Malaga CF: Şehri kadar güzel bir futbol hikâyesi...
ZİYA ADNAN ZİYA ADNAN

 Malaga...

Dünyanın en eski şehirlerinden, İspanya’nın ikinci büyük liman kenti...

2016 senesinin “Avrupa Kültür Merkezi” adayı… 568.507 nüfuslu, her yıl yaklaşık 6,5 milyon turistin ziyaret ettiği, Pablo Picasso’nun doğup büyüdüğü, güneşin kıyısına (Costa Del Sol) kurulmuş bir tatil beldesi…

O güzel Akdeniz ülkesinin beşinci büyük şehri…

Adını şehrinden alan, kuruluşu 1948 senesine dayanan “Málaga Club de Fútbol” 2011–2012 sezonunu La Liga’nın 4. sırasında tamamlarken, 28.963 kapasiteli La Rosaleda Stadı’nın tribünlerini dolduran Malaga taraftarları geleceğe umutla bakıyordu. Mazisinde böylesine bir başarıyı yakalayamamış olan Malaga CF, sonunda şeytanın bacağını kırmıştı. Son 9 sezonda La Liga’da mücadele veren, 2002 senesinde UEFA İntertoto kupasını kazanan takım ülke futbolunun parlayan yıldızları arasına girmeyi başarmıştı. İspanya futbolunun tüm zamanlar lig cetvelinde 19.sırada yer alırken, geçmiş sezonlarda “asansör takım” kimliğinde sıkıntılı zamanlar geçirmiş; geçtiğimiz sezon öncesinde ligi 7. sıranın üzerinde bitirmeyi başaramamıştı.

***

2006 senesinde, Real Madrid’in eski başkanlarından Lorenzo Sanz, kulübün yüzde 97 hissesini satın alırken yakın geçmişte takımın kaptanlığını yapmış olan 38 yaşındaki oğlu Fernando Sanz’ı kulübün başkanlığına getirdi. Sanz, 2010 senesinin Haziran ayında kulübü Katar’ın Kraliyet ailesinden Abdullah bin Nasser Al-Thani’ye 28 Milyon Sterlin karşılığında satarken, takımın taraftarları geleceğe umutla bakıyordu. En azından gelecek geçmişten parlak olacaktı. Nicedir Barcelona’nın, Real Madrid’in, Valencia’nın çok gerisinde kalmış olsa da şimdi koşullar değişmişti; artık onlar da zenginler kulübünün kapısından içeri girmişti.

Çağımızın düzeninde, para başarıyı getirecekti...

Ada futbolunun son şampiyonu Manchester City’nin izinden yürüyecek, gelecek sezonlarda onlar da şampiyonluğa oynayacaktı...

O sezon ligin ilk yarısında bocalayan Malaga CF, sezonun ikinci yarısında topladığı puanlarla ligi 11. sırada tamamladı. Geçmişte Real Madrid’in teknik direktörlüğünü yapmış olan Manuel Pellegrini ile futbol direktörü Antonio Fernandez’in bu başarıda büyük payı vardı...

***

Bir sonraki sezonda Al Thani, transferlerde harcanan 50 milyon Sterin’in karşılığını almaya başlamış, Julio Baptista, Santi Cazorla, Martin Demichelis, Jeremy Toulalan ve Isco’lu kadrosuyla Malaga, Real Madrid, Barca, Valencia’nın ardından ligi 4. sırada bitirmişti. Ligin son maçında, La Rosaleda Stadı’nı dolduran futbolseverler Şampiyonlar Ligini kazanmışçasına seviniyor; 2012–2013 sezonunun kombine biletleri kısa sürede tükeniyordu. Transferlerle birlikte kulübe 120 Milyon Sterlin harcayan El Thani’nin beş sene içinde Şampiyonlar Liginde yer alma hedefi beklenenden çabuk gerçekleşmişti. Katarlı milyarder Malaga’ya görkemli bir stat, yeni antrenman sahaları, içinde oteli ve yeni bir limanı ile göz kamaştıracak tesisler vaat ediyordu. Malaga yeni bir kimliğe bürünecekti. Gelecek sezonlarda yalnız İspanya futbolunda değil, Avrupa sahalarında da esip kükreyen bir takım olacaktı Malaga CF...

Sezonun en büyük hayal kırıklığı ise bir zamanlar Manchester United’ın da formasını giymiş olan Hollandalı golcü Ruud van Nistelrooy’du. Ama hayal kırıklıkları da futbolun parçasıydı...

***

Ancak işler beklendiği gibi gitmedi. İsponyol basını, geçen sezonun sezonunda futbolculara ödenmesi gereken 16 milyon Sterlin’in ödenmediğini, başta Cazorla olmak üzere takımın yıldızlarının birer ikişer takımdan ayrılacağını yazıyordu. Futbolcular yaz sonuna kadar paralarının ödenmemesi durumunda hukuki yollara başvuracaklarını söylüyorlardı. Aslında mali kriz senenin başında başlamıştı. Osasuna’dan transfer edilen savunma oyuncusu Nacho Monreal’in bonservis bedelinin kulübüne ödenmediği gerekçesiyle UEFA tarafından kulübe transfer yasağı getirildi.

İspanyol basını Katarlı işadamının futboldan anlamadığını ima eden yazılar yazıyor; ülkenin en çok satan spor gazetesi Marca, ona ithafen “iş bilmez Taliban” yakıştırmasını yapıyordu. El Thani ise İspanyol basınını ırkçılıkla suçluyor (bu konuda pek de haksız sayılmaz!); İspanyol futbolunun yozlaşmış olduğunu; naklen yayın gelirlerindeki adaletsiz dağıtımın, gelişimin önündeki en büyük engel olduğunu dile getiriyordu.

Velhasıl 2012–2013 sezonunun başında, İspanya’ya yerleşmiş İngilizler’in takımı (İspanyolca Guiri Army) parlak yarınlara koşarken, bir anda kendini parasal sıkıntı içinde buluverdi...

***

El Thani’nin Malaga yatırımları devam eder mi bilinmez ama sezon başında, başta Cazorla olmak üzere yıldız futbolcularını kaybetmesine rağmen ülkesinde ve Şampiyonlar Liginde can yakmaya devam ediyor Malaga CF...

Milan, Anderlecht ve Zenit’in yer aldığı (C) grubunda oynadığı dört maçta topladığı 10 puanla zirvede ve gruptan çıkmayı büyük ölçüde garantilemiş durumda…

Malaga CF, 2010 senesinde başlayan o güzel hikâyede zaman zaman sıkıntıya düşse de bu yazının yazıldığı saatlerde La Liga’da 5. sırada… Ligde oynadığı son maçta Osasuna deplasmanından bir puanla döndü.

Gelecek ne gösterir bilinmez ama 59 yaşındaki Şilili teknik direktör Manuel Pellegrini yeni başarılar peşinde... Takımın 20 yaşındaki yıldız orta saha oyuncusu Isco, Ada takımlarının listesinde…

Jeremy Toulalan, Gonzalo Arroyo, Saviola, Julio Baptista takımın yıldızları...

Şehri kadar güzel o futbol hikâyesini yakından takip ediyoruz ve nicedir iki takımın domine ettiği ligde mavi-beyaz “Guiri Army”e o farklı lezzet için teşekkür ediyoruz.