Lleida: Leyleklerin ayrılamadığı kent
L. DOĞAN TILIÇ L. DOĞAN TILIÇ

Bir haftalık ayrılığın nedeni başlıktaki kent. İklimi Ankara’ya benzemesine; yazları sıcak, kışları soğuk geçmesine karşın buranın leylekleri Lleida’yı hiç terk etmiyor. Rahipler, dört mevsim boş bırakmadıkları 1761-1781 yıllarında inşa edilen “Yeni Katedral”in tepesindeki yuvalarından, “Kirletiyorlar” diye, onları kovalamak isteseler de, henüz çevrecilere diş geçirememişler. Bir bildikleri, burada buldukları bir şeyler olmalı ki, “hacı” olmak için bile Lleida’yı terk etmiyor leylekler.

Benim buraya yolumu düşürense, kapanış konuşması için davet edildiğim, Katalan Gazeteciler Cemiyeti ve Lleida Üniversitesi’nin Basın Özgürlüğü Sempozyumu oldu.

Lleida, tarihi MÖ 2500 yılına kadar giden ve yakın zamana kadar pek çok işgal, savaş, acı görmüş bir kent. 140 bin civarındaki nüfusuna karşın, gerek tarihi gerekse de tarım ve gıda sanayindeki yeri nedeniyle nüfusunun çok ötesinde önem kazanmış. “Barcelona Katalonya’nın denizdeki başkentiyse, Lleida da karadaki başkentidir” denmesi boşuna değil.

Lleida’yı Kartacalı ve Romalı işgalcilere karşı savunmuş İber kahramanları İndibil ve Mandonio’nun heykellerinin hemen ardındaki eski kent kapısının üzerindeki mermi delikleri, kentin İspanya İç Savaşı’ndaki stratejik rolünden kalan izler.

Barcelona savunmasının kilidi olan Lleida, Nazi Almanyası’nın Franco’ya destek için oluşturduğu Kondor Lejyonu’nun vahşetini yaşamış. Terör bombardımanlarıyla ünlü Kondor Lejyonu, Franco’ya Barcelona yolunu açmak için defalarca bombalamış burayı. 2 Kasım 1937’deki saldırıda vurulan okulda öldürülen 48 öğrenci ve öğretmenlerinin anısını bombanın düştüğü yerdeki anıt canlı tutuyor.

Tarihi boyunca Kartacalıların, Romalıların, Vizigotların işgallerine uğrayan Lleida, 716 yılından itibaren de 400 yıl boyunca Arapların yönetimine girmiş.

1300 yılında Aragon Krallığı’nın ilk üniversitesinin kurulduğu kentte, şehrin değişik yerlerine dağılmış kampüsleriyle bugün Lleida Üniversitesi o köklü miras üzerinde yükselen modern bir üniversite.

Lleidalılar, 7000 m2 sergi alanına sahip çağdaş müzeleriyle ne kadar övünseler az. Müze, şehrin ve bölgenin İber, Roma, Vizigot, Arap ve Hıristiyan geçmişinden kalanları ilk çağ buluntularıyla da birleştirerek yenilikçi bir yaklaşımla ziyaretçilerine sunuyor. En güzeli, her yıl okulların müfredatları dikkate alınarak yapılan tematik düzenlemelerle müzenin öğretim hayatının bir parçasına dönüştürülmesi.

İnşasına 1203 yılında, kente hâkim tepedeki caminin üzerinde başlanan ve ancak 230 yılda tamamlanabildiği için farklı mimari özellikler taşıyan “Eski Katedral” Seu Vella kuşkusuz kentin en önemli anıtı. Bu önemli katedral, dinsel sembollerinden soyulup askeri bir garnizona dönüştürülünce, 1761-1781 yıllarında kent merkezine Yeni Katedral inşa edilmiş.

13. yüzyılda inşa edilen Paeria Sarayı bugün kentin belediye binası olarak hizmet veriyor ve altında kentin eski zindanıyla birlikte dünyanın en etkileyici belediye binalarından biri olmaya aday. Lleida böyle çok sayıda görmeye değer eski yapıyı kullanarak yaşatıyor. 15-16. yüzyılda inşa edilen etkileyici Antik Santa Maria Hastanesi bugün Lleida Çalışmaları Enstitüsü olarak hizmet veriyor.

Yılın her ayı bir veya birkaç festivale ev sahipliği yapan Lleida bir sanat ve kültür kenti. Müzik, kukla, tiyatro ve sinema festivalleri bütün yıla yayılmış. Burası aynı zamanda bir “barış kenti”; öyle ki Hıristiyan-Müslüman savaşlarının canlandırıldığı festivalde, belki de dünyada bir tek burada, bir yıl Hıristiyanlar kazanıyorsa diğer yıl Müslümanlar kazanıyor!

Midesine düşkün ve farklı lezzetleri denemeye açık biriyseniz, Lleida’yı Mayıs sonunda Salyangoz Festivali’nde ziyaret edin. Kente sahip olduğu her şeyi veren Serge Nehri kenarındaki parkta 3 gün boyunca neşeyle 12 ton salyangoz tüketenlere katılıp çeşitli salyangoz pişirme tarifleri alabilirsiniz.

Buyurun, siz uçakta yazılmış bu Lleida notlarını okuyun, ben de geçen bir haftada memlekette neler olup bittiğini anlamaya çalışayım!