Loach usta düzene (hâlâ) muhalif
DEFNE GÜRSOY DEFNE GÜRSOY

Birkaç yıldır her filminden sonra sinemayı bırakacağını söyleyen İngiliz usta Ken Loach, İngiltere’de sosyal devletin özel sektöre peşkeş çekilerek yok edilmesini içeren “Ben, Daniel Blake” ile yarışıyor.

Bizim gibi sadık “Koachseverler” bile artık üstadın yorulduğunu düşünüyorsa, “Ben, Daniel Drake”e genel tepkinin pek iyi olmadığını tahmin etmek zor değil. Yıllardır dünya sinemasının en angaje yönetmenlerinin başını çeken Loach, son filminde ellili yaşlarının sonundaki marangoz Daniel Blake’in, kalp krizi geçirdikten sonra devlet sigortasından yararlanmasını kesmek isteyen yeni özelleştirilmiş sağlık güvencesi sistemine kurban gitmesini anlatıyor. Melodramatik ögesinin gereğinden fazla ön plana çıktığı filmde Loach, dünyanın dört bir yanından gelen göçmenlerin o hayalini kurdukları Avrupa sosyal sisteminin yok olmakta olduğunu çarpıcı bir şekilde anlatıyor.

Mısır’dan çarpıcı film
loach-usta-duzene-hala-muhalif-137478-1.
Festivalin ikinci Belli Bir Bakış bölümünü Mısırlı yönetmen Mohamed Diab’ın “Clash-Çatışma” filmi açtı. 2011’de Mübarek rejimine son veren “Baharın” ardından, Müslüman Kardeşler adayı Muhammed Morsi iki turlu başkanlık seçimini kazanıp, devlet başkanı olmuştu. 2013’te ise Mursi karşıtı milyonlarca Mısırlı sokaklara döküldükten sonra, ordunun el koymasıyla Mursi devrilirken, halk ordu-Müslüman Kardeşler yandaşları olarak ikiye ayrılırken kanlı çatışmalarda binlerce kayıp verilmişti. “Çatışma” tam bu kanlı sokak savaşlarının yaşandığı günleri anlatıyor. İki farklı tarafın yandaşları askerler tarafından aynı zırhlı aracın içine atılarak tutuklanmak üzere götürülür. Tamamı, sokak olayları nedeniyle birkaç kez durmak zorunda kalan aracın içinde çekilmiş film, Mısır baharı olarak başlayan tarihin iç savaşa dönüşümünü etkileyici şekilde anlatıyor. 8 metrekarelik bir alanda 26 günde çekilen filmde, zırhlı aracın tel pencerelerinden izlediğimiz dışarıdaki sokak çatışması sahneleri de teknik olarak çok başarılı. İki tarafa eşit mesafeden bakmaya çalışan Diab’ın beklentisi anlaşılan ülkesini ne şeriat isteyen taraftan ne de ordu yandaşlarından bir iktidarın yönetmesi.