Levent’in parmağı AKP’yi korkuttu!
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

CHP Grup Başkan Vekili Levent Gök’ün Meclis’te yaptığı konuşma sonrası AKP’li Grup Başkanvekili Gök’e; “Niye parmak sallıyorsun!” dedi. Hani bazı insanlar farkında olmazlar ve “Ne yaptık ki!” diye şaşırarak ve de biraz korkarak sorarlar ya!.. Öyle bir durum yani!.. Gök tekrar kürsüye geldiğinde heyecanla sordu; “Biz sizin TOMA’larınızdan korkmuyoruz, siz niye benim parmağımdan korkuyorsunuz?”

•••

AKP tabii korkar!.. O gün, her şeyleri, ve hatta varlık nedenleri olan RTE’nin “kutlu doğum günüydü!”

Tam da bu gün Anayasa Mahkemesi, Can Dündar ve Erdem Gül’ün serbest bırakılması kararını verdi.

Sanki RTE’ye “Doğum günü hediyesi” gibi...

Moraller bozulmuş, panik çoğalmıştı!.. “Türkiye’de yargıçlarda var!” denildiği için garip bir sessizlik AKP sıralarını kaplamıştı!..

•••

Herhalde!.. Birden AKP’lilerin aklına, dönemlerinde yapılan hırsızlıklar, usulsüzler, yağmalar, yalanlar, kıyımlar, bombalar ve ölümler geldi. Koltuk uğruna içeride ve dışarıda yenen herzeleri hatırladılar!.. Yıkılan ilçeleri, atılan gaz kapsülüyle kör olan gençleri hatırladılar!.. Berkin Elvan’ın annesini yandaş çığırtkanlara yuhalattıkları an gözlerinin önüne geldi!.. “Gün gelir hesap döner ve bizler yer değiştirir Silivri’ye göçeriz!” düşüncesine kapıldılar. Böyle bir ruh halindeyken Levent Gök’ün parmağının ucunu da görünce korktular!..

•••

Nasıl korkmasınlar ki;

Getirdikleri yasalarla herkesi fişleyecekleri ortaya çıktı!..

Yurttaşı değil, yandaşı bir kez daha zengin eden 2016 bütçesi öğrenildi!.. Örneğin; Bugün halkın bankalara olan borcunun 382 milyar TL’ye ulaştığı; icra dosyaları toplamının 23 milyon 800 bin olduğu; nüfusun yüzde 1’nin Türkiye’deki servetin yüzde 54’ünün sahibi olduğu; asgari ücretli vergi öderken , ödenen 649 milyar TL faiz gelirinden vergi alınmadığı; Ankara’da ekmeğe yüzde 33 zam yapıldığı; işsizliğin arttığı, tarımın çöktüğü, ekonominin krize girdiği anlaşıldı!.. Bin 330 kamu kurumundan sadece 480’nin denetlendiği ve 860 kurumla ilgili tüm bilgilerin halktan saklandığı belirlendi...

Ve RTE’nin örtülü ödenekten 1 milyar 773 milyon TL harcayarak rekor kırdığı öğrenildi!..

Davutoğlu’ndan da Kaçaksaray’ın maliyetini değil, toplumu aldatan hamaseti dinledik...

•••

Suç işleme alışkanlığı nedeniyle hukuk devletlerinde barındırılmayan bu anlayış, nasıl olurda 14 yıldır hem de sistematik bir şekilde hak gaspı, özgürlükleri yok etme ve nefret söylemiyle ayırımcılık yapmasına rağmen halen iktidarda kalabiliyor?!..

Böyle bir düzenin failleri, üstelik yaptıklarının bilinciyle her an korku içinde yaşamalarına karşın, demokrasi, hukuk, hak ve ahlakı öne çıkaranlar neden onların elinden iktidarları alamıyorlar?!..

Galiba nedenlerini önce kendimizde, sonra da bulunduğumuz örgütlerde aramalıyız!..

•••

Geçtiğimiz haftanın en umut veren gelişmesi, Anayasa Mahkemesi’nin Can Dündar ve Erdem Gül için aldığı “Hak ihlali yapıldı!” kararıydı...

Can ve Erdem bu karar sonrası bırakıldı!

Çok sevindik. Hukukun üstünlüğünü kabul eden bir kurumun hala var olması, RTE tarafından yaratılan bu günün koşullarında, anlamlıydı!..

Benzeri durumda bulunan 33 gazeteci daha var!.. Haksız yere yatan diğer basın mensuplarının da bu kararla tutukluluk halinin kaldırılması mümkün olacaktır...

RTE’den emri alan savcı ve hakimler Dündar ile Gül’ü yasa dışı mülahazalarla içeri atmış, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemişlerdi. Suçlama ‘casusluk’tu.

Oysa Ceza Usul Yasası’na göre; “İlk soruşturmanın bitmesi ve sanık avukatlarına verilmiş olmasıyla birlikte dosya aleniyet kazanır ve üzerindeki gizlilikte ortadan kalkmaktadır.”

Ayrıca geçen dönemde; Ergenekon ve Balyoz davaları sırasında gizli belgeleri açıklamaktan hakkında yüzlerce dava açılmış olan onlarca yandaş gazeteciyi kurtarmak adına, “gizlilik kararı alınmış belgelerin soruşturma sonrası haber yapılmasında sakınca olmayacağına dair” bir düzenleme yapılmıştı.

•••

AYM kararında; “kuvvetli suç şüphesi olmadığını belirterek hak ihlalini tespit ediyor!” Peki insanların bunca zaman haksız yere tecritte tutulmalarının hesabını şimdi kim verecek?.. Ülkemiz hukuk devleti olmaktan çıktığı için bu sorunun muhatapları ortalıkta dolaşabiliyor... Ama yarın ne olacağının da farkında oldukları, korkularından anlaşılıyor!..

•••

AYM kararı sonrası, RTE hemen harekete geçti. Önce “yerel mahkeme direnmeli” diyor, sonra kendini alamıyor “AYM kararına uymuyorum, saygı da duymuyorum” diyerek yeni bir hukuk gaspı daha yapıyor!.. Açıkça ‘darbe’ yaptığını ilan ediyor. RTE daha önce de Rize’de “Türkiye’de yönetim sistemi fiilen değişmiştir” demişti.

Anayasa’nın hükümleriyle seçilen birinin Anayasa’nın emretmesine rağmen AYM kararını tanımaması, Anayasa’yı tanımamakla, yani ihanetle eşdeğerdir ve suçtur. Anayasa’ya göre Cumhurbaşkanı sorumsuzdur, ama ‘dokunulmaz’ değildir. Şimdi soruyorum, Anayasa’yı tanımadığını açıkça ilan eden birine karşı harekete geçecek tek bir savcı dahi yok mu bu ülkede?

•••

Kısaca Türkiye demokratik gelenekten uzaklaştırılıyor... Öyle ki bir gecede ansızın İMC TV’nin yayınına son verilebiliyor!..

Ancak bu pervasızlığın arkasına saklanan korkunun ecele faydası olmayacağının da farkındalar!..