Leo
MUSTAFA DERMANLI MUSTAFA DERMANLI
1987 yılında Arjantin’de doğan Leo, çocukluk yıllarını mutlu geçirmemişti. Etrafındaki akranlarına göre boyu daha kısa, gelişimi ise

1987 yılında Arjantin’de doğan Leo, çocukluk yıllarını mutlu geçirmemişti. Etrafındaki akranlarına göre boyu daha kısa, gelişimi ise neredeyse hiç yoktu. Yani, büyüyemiyordu! Ama 8 yaşındayken futbol topunu sektirmeyi o kadar çok seviyordu ki babası Leo’yu Rosario takımına yazdırdı. Aynı zamanda Rosario, Leo’nun doğduğu ve çocukluğunu da geçirdiği kentti. Rosario, Arjantin’in en büyük üçüncü şehriydi ve Santa Fe eyaletine bağlıydı. Trenler kentin her yanına ulaşımı kolaylaştırıyor, bizim ufaklık da antrenmanlara trenle gidip geliyordu. Bu sebeple çocukluğundan beri tren rayları ve sesleri Leo’nun hoşuna giderdi. Tıpkı o da Che Guevara gibi Rosairo’da doğmuş, bu kenti çok sevmiş ama bir gün bu kentten uzaklaşmak için bir parmağın dokunuşunu beklemişti.
Yıllar yavaşça akmış, Leo 11 yaşında olmuştu. Hormonlarında sorun olduğu netleşmiş, gelişimi durma noktasına gelmiş, arkadaşları boy atarken O olduğu yerde kalmıştı. Mutsuzluğu babasına da yansımış, bir çare için doktor doktor gezmeye başlamışlardı. Tedavi mümkündü. Fakat tedavi masrafları orta gelirli aileyi zorlayacağa benziyordu. Tam bu esnada bir parmak değdi Leo’nun omzuna. Rosario Kulübü’nü ziyaret ederek, genç yetenekleri araştıran bir heyet, Leo’nun top ile adeta dansını görünce, tedavi masrafları karşılığında O’nu Rosario’dan İspanya’ya uçuracak uçağa bindirmeyi teklif ettiler. Aile hiç tereddüt etmeden bu öneriyi onayladı. Leo, Rosario’ya ve arkadaşlarına buruk bir bakışla, henüz 13 yaşındayken vedasını sundu. Bavulunu taşıyan ise babasıydı.
Uçak İspanya’ya indikten birkaç gün sonra Leo’nun tedavisine başladı. Çok sevdiği futbol topunu ise hiç bırakmamıştı. Bir yandan yeşil çimlerde koşarken, bir yandan tedavi oluyordu. İspanya’ya alışması zor olmadı, Barcelona güzel bir kentti. Sportif Direktörler’in temin ettikleri emin adımlarla gerçekleşiyor, Leo gittikçe iyileşiyordu. Beraberinde de bilekleri daha kıvrak hale geliyor, topu bir mıknatıs gibi ayağına yapıştırıp adeta onunla raks ediyordu. Güzel bir Haziran sabahı yaşama gözlerini açan genç adam artık 16 yaşındaydı. Akranları Rosairo’da sokak aralarında top koşturmaya devam ederlerken, Leo FC Barcelona ile ilk maçına çıkmıştı bile.
16 yaşın verdiği heyecandan ziyade, binlerce taraftarın tezahüratı O’nu çok etkilemişti. O yaştaki herkes şımarırdı, O şımarmadı. Birkaç ay sonra attığı bir gol O’nu İspanya’nın en çok konuşulan futbolcusu yapmaya yetiyordu. 17 yaşında Barcelona’da gol atan en genç futbolcuydu artık. Dikkatler, spotlar, gözler artık Leo’nun üzerindeydi. Gazetelerin spor sayfalarının manşetlerinde Leo vardı. Yüzünden hastalığının esamesi okunmuyordu. Görünen tek şey gülen gözleri ve mutluluğuydu.
Birkaç ay sonra İspanya Ulusal Takımı Leo’ya “gel bizim takımda oyna” dese de O ülkesi Arjantin takımının formasını giymek için can atıyordu. En büyük ‘10’ Maradona ise “benden daha yetenekli” diyordu Leo için. Bu sırada Arjantin Ulusal Takımı’ndan davet aldı. Mavi beyazlı formayı giymek hiç bu kadar yakın olmamıştı Leo için. Evet o formayı da 17 yaşındayken giymeyi başardı. Bir yıl sonra ise Arjantin 20 Yaş Altı Takımı ile şampiyon olurken, turnuvada tam altı gol atarak dikkatleri bir kez daha çekiyordu. Sonra yeniden defalarca çağrıldı kendi ülkesinin takımına. Bu sefer 20 yaş altı değil, A takımının oyuncusuydu. Leo, bir maç öncesi formasının altına bir tişört giydi, üzerinde bir şeyler yazıyordu tişörtün. Maça koşarak çıkan takım, taraftarlar tarafından alkışlarla karşılandı. Leo henüz maçın başında nefis bir gol attı. Formasını sıyırarak başının üzerine hızlıca geçirdi. Forma altına giydiği tişörtünün üzerine yazdığı yazı net bir şekilde okunuyordu: “Seni seviyorum baba”.
Leo, bugün sadece 23 yaşında olmasına rağmen omuzladığı başarılarıyla anılıyor. Yaşamın henüz küçük yaşlarda O’na atmak istediği çalımlara, kıvrak bilek hareketleriyle yanıt veriyor. Yüzü artık hep gülüyor, güldürüyor.
O, Che Guevara’nın doğduğu toprakların çocuğu Lionel Messi. Arjantinliler’in deyişi ile Leo!

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız