Anasayfa SİYASET ‘Laikliği kazanacağız’ çağrısının anlamı

‘Laikliği kazanacağız’ çağrısının anlamı

Bugün Haziran günlerindeki muhalefetin, dayanışmanın ve bir aradalığın yaşatılmasının ve geleceğe taşınmasının gerçek ve tek bir zemini var: Laikliğin kazanılması mücadelesi. Halk sınıflarının mevzilerini korumak için mahallelerde, sokaklarda, işyerlerinde ve okullarda laiklik barikatını örmek zorundayız. Haziran Hareketi de bu noktada sorumluluğunu yerine getirmektedir. Son günlerde artan baskı ve gözaltılar, memleketin bugünü ve yarını için sorumluluk alanlara göz dağı niteliğindedir. Dolayısıyla, laikliğin kazanılması mücadelesi, memleket için sorumluluk almak, omuz omuza ve yanyana durmakla eşanlamlıdır.

“Laikliği kazanacağız” çağrısı, “egemenliğin beşerileşme” çağrısıdır. Egemenliğin yurttaşlara ait kılınmasının en önemli adımıdır. Yurttaşlar var olacaksa, yurttaşların birlikte yaşamalarının koşulları var olacaksa, bu varoluş ancak laiklikle mümkündür. Yerçekiminden, oksijenden vazgeçemeyeceğimiz gibi laiklikten de vazgeçemeyiz.
“Laikliği kazanacağız” çağrısı, kapitalizmin neoliberal aşamasına karşı ve emperyalizme karşı mücadele ile birlikte anlam kazanır. Emekçileri yalnızlaştıran, öleleştiren, yoksullaştıran ve “cemaat” ağlarının tuzağına düşüren neoliberalizmle ve siyasal İslam’ın örgütlenmesinde payı olan emperyalizmle mücadele, laikliği kazanmanın ayrılmaz parçalarıdır.


“Laikliği kazanacağız” çağrısı halkın çağrısıdır. Diğer bir deyişle, bugün laiklik mücadelesinin öznesi emekçi halk sınıflarıdır. Gündelik yaşamın her alanına derinden müdahale eden dinciliğin, muhafazakârlığın ve gericiliğin karşısında hiçbir kurumsal ve yasal fren kalmamıştır. Diğer bir deyişle, laiklik savunusu ancak solun yeniden bir halk hareketi olarak örgütlenmesi ile mümkündür.

Laiklik, Türkiye’de sol/sosyalist hareketin ve sol aydınlanmacı birikimin pusulasıdır, eksenidir ve parolasıdır. CHP ve HDP gibi muhalefet partileri, dönem, dönem, konjonktürel olarak laikliği siyasetin merkezine almıyorlar ve doğrudan gündem maddesi yapmıyorlar. Hatta dönem dönem dini referansları kullanmaktan imtina etmiyorlar. Laiklik gündemini en sıkı sahiplenen hat, sol/sosyalist birikimdir.

“Laikliği kazanacağız'” çağrısı, sol liberal düşünce artıklarını/kalıntılarını temizlemek ve solun bir halk hareketi olarak yeniden inşa mücadelesine güvenle girmektir. Sol liberalizmin dolaşıma soktuğu dinsel mağduriyet söylemi, çok kültür ve çok kimlik muhabbeti, laikliği baskıcı bir tutum olarak betimlemeyi başarmıştı. Artık bütünüyle inandık ki laiklik olmadan hiçbir çoğulculuk türü tasavvur edilemez. Haziran Hareketi, laiklik konusunda sosyalist solun endişeli ve gönülsüz tavrını ortadan kaldırmıştır. Hâlâ laiklik savunusunu baskıcı, “beyaz Türklerin” yaşam alanlarını savunduğu, “endişeli modernlerin” sahiplendiği ve halktan kopuk bir siyaset olarak görenlere ise Haziran günlerinden bir ifadeyle cevap verelim: #direngerçek


“Laikliği kazanacağız” çağrısı tüm memleket sathında örülmesi gereken bir çağrıdır. Birkaç şehirde, birkaç meydanda ve birkaç mitingde değil, tüm yerelliklerde ve hayatın içinde sürekli yer almalıdır. Bu noktada, Haziran Meclisleri önemlidir. Tarihsel ve siyasal anlamda, gerçeğin tüm çıplaklığı ile gün yüzüne çıktığı anlarda (kriz anları ve devrimci durumlar) toplumsal olarak alttaki kesimler (zanaatkarlar, işçiler, emekçi halk kesimleri) komite, konsey ve Sovyet tarzı örgütlenmelerle siyasallaşmayı amaçlamışlardır. Tarihsel süreçte, halk mücadelesi ve direnişi, kendi içinden demokratik bir özyönetimin tabanını oluşturan, kendi özlemlerini dile getirebilecekleri örgütsel yapılar çıkarmıştır. Dolayısıyla, bugün, diğer bir deyişle, OHAL koşullarında laikliği savunabilmek için burjuva parlamenter sistemin içinde sıkışıp kalmadan siyaset yapabilmeleri ile mümkündür. Haziran Meclisleri, Haziran Direnişi günlerinde doğrudan demokrasinin agoraları olarak ortaya çıktı ve bu tip siyaseti mümkün kılan yegane yapılardır.

Haziran Meclislerinde siyaset örerken Hazirancılar, “gerçekleri görmüyorsunuz, sandığı görmüyorsunuz” eleştirileriyle suçlandığında kapitalist, emperyalist ve gerici bir sert çekirdeğe karşı birleşik halk mücadelesini ve direnişini yükseltmeyi amaç edindi ve bunu gerçek mücadele olarak gördü. OHAL koşullarında bugün, Haziran Meclisleri ile halk, Haziran günlerinin öncesindeki gibi hazırlıksız, dağınık ve örgütsüz değildir.

“Laikliği kazanacağız” diyen Hazirancılar, 14 yıllık iktidarları sürecinde hiçbir zaman siyasal iktidarla müzakere etmediler. Onları askeri vesayeti, ceberut devleti ortadan kaldıracak “demokratik” güçler olarak görmediler. Dolayısıyla, kanmadılar, kandırılmadılar, kandırmadılar. Antiemperyalist, antikapitalist ve tam bağımsız bir ülke için mücadeleden ve bağımsız siyasal mücadele hattından hiç vazgeçmediler. Gençlerin Deniz’lerin anmasında kaldırdıkları pankarttaki şu sözü gördüler: “Sayenizde Gençlik Hiç Aldanmadı!” Ve tekrarladılar: “Sayenizde Hiç Aldanmadık!”

Son söz olarak, Haziran Meclislerinin çağrısını sizlerle paylaşmak isterim: “Umudunu, inadını, sorumluluğu al da gel! Gel çünkü birbirimize ihtiyacımız var!”

- Reklam -

SON HABERLER

Galatasaray 22’nci defa şampiyon: Tarih tekerrürden ibaret!

Seyrantepe'de final günü... Bir tarafta 22. şampiyonluğunu kovalayan Galatasaray, öbür yanda bir...

Hakkari’de yıldırım düştü: 13 hayvan yaşamını yitirdi

Hakkari’de yıldırım düşmesi sonucu yayladaki 13 hayvan yaşamını yitirdi. Olay, Bay köyünden...

Fenerbahçe üçüncülük maçını kaybetti

Türk Hava Yolları (THY) Avrupa Ligi Dörtlü Final turnuvası üçüncülük maçında, Fenerbahçe...

CHP’den 100. Yıl Bildirgesi

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) 100. Yıl Bildirgesi'nde, "CHP olarak Mustafa Kemal...

Roma Açık’ta şampiyon Nadal

Roma Açık Tenis Turnuvası'nın tek erkekler finalinde Sırp Novak Djokovic'i 2-1 yenen...

Şampiyon Galatasaray

Spor Toto Süper Lig'in 33'üncü haftasında sahasında Medipol Başakşehir'i 2-1 mağlup eden...

Kılıçdaroğlu: Ayın 23’ünde tatil yok, bir yerlere gitmek yok

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Toplantısı, Atatürk'ün Milli Mücadele'yi başlatmasının 100. yılı...

Sarıkamış’ta arazi kavgası: 6 ölü, 7 yaralı

Kars'ın Sarıkamış ilçesine bağlı Çamyazı köyünde arazi anlaşmazlığı nedeniyle husumetli iki ailenin...

Üsküdar’da yol çöktü

Üsküdar, Libadiye Caddesi'nde yol çöktü. Çökme nedeniyle trafikte aksamalar meydana gelirken, çöken...

İmamoğlu’ndan Binali Yıldırım’ın iddialarına güldüren yanıt

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Atakum sahilinde halkla buluştuktan...

Sonraki haber