRGEV’e parayı yatıracaksın, sonra gidip ihaleni alacaksın! … TÜRGEV’in adı artık GÖTÜRGEV” dedi. Kılıçdaroğlu, Kral’ın yaptığı bağışın, sahibi olduğu Sevda Tepesi’nin imar izninin karşılığı olduğunu düşünüyor. Ben öyle düşünmüyorum; bu, AKP-Suudi ilişkisini hafife almak olur. Bence aralarındaki ilişki, küçük maddi çıkarların söz konusu olamayacağı kadar samimi. Tarafların samimiyetlerine zarar verecek davranışta bulunacaklarını sanmam. Eğer söz konusu para, “rüşvet” mukabilinde olsaydı, Kral Salman, hafta içinde ziyaretine gelen Erdoğan’a iş takipçisi bürokrat muamelesi yapardı. Oysa Kral, Erdoğan’ı kralmış gibi karşıladı.

100 milyon dolar, dört villa yapılacak Sevda Tepesi’nin imara açılmasının komisyonu ise Kral’ın daha önce yaptığı 10 milyar dolarlık “yardım”ının karşılığı olarak tüm Türkiye’nin Suudi tapusuna geçirilmesi gerekirdi. Ki henüz ortada öyle bir şey yok! Anımsayın, dönemin Çevre ve Şehircilik bakanı Erdoğan Bayraktar, 23.06.2012 günlü Aksam Gazetesinde yayımlanan mülakatında, “Kral ailesi Türkiye’ye yardımcı oluyor. 10 milyar dolarlık bir yardımı oldu. Piyasalar krizde, şimdi Suudi devleti yeni yardım yapabilecek” demişti. Resmi kaynakların doğruladığı, bilinen 10 milyar 100 milyon dolar “yardım”a başka bir yer bulmak gerek.

• • •

AKP, 2012 yılında eğitim sisteminde köklü bir değişikliğe gitti: 4+4+4 olarak bilinen yasa ile kesintisiz sekiz yıllık ilköğretim okulları, ilkokul ve ortaokul olarak dörder yıllık iki diplomalı okul türüne dönüştürdü. Yasaya eklenen bir madde ile imam hatip ortaokullarının açılması sağlandı. Yine aynı yasayla, ilkokul ortaokul ve liselerde okutulmak üzere (din kültürü ve ahlak bilgisi dersi ile Temel Dini Bilgiler derslerine ek olarak) Peygamberin Hayatı ve Kur’an ezberleme derslerinin müfredata eklenmesi sağlandı. Milli Eğitim Bakanlığı, 2014 yılında aldığı bir kararla müfredata, değerler eğitimi adı altında yeni bir din dersi daha ekledi. Arapça, 2016 yılından itibaren öğretilmek üzere ilkokul ikinci sınıflardan başlamak üzere müfredattaki yerini aldı. Karma eğitime devam edilip edilmemesi aynı zamanda tartışmaya açıldı.

• • •

Sadece İstanbul’da faaliyet göstermek amacıyla kurulmuş olan İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (İSEGEV), Kral’ın bu cömert desteğinden dört ay sonar, Ağustos 2012’de Türkiye genelinde faaliyet göstermek üzere yeniden yapılandı ve Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) adını aldı. Dönemin başbakanı, şu an Türkiye cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın ailesi ve aile yakınlarının yönetimine geçen vakıf, Kılıçdaroğlu’nun belirttiği üzere devletten ihale alan yüklenicilerin, yatırım alanı politikacıların kararına bağlı şirket ve belediyelerin değerli taşınmazlarının bağışı ile mali açıdan Türkiye’nin en güçlü eğitim kurumu haline geldi. Milli Eğitim Bakanlığı, vakfı, bir dizi protokolle öğrenci ve öğretmenlere yönelik yurt, kurs, hizmetiçi gibi eğitimsel faaliyetlerinin ortağı yapmaya devam etmektedir.

• • •

Ortadoğu’nun en büyük finans kuruluşlarından, National Commercial Bank’ın sahibi Suudi Arabistan kökenli Saudi Economic and Development Company (SEDCO), 2015 yılında, Mektebim Okullarına ortak oldu… 10 bin Tl. sermaye ile kurulmuş bir dershane, yüzlerce okulu satın alarak bünyesine kattı.

• • •

Arap Baharı, sekteye uğramış da olsa demokrasi talebiydi. Ortadoğu monarkları tehlikeyi sezdi ve demokrasiyi krallıklarının güvenli mesafesinde tutabilmek için ek önlemler alma gereği duydu. Yavaş yavaş aşağıya doğru inen demokrasi bilinci, sınırı aşmadan görüldüğü yerde öldürülmeliydi. Hastalığın en çok görüldüğü yer Türkiye okullarıydı. Bilmem anlatabildim mi…

• • •

İnadına mutlu yıllar…