Mahkemeyi Kaçak Saray’ın önüne kuralım!
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

10.10.2015 saat 10:03!!!
Tarihimizin en kara günü olarak yazıldı belleklerimize!..
İki canlı bomba patlattılar. Canlarımızı yitirdik…
Vahşet, sanki bando çalarak geldi üzerimize!..
Kendini hiç saklamadı. O kadar pervasızdı ki, gözümüzün içine bakarak katliamı yaptı!..

•••

Türkiye’nin başkenti Ankara’nın ortasında, tarihi Gar’ın önünde patlayan bombalar, ülkenin her yanından BARIŞ için gelen, BARIŞ isteyen onlarca yurttaşımızı, kadın erkek, genç yaşlı demeden parçaladı...
O bombalarla, cemal cemale barış türküleri söylerken kalplerini birleştirmiş, halay çekerken ellerini kenetlemiş, yurdumun güzel insanlarını birbirinden ayırmaya çalıştılar!..
Katillere inat, o halde bile ayrılmadılar…
Türk’ü Kürt’e sarıldı… Alevi Sünni’yi kucakladı!..
Çünkü onlar barış istiyorlardı!.. Özgürlük ve eşitlik adına inançları vardı!.. Korkuları yoktu!...
Ama diktatörün onlardan korkusu vardı!..
Katletti o güzelim canları!.. Demokrasi şehidi oldular!..

•••

İki gündür Mersin ve Tarsus’ta kaybettiğimiz canların cenaze törenlerine katıldım...
Binlerce insan yaşına ve konumuna bakmadan avazları çıktığı kadar bağırdı!..
Katil Tayyip!.. Tayyip istifa!...
Müthiş bir öfke kaplamıştı içlerini!.. Kendilerini zor tutuyorlardı!..
Bir yandan da Tayyip’in oyununa gelmek istemediklerini söyleyip duygularını frenlemeye çalışıyorlardı…
Haklıydılar!.. Canları gitmişti. Parçalanmıştı bedenleri… Kimi çocukları, dostları, arkadaşları ya da yoldaşlarıydı…
Malatya’da, Mardin yada Mersin’de toprağa verilmesi önemli değildi, asıl olan barışa sevdalı insanların hunharca katledilmesiydi!..

•••

Anlaşılan o ki, başta Türkiye olmak üzere Ortadoğu’nun en önemli sorunu RTE’dir!..
RTE’yi kişi olarak değerlendirmemek gerekir. RTE, hukuksuzluğun temsilcisi, demokrasinin düşmanı, insanlığın belası bir rejim haline dönüşmektedir…
Attığı her adım, söylediği her söz hukukun ve devletin tadat edilmiş görevlerinin dışındadır…
RTE’nin acilen bu konumdan alınması gerekir…
Ancak ele geçirdiği Türkiye’yi bırakmak niyetinde değildir.

•••

7 Haziran seçimine kadar ülke çatışmazlık halindeydi. Demokrasinin önünde en büyük engel olarak duran Kürt sorununun çözümü için, umutlu bir dönem yaşanıyordu. Kanı durduran, insanları eşit yurttaşlık temelinde yargının güvencesine alan, anadilde eğitimden kültürel haklara varıncaya kadar, birlikte yaşamı geliştirmeyi hedefleyen bir barış yolu çizilmeye çalışılıyordu. Türk ve Kürt kardeşliğini, halkların birlikte var olduğu gerçeğini kabul eden yeni bir siyaset biçimi oluşuyordu.
Ne zaman RTE’nin Başkanlık talebi 8 Haziran’da bitti, o zamandan beri kan akıyor…

•••

Suruç’taki katliamdan sonra Ankara vahşeti tesadüf olamaz!..
Terörün aniden parlaması tesadüf olamaz!..
4 ayda kaybettiğimiz 673 yurttaşımız tesadüfen ölemez!..
Dağlıca, Şırnak, Van, Hakkâri, Cizre, Diyarbakır ve diğer olaylar, sıkıyönetimler, sokağa çıkma yasakları tesadüfen yapılamaz!..
Hepsinin arkasında bir güç vardır…
Bu güçlerden biri ve de en önemlisi RTE’dir…

•••

Susurluk’tan bu yana değişen bir şey yok... Kullanılan yöntem aynıdır! Sadece isimleri farklıdır !..
Ahmet Hakan’a ya da Hürriyet gazetesine yapılan baskın Ankara bombalarından ayrı düşünülemez!..
Türkiye’de tesadüfler politikası yapılır!.. Temel amaç derin devletin amacına ulaşmasını sağlamaktır…
Derin devleti kullananlar, hukuku yok sayanlardır… Demokrasiyi istemeyenlerdir!.. Halk değil, ümmet diyen, yurttaşlığa karşı çıkan, kulluğu yeğleyen faşist kafalardır... Devletin tüm kaynaklarını kendileri, yandaşları ve yanaşmaları için kullananlardır.

•••

RTE zor durumda!..
Yaptıkları ayyuka çıkınca önünde sadece iki seçenek kaldığını anladı!..
Ya istifa edip yargının önüne çıkacak!..
Ya da zorla, korkutarak, yıldırarak Kaçak Saray’da kalma yollarını arayacak!..
O ikinci yolu seçti..
Yarattığı iklimde, kurduğu ilişkilerde korkutma amacı var!..
Bu amaç bir adım sonrasında katliamlara dönüşür!..

•••

Suruç’ta, Ceylanpınar’da, Dağlıca’da, Ankara’da ölenlerin kanı bu yöntemleri kullananların alnına sürülmüştür…
1 Kasım seçimi bu nedenle önemlidir.
Birileri sandıkları kanla doldurmak istiyor…
Buna müsaade etmeyelim. Seçimlere katılalım. Ve RTE’ye gerekli dersi verelim.
Böylece akan kanın, kaybettiğimiz canların hesabını gerçek faillerinden hukuk önünde soralım…
Mahkemeyi de Kaçak Saray’ın önüne kuralım!..