Maaşlar eriyor: Enflasyon hesaplaması emekçiyi yoksullaştırıyor
07.07.2018 07:53 ÇALIŞMA YAŞAMI
TÜİK’in açıkladığı enflasyonun milyonlarca emekçinin gerçek enflasyonu olmadığını ifade eden KESK, emekçilerin maaşlarına verilen enflasyon farkının ücretlerdeki erimeyi durdurmadığını bildirdi

Son 14 yılın zirvesine çıkan haziran ayı enflasyonu ekonomide alarm zillerinin çaldığını bir kez daha gösterirken, enflasyon hesaplamasının emekçilerin sorunlarını ortaya koymaktan uzak olduğu yorumları da güç kazanıyor. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından yapılan açıklamada, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) resmi enflasyonu ile sokakta, çarşıda karşılaştığımız, her gün yaşadığımız gerçek enflasyonun uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur. Enflasyonun multi milyarder için de asgari ücretli için de aynı oranda olduğu varsayılmaktadır. Türkiye’de gerçekçi belirlenmeyen, yönlendirme ve manipülasyon içeren politikalar sonucunda hedeflenen enflasyonla gerçekleşen enflasyon arasındaki bant gittikçe genişlemektedir. Böylece emekçi kesimlerin ileriye dönük ücret-maaş artışı talepleri hedeflenen enflasyonla daha baştan kısıtlanmaktadır” denildi.

‘Zengin-yoksul aynı kefeye konuyor’
TÜİK tarafından Türkiye’de yaşayan herkesin 2018 yılında gelirinin yüzde 23,03’nü gıda ve alkolsüz içeceklere, yüzde 14,85’ni konut-kira giderlerine ve yüzde 7,27’sini lokanta ve otel harcamasına ayırdığı kabul edilmekte olduğuna işaret edilen açıklamada, kamu emekçilerinin de bulunduğu toplumun alt gelir gruplarının ellerine geçen paranın büyük bölümünü gıda, kira-barınma, ulaşım giderleri için kullanmakta olduğu ifade edildi.

Enflasyon hesaplamasıyla kamu emekçilerinin düşük zamlara mahkûm edildiğine dikkat çekilen açıklamada, “TÜİK rakamlarına göre 2018 yılının ilk altı aylık döneminde enflasyon yüzde 9,17 olmuştur. Yani kamu emekçilerinin ve emekliklerin maaşları yüzde 5,17 erimiştir. Dolayısıyla temmuz maaşlarımıza yansıtılacak olan yüzde 5,17’lik bu oran enflasyon zammı değil, enflasyon farkıdır. Bu farkın üzerine 2018 yılının ikinci altı aylık dönemi için yüzde 3,5 toplu sözleşme maaş artış oranı da eklendiğinde kamu emekçilerinin maaşları toplam yüzde 8,65 oranında artacaktır. Söz konusu oranın maaşlarda yansıması her kamu emekçisinin derecesine, kademesine, mesleğine, unvanına bağlı olarak değişmekle birlikte ortalama 200 TL ile 350 TL arasında olacaktır” denildi.

Emekçiye yüzde 0 zam
KESK’in açıklamalarda şu noktaların ise altı çizildi:

»Maaşlarda-ücretlerde enflasyon oranında artış yapılması sıfır zam demektir.

»Adaletsiz gelir vergisi dilimleri sürmektedir. Kamu emekçilerinin çok geniş kısmı bu aydan itibaren %20’lik ikinci vergi dilimine girecektir. Dolayısıyla enflasyon farkları daha ceplerine girmeden vergi olarak kesilecektir.

»Hükümet maaşlarımızda artış yaparken hedeflenen enflasyonu temel almaktadır. Oysa aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere Türkiye’de gerçekçi belirlenmeyen, yönlendirme ve manipülasyon içeren politikalar sonucunda hedeflenen enflasyonla gerçekleşen enflasyon arasındaki bant gittikçe genişlemektedir. Böylece emekçi kesimlerin ileriye dönük ücret-maaş artışı talepleri hedeflenen enflasyonla daha baştan kısıtlanmaktadır.

»Ocak-Haziran döneminde ortalama döviz kurunda yüzde 22,7 oranında artış yaşanırken kamu emekçisinin maaşı sabit kalmış, dolayısıyla maaşı dolar cinsinden her ay düşmüştür. Altı aylık dönem sonunda maaşında dolar cinsinden 342 dolar kayıp yaşanmıştır.

Faturayı ödemeyelim!
“Tüm emekçileri Kaybedenler Kulübü’nün abonesi haline getirmeyi hedefleyen, hak arama yollarımızı tamamen kapatan bu düzene karşı birleşmediğimiz sürece kaybetmeye devam edeceğimiz açıktır” denilen açıklama, krizin faturasının halka ödetilmesine karşı mücadele çağrısıyla sonlandırıldı.