Londra Rusya’ya karşı para aklama merkezi
MUSTAFA K. ERDEMOL MUSTAFA K. ERDEMOL
Sadece Putin’e muhalif Ruslar değil, Rusya yönetiminin tepesindeki kimilerinin de kirli/kara paralarını Londra’da akladığı biliniyor

Çift taraflı ajan Skripal ile kızının zehirlenmesinden sonra Rusya’ya yönelik kampanya başlatan İngiltere Başbakanı Teresa May, Rusya’nın “ülkesinin egemenliğini ihal ettiğini” ileri sürerken hangi egemenlik diye sormak lazım. Rusya’nın, dolayısıyla Putin’in, İngiltere’deki suikast ya da suikast girişimleri ile bağı olup olmaması bir yana, İngiltere’yi Rus “sürgünler” için Rusya’ya karşı bir üs hale getirdiğini May bilmiyor mu?

Rusya’dan kaçan ne kadar uğursuz, hırsız varsa hepsi Londra’da. O nedenle kimilerinin Londra’dan “Londongrad” diye söz etmesine şaşırmamak lazım. Rus zenginlerin İngiltere’de yatırım yapmasında bir sakınca yok elbette ama tüm o Rus zenginlerinin İngiliz devletinin Rusya’ya karşı her türlü “operasyonda” kullandıkları bir gerçek. Rusya/Putin kaçırılan paralarının peşinde. Putin bunu defalarca söyledi. İngiliz hükümeti bu konuda ortak çalışma önerisini reddetti sürekli Rusya’nın. Rus iç politikasında birer “manipüle” aracı halindeler Londra’daki Rus “sürgünler”.

Kara para aklama merkezi: Londra
Uluslararası Şeffaflık Örgütü, her yıl 23 ila 57 milyar İngiliz sterlini tutarında paranın Londra’da aklandığını açıkladı yakın bir tarihte. Yani İngiltere zaten bu alanda kötü bir üne sahip. Sadece Putin’e muhalif olan Ruslar değil, Rusya yönetiminin tepesindeki kimilerinin de kirli/kara paralarını Londra’da akladığı biliniyor. Bunlardan biri Rusya Başbakan Yardımcısı Igor Shuvalov. Londra’da tanesi 15 milyon dolar olan iki dairesi var.

Roman Abromovich’i bilmeyen yok. Yıllardır Rusya’da yaşayan Abramoviç eski bir Putin destekçisi sonradan ise muhalifi olan bir oligark. İngiltere’nin dünyaca ünlü futbol kulübü Chelsea’nin de sahibi. Kensington Saray’ının karşısında 163 milyon dolarlık bir evde yaşıyor.

Zengin Ruslar paralarını 1990’ların ortalarından itibaren ingiltere’ye aktarmaya başladılar. Mal varlıklarını anonim şirketler üzerine kaydederek, İngiltere’nin denizaşırı bölgelerine, örneğin British Virgin Adaları gibi yerlere yatırımlar yaptılar. 2015’de Deutsch Bank’ın Rusya ve İngiltere merkez bankalarının verilerine dayanarak yaptığı bir araştırma Rusya’dan İngiltere’ye gizli hesaplar aracılığıyla 2006’dan beri 129 milyar dolarlık paranın aktarıldığını ortaya koydu.
Abramoviç 2003’de satın almıştı Chelsea’yi. 2009’da Eski KGB yetkilisi Aleksander Lebedev ve oğlu Evgeny, Londra’nın en eski akşam gazetesi The Evening Standart’a ortak oldular. Yakın zamanda Rus zenginler İngiltere’nin Muhafazakar Parti’sine düzenli para akışı sağlayan bir de network oluşturdular. Yani tüm bu gelişmelere bakıp da Rus sürgünlerin Rusya’nın iç politikasına, Londra’dan müğdahale yapacak güçlerinin olmadığını kim söyleyebilir?

İngiltere kara para aklamayı önleme konusunda en zayıf ülkelerden biri. Dışarıdan mülk alanlara yeterince sorgulama yapılmadığı, yapılanlara ise “doğru soruların” sorulmadığı iddia ediliyor. ABD desteğini aldıktan sonra Fransa ve Almanya’nın katılımıyla Rusya’ya yaptırımlar uygulayacağını söyleyen Teresa May, uygulayacağı o yaptırımların İngiliz ekonomisini de vuracağını bilemeyecek kadar şaşkın biri. İngiltere’nin en büyük petrol firması BP’nin Rusya gaz ve petrol devi Rosneft’e yüzde 20 hisseyle ortak olduğunu nasıl düşünmez?

Rusya destekli mal varlığını donduracağından söz eden Teresa May, hangi Rus varlığını donduracak peki? İngiltere’deki “Rus varlığı” oligarkların malı, mülü, sermayesi. Onları mı donduracak. Zengin Rusların çoğu Londra’nın en zengin semtlerinde yatırım yaptılar. Eaton Square, Belgrave Square gibi olağanüstü zengin semtlerde malvarlıkları var. Eger yaptırımlar hayata geçerse, Rusya’nın resmi malvarlığının yanı sıra bu zenginlerin de mal varlıklarına el konursa Rusya’nın bundan zarar göreceğini kim söyledi Teresa May’e.

İngiltere: Suçlu bir ülke
Rusya’ya karşı Rus oligarkların para gücünün kullanıldığı malum. Bunu bilmeyen yok İngiltere’de. Kara para aklamaya karşı sözümona “mücadele” de veriyor İngiltere hükümeti. Yakın bir tarihte, aralarında HSBC, Lloyds ve Barclays gibi büyük bankaların bulunduğu 17 bankayla ilgili Rusya kaynaklı para aklama konusunda soruşturma başlattı hükümet. Soruşturmaya konu edinilen kara paranın miktarının 740 milyon dolara yakın olduğu iddia edilmişti. İddialara göre Rusya’dan 2010 ve 2014 yılları arasında 20 milyar dolar kaçırıldı. Kimileri bu rakamın 80 milyar dolar olduğunu ileri sürüyor.

İngiltere’ye Rusya’dfan gelen paraların tamamı hırsızlık sonucu elde edilmiş paralar. Söz konusu soruşturmada 500 kişinin adı geçiyor. Bunların çoğu Rus muhalif oligarklar, Rusya Federal Güvenlik Servisi’nin eski çalışanları. İngiliz yetkilier soruşturmaya Rusya’nın yardım etmediğini ileri sürüyorlar ki bu büyük bir yalan. Rusya’dan İngiltere’ye bu konuda defalarca uyarı ve yardım talebi gittiği yazılıp çizildi İngiliz gazetelerinde.

Rus kirli parası İngiltere’de konut sektörü üzerinden aktarılıyor. Çünkü hisse senedi ile tahvil işlemlerinde kişilerin milliyetleri dahil tüm bilgileri belli olabiliyor. Ancak konut sektöründe bu tür kimlik bilgileri istenmiyor. Bu nedenle konut üzerinden kara para akllamak her zaman daha kolay.

Rusya’nın İngiltere’den talebi ülkeden para kaçırılmasına izin vermemesi. Para kaçıranların çoğu hem kişisel ikballerini garantiye alıyorlar hem de Rusya’ya karşı siyasi faaliyet yürütüyorlar. Rusya’nın, eğer doğruysa, İngiltere’deki muhalifleri “ortadan kaldırması” elbette savunulamaz, ama böyle bir iddia varsa, buna fırsat veren İngiltere.

Rusya’ya karşı Rus oligarkları kullanan bir ülke İngiltere. Rusya, ülkesinden kaçırılan paraların hesabını defalarca sordu İngiltere’ye. Ancak sorularına yanıt almasına İngiltere’de eski Rus ajanlarına yönelik “suikast” girişimleri engel oldu.
İngiltere, oligarklar aracılığıyla kaçırılan paralarla Rusya’ya karşı vurma fırsatını hep değerlendirdi.

Ajanların ortadan kaldırılması, yok edilmesi gibi bir olgu varsa, bundan Putin suçluysa, suç ortağı Teresa May’dir elbette.