Küba ve Porto Riko: İki adanın hikâyesi
22.10.2017 11:01 BİRGÜN PAZAR
Bu iki adanın hikâyesi, biri altyapısı modernize olmaya ciddi şekilde muhtaç yoksul sosyalist bir devlet, diğeri ise dünyanın en zengin ülkelerinden birinin toprağı. Biri kasırga gazabının içinden yavaşça çıktı diğeri ise tünelin ucunda ışık göremiyor

VIJAY PRASHAD
Tarihçi

Atlantik Okyanusu’nda oluşan kasırgalar, Karayipler’e doğru ilerledi. Geçen ay; Harvey, Irma, Katia ve Maria kasırgaları pek çok adayla beraber ABD kıyı boyu ve Orta Amerika’yı da harap etti. Colorado Devlet Üniversitesi’nden Meteorolog Phil Klotzbach, eylül ayında yaşananın 1893’ten beri en ölümcül kasırga olduğunu söyledi. İklimdeki değişiklikler, diyor bilim insanları, Atlantik siklonlarını daha güçlü hale getirdi. Bu yıkıcı, zorlu fırtınalar yükselen suları sürüklüyor ve büyük ölçekli sellere neden oluyor.

Küba ve Irma

En tehlikeli seviye olan 5 şiddetindeki Irma Kasırgası, eylül başında Küba’yı çok sert şekilde vurdu. Hasar büyüktü. Esmeralda belediyesindeki Moscu kasabasında, 289 evden sadece 10’u ayakta kalabildi. Kübalı Gazeteci Yaditza del Sol Gonzalez, Granma’daki haberinde, denizin Jiguey plajı yakınlarında “her şeyi aldığını” yazdı. Fırtına, Havana’daki Malecon denizi duvarını aştı, sular gaddarca caddeleri sardı. Havana, sel ve elektrik kesintisinden zarar gördü. 10 kişi öldü, çoğu Havana’dandı. Küba Devlet Başkanı Raul Castro yayınlara çıkıp, adanın yeninden yapılanması için ulusu birlik olmaya çağırdı. “Matem zamanı değil” dedi Castro, “Irma’nın yıkmaya teşebbüs ettiklerini yeniden yapma zamanı”. Küba’daki ölü sayısı da adanın altyapısının hasarı da dikkat çekici biçimde düşüktü.

Şüphesiz; Havana’nın eski kısmındaki evler hassas ve altyapının bazı kısımlarının ciddi şekilde modernize edilmesi gerekiyor. Fakat adanın kasırgaya hazırlıklı oluşu ve baskın halk ruhu, adayı topyekûn bir yıkımdan kurtardı. Fırtınadan önce 10 binlerce kişi adadan tahliye edildi, adanın dört bir yanından 1 milyondan fazla kişi sığınaklara yerleştirildi. Sığınaklardan biri Matanzas’daki Karl Marx Üniversite Öncesi Mesleki eğitim kurumuydu. Burada gönüllüler tahliye edilenler için gıda, su ve tıbbi destek temin etti.

Ülkedeki ilaç endüstrisi fırtınadan bir hafta önce, hidrasyon tuzu stoklarının güçlendirilmesi ve dağıtımı için ilaç üretimini durdurdu. Elektrik ve gaz fırtına adaya varmadan önce kesildi; hatları ve trafoları rüzgâr ve selden korumak için önlemler alındı. Hükümet devlet fırınlarına un gönderimini garantiye aldı. Fırınlar ekmek stoku üretti. Santiago de Cuba’da tarım işçileri, ürünlerini tarlada olgunlaşmadan topladı ve ürünü dağıttı.

Bu esnada askeri birlikler ve savunma konseyleri kasırgadan en çok etkilenen yerlerde arama kurtarma operasyonları yürütmeye başladı. Tıbbi Birlikler Koordinatörü Dr. Jose Luis Aparicio Suarez, “İyileşme daha sonra yavaş yavaş gelecek. Sağlık ve yaşam mutlak öncelikler” dedi.

Fakat yeniden inşa sonraya bırakılmadı. Camaguey’den Cadena Agramonte Radyosu, fırtına esnasında elektrik işçilerinin bölgeye yeniden elektrik verdiğini duyurdu. Haftalar içinde, bu işçiler enerji şebekesini tamir etti. Bugün neredeyse tüm adada elektrik var.

Irma kasırgası Küba’yı vurmadan hemen önce ABD Başkanı Donald Trump adaya yönelik ambargoyu yeniledi. Bu Küba’nın yeniden yapılanma için kritik öneme sahip malzemeden mahrum bırakılacağı anlamına geliyor. Bunun içine çok taraflı örgütlerden alınabilecek finansal yardım da dahil. Küba’nın mali durumu yeniden yapılanmanın altından kalkmak için yeterli değil, fakat yine de hükümet, fırtınadan etkilenen 158 bin 554 evin inşaatı için gerekli malzemelerin yüzde 50’sinin devlet bütçesinden karşılanacağını açıkladı. Aynı zamanda ev eşyaları hasar görenlerin harcamalarında yüzde 50 indirim yapılacak. Tüm eşyaları kullanılmaz hale gelenler için ise masrafların yüzde 100’ü karşılanacak.

Porto Riko ve Maria

Irma Kasırgası, ABD toprağı olan Porto Riko’yu doğrudan vurmadı; fakat enerji nakil şebekelerini yıktı. Bir milyondan fazla kullanıcı elektriğe ulaşımını kaybetti ve hastanelerin yarısı devre dışı kaldı. Bu adaya yağmur düşmeden oldu. Geçen temmuzda, hükümete ait enerji şirketi 9 milyar dolarlık borcunu ödeyemeyince iflas açıklamıştı. Enerji nakil şebekesini ne koruyacak ne de tamir edecek para yok. Üstelik Irma’nın Porto Riko’ya darbesi, gelmekte olana dair bir uyarıydı. 10 gün sonra, enerji şebekesi sıkıntıdayken, 4 şiddetindeki Kasırga Maria, adayı vurdu. Tüm adada elektrik gitti. İçme suyuna ulaşım kesildi, yakıt yok oldu. Adadaki 3,4 milyon ABD vatandaşı kendini apokaliptik bir kabusun içinde mahsur kalmış buldu. Resmi ölü sayısı 16 olarak açıklandı. Ancak Araştırmacı Gazetecilik Merkezi (Porto Riko Üniversitesi Hukuk Fakültesi) onlarca teyitli ölüm olduğunu ve sayının yüzleri bulabileceğini ifade etti. Hastaneler işlemezken, hastalar ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Diyaliz makineleri durdu; oksijen erişimi kesildi.

İletişim araçları çöktü. Hasara dair bilgiye ulaşım kolay değildi. Kübalı yetkililer her bir evde oluşan hasara dair kesin bilgi almaya çalışırken, Porto Riko’da ortaya atılan sayılar tamir için gerekli masrafın fiyat etiketlerinde yazanlardı. Sigorta şirketlerinden tahmini 40 ila 85 milyar dolar arası talep bulunuyordu. Bu, afete yönelik farklı yaklaşımlara dair çok iyi bir örnek: Biri her bir kişinin iyi şekilde korunmasını garanti altına alıyor diğeri tamiratın faturası için endişeleniyor.

Enerji şirketi yetkilileri, tüm Porto Riko’ya elektriğin yeniden verilmesinin dört ya da altı ay sürebileceğini açıkladı. Bir araştırmaya göre Amerikalılar’ın sadece yüzde 54’ü Porto Rikolu’ların ABD vatandaşı olduğunu biliyor; ancak burası ABD toprağı. Aguadilla’da binlerce çaresiz insana dört şişe su, dört tane atıştırmalık verildi. Adanın pek çok noktasında su fiyatı 2,99 dolardan 10 dolara fırladı. Başkent San Juan’ın Belediye Başkanı Carmen Yulin Cruz, “Sesimizi duyan herkese bizi ölümden kurtarmaları için yalvarıyorum. Orada bizi dinleyen biri varsa ona sesleniyorum, biz ölüyoruz, siz bizi etkili hiçbir şey yapmayarak öldürüyorsunuz” dedi.

Trump, hükümetinin yaptığı “harika” işi kutladı. “Hayat kaybı -her zaman trajik- fakat buna ilişkin aldığımız sonuçlar harika” dedi. “İnsanlar ne kadar başarılı olduğumuza inanamaz” diyerek gemilerin ABD ana kara limanlarına uğramadan Porto Riko’ya gitmesini engelleyen Jones Yasası’ndan feragat etti. Fakat bu yeterli olmayacak. Öte yandan Küba, personelini Porto Riko’ya göndermeyi teklif etti ancak Trump yönetimi teklifi kabul etmedi.

İşte bu iki adanın hikâyesi, biri altyapısı modernize olmaya ciddi şekilde muhtaç yoksul sosyalist bir devlet, diğeri ise dünyanın en zengin ülkelerinden birinin toprağı. Biri kasırga gazabının içinden yavaşça çıktı diğeri ise tünelin ucunda ışık göremiyor.