Mahalle yanarken…
ERK ACARER ERK ACARER

İnce mi; Kılıçdaroğlu mu?

Memleketin kabataslak görüntüsüdür…

» İstanbul’da ekmek fiyatına halka duyurulmadan ‘güncelleme’ yapıldı. İstanbul Ticaret Odası’na bağlı fırınlar, ekmek fiyatlarını yüzde 15 oranında yükseltti. Tepkiler gelince zam konusunda geri adım atıldı. Aslında zam yapılmamış!

»19 Temmuz’da, İstanbul’un Sarıyer ilçesinde, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne (PSAKD) bağlı Armutlu Cemevi’ni uzun namlulu silahlarla polis bastı; kapılar kırıldı. Duvarlara yazılama yapıldı, içerde bulunan eşyalara zarar verildi, koridorlara, baskını yapan polisler tarafından idrar yapıldığı ileri sürüldü. PSAKD İstanbul Sarıyer Şube ve Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım, bu iddiaları dile getirdikten sonra gözaltına alınıp, tutuklandı. Meclis önünde, Cemevi’nki saldırıyı protesto etmek isteyen milletvekillerini polis tartakladı.

» Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından süreli olarak yayınlanan ‘Aile dergisinin’, temmuz sayısındaki çocuk eğitimine yönelik, “Çocuklara Melekleri Nasıl Anlatalım?” başlıklı yazıda; “Dünya, melekler tarafından döndürülüyor” dendi. Böylece çocuk eğitiminde gelinen yer ve gericileşme bir kez daha gözler önüne serildi. Yazıda, melekler ayrıca elektriğe benzetildi.

» İstanbul, Karagümrük’te tekerlekli sandalyesinden inen gerici şahıs, bir kadına mini etek giydiği için hakaretler etti. İstismara maruz kalan kadın en doğru soruyu sordu: “Bu cüreti kimden alıyorsunuz?”

» Rahip Andrew Brunson’un cezaevinden şartlı tahliye edilerek ev hapsine alınması ile ABD ile yaşanan gerilim tırmandı. ABD, gelişmenin tatmin edici olmadığı belirtti, Türkiye’yi tehdit etti. Cumhuriyetçi ve Demokrat Partili 6 senatörün misilleme niteliğinde sunduğu, Türkiye’ye kredi verilmesini kısıtlayan tasarı, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi'nden geçti. Dolar yükseldi. ‘Brunson gelişmeleri’, Türkiye’nin akılla izah edilemez dış politika anlayışını anlattı. Bunun yanı sıra ülke yargısının, evrensel hukuk sisteminden pazarlık ya da tehdit aşamasına gelmiş olduğunu bir kez daha gösterdi. ‘Al gülüm ver gülüm tarzı’ dış politika, yeni bir model olarak kurumsallaştı.

»Bu, gelişmeler yaşanırken; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yurtdışı gezisinde Rusya Devlet Başkanı Vlademir Putin’le fotoğraf verdi; “Bizi kıskanıyorlar” dedi. Putin ise ‘aşk’ı ticari ilişkiler düzeyinde yaşıyordu. Hayvancılık cennetinden ithalat sefilliğine dönüştürülen Türkiye’ye pahalı eti, sütü nasıl kaklarım derdindeydi.

» İstanbul, Maltepe’de küçük yaşta bir çocuğu kaçırdığı iddia edilen şahıs, çevredeki vatandaşlar tarafından linç edildi. Çocuğu kaçıran zanlıyı, polisler linçten kurtardı. Şahıs hastanede tedavi olmayı reddetti ve karakolda öldü! Bir görgü tanığı zanlının kapkaççı olduğunu da iddia etti. Dış politikada uygulanan ‘al gülüm ver gülüm hukuk sistemi’ içerde artık linç kültürüydü!

» Yunanistan’ın Doğu Attika bölgesinde, Atina’ya 40 km uzaklıktaki Mati’de başlayan ölümcül orman yangında ölü sayısı 85’e yükseldi. Hastanelerde aralarında 11’i ağır olmak üzere 46 yaralının bulunduğu açıklandı. Yandaş Takvim gazetesi; felaket için “Yananistan” başlığını atıp, ahlaksızca “Adeta cehennem ateşi” ifadelerini kullanmakta bir tereddüt görmedi.

» Nevşehir’in Acıgöl ilçesinde, belediye işçilerinin köpekleri, çöp kamyonuna atıp presleyerek öldürdükleri iddia edildi. Hayvan Hakları Savunucuları Platformu’nun ilçeye giderek yaşananları protesto edeceği haberi üzerine bir grup kadın, belediye binasının önünde toplandı. Kadınların; “Gusül abdest bilmeyenler bize hayvan sevgisini öğretemez” , “Bu vatan şehit verirken siz neredeydiniz” dövizlerini taşıdıkları dahası bunları çocuklarına taşıttıkları görüldü.

» Muğlanın Fethiye ilçesinde, bir kişi aracının arkasına bağladığı köpeği sürükleyerek öldürdü. Dost Derneği ise Giresun’da Ahmet Alvan isimli şahısın bir köpeği dişleri ve burun kemiği kırılana kadar dövdüğünü duyurdu.

Türkiye yangında ana muhalefet kurultay derdinde

Sadece geçtiğimiz 10 günde bu sıra dışı şeyler yaşandı. Ülke, ekonomiden yargıya, ticaretten eğitime, dış politikadan insan haklarına tel tel dökülüyor. Hızla çürüyor. Bunların üstüne toplumsal çöküş biniyor. Merhametsizlik sınırı, barbarlık çıtasına yükseldi. Gericilik dönüşümü okulda, sokakta, Diyanet eliyle daha hızlı tamamlanır hale geldi.

Son 10 günde yaşananları alt alta koyunca Türkiye’nin normal bir ülke olmadığı ortaya çıkıyor.

Ancak bunlara ilave başka gelişmeler de var; CHP’de ‘tatlı bir kurultay heyecanı’ yaşanıyor. Biz bunu daha çok, mahalle yanarken saçların yandan ayrılması olarak tanımlıyoruz. Türkiye, her konuda hasta, normal değil ama ana muhalefet partisi her şey normal(miş) gibi yapıyor. Beğenirsiniz beğenmezseniz Türkiye’nin kurucu partisidir. Bu kadarı yakışmıyor. Ülkede bunca yapısal sorun varken; CHP, ‘dönüşüyor’, 'değişiyor', önüne bakıp, parti içi tartışmalarla, ‘yerel seçimlere’ hazırlanıyor!!!

AKP’ni oyları düşüyor, istanbul’u alan Türkiye’yi alır!!!

Son ‘bin seçimde’ olduğu gibi yine AKP’deki ‘endişeler’ dile getiriliyor! Oysa bu koşullarda; AKP’de endişe filan olması mümkün değil. Seve seve olmasa bile ittifak yasalarıyla, zorla, hileyle, akmilislerine silah gösterte gösterte seçim kazanıyorlar. “İstanbul’u alan Türkiye’yi alır” 1990’larda kalan eski bir hikaye şimdi. Sandık eşiğini geçeli çok oldu. Kaldı ki; ‘belediyelerin ölümü Allahın emri, ya kayyum olmayaydı!’

Kılıçdaroğlu mu İnce mi?

Bu bir teslimiyet değil; tam tersine kabullenmek ve bu kabullenmelerden yeni vazifeler çıkarmak. Üstelik veriler, sayılar, ruh hali tam da muhalefet yapılacak duruma uygun. Yüzde ellinin teyakkuzda olduğu, öfkesini biriktirdiği bir ortamda AKP ve Erdoğan iktidarı da defterin kapanmadığını biliyor. Artarak süren baskı, bocalama bundan.

“Ne olacak, buradan nasıl çıkılacak?” sorusu önemli. Ancak bunu cevaplamak için önce “Ne olmayacak?’ kısmından başlamak lazım. Boşa kürek çekmek, hayal görmek, umut edip, bir kere daha tükenmek zaman kaybından başka bir şey değil. Her şeye rağmen pes etmeyen, büyük bir toplumsal muhalefet var. Umutlu, kaygılı ve sadece yaşanabilir ülke aşkı taşıyan milyonlar; ‘ard arda 9 seçim kaybetmiş Kemal Kılıçdaroğlu’ ve ‘gözünün içine bakanları yüz üstü bırakmış Cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce’ arasına sıkışamayacak kadar değerli.