Anasayfa ARŞİV Mapusanelere güneş doğmuyor

Mapusanelere güneş doğmuyor

@bahcelikusur

EVVEL
Cezaevinde, bir hücrede, başka bir ülkede öylece yatmakta adam. Dil bilmez, cebinde sigarası, bağlaması arabasının arkasında, ulaşacak kimsesi yok, diyecek sözü yok. Öylece yatar bir odada. Ondan başka kimse görünmüyor etrafta, feryat etse dilini bilen yok, vaveyla dese nidasına erişecek yok. Hayrınıza bir çay verin dese öylece bakacaklar yüzüne. Durur öyle. Bekler; tevekkül mü denir, sebat mı, sabır mı. Artık hangisiyse. Sonra bir not gelir, bir kitap, bir selam. Başka ülkedeki o adamın nefesine nefes olmak için. Sesine ses olmak zorsa da, nefesine serinlik olunabilir. Ömrü boyunca ardından dolaşacak bir tamlama, bir lakap, bir güzellik olur bu.

“Sizin hiç babanız öldü mü?” henüz babası ölmemiş bir evlat tarafından yazılır yaygın kanının aksine. O şiiri yazdıktan sonra kamyoncu Süslü Hüseyin göçecektir bu dünyadan. Cemal Süreya, “dağılmış başını gördüm” diyecektir. “Hapishanelere güneş doğmuyor” diye bilinen ama benim “h”si eksik “Mapusanelere güneş doğmuyor” diye ünlemeyi tercih ettiğim o şarkı da henüz mapusa düşmeden yazılmıştır. Ankara’da gidilen bir konserde, bir mapusun haline bakarak çığrılır. Şimdilerde adı değişen o topraklarda, Yugoslavya’da cezaevine düşen insan Neşet Ertaş’tır. “İnce Memed”iyle ona not ulaştıran, nefesine serinlik olan, ona “bozkırın tezenesi” diyen de Yaşar Kemal. Ve bilinir; mapusanelere güneş doğmaz.

AHİR
Uzun boylu, uzun montlu, çok üşüyen bir kadın, orta boylu, incecik kabanlı, çok üşüyen bir kadının yanında oturmakta. Hemen karşılarında tuhaf bir el heykeli, yukarı doğru kalkmış. Dua için değil, yumruk yapmak üzere gibi de değil, kendinden menkul, uzun bakınca bir şey anladığını sandığın bir heykel. Hava çok soğuk. Çadır var, çadırın civarında o iki kadın. Uzun boylu olanı, orta boylu olanının ellerinden tutmuş, dinliyor. İkisinde de üzgünlük, gözyaşı, yılgınlık, yorgunluk emaresi yok. Gramına rastlanmıyor, “yok” de ne. Bakıyorlar birbirlerine, biri ötekine anlatıyor –artık birbirlerine karıştılar. Karışıverdiler. Uzaktan, çok uzaktan bir davul sesi geliyor. Kim bilir ne için; belki bir kına merasimi var, belki asker uğurlaması, belki kendiliğinden bir davul. 1962’de yazılmış, muhtemelen o soğuk şehirde yazılmış bir Ergin Günçe şiiri gibi bir şeyler var havada: “Katırdan tam köprünün üstünde indim/ Bağırdım Irmağa kitabım koltuğumda/ Birini vurayım diyorum, hadi vurayım diyorum, sonra cayıyorum/ Hani bir çare oluyor belki dalgınlığıma”. Orta boylu, incecik kabanlı, çok üşüyen kadının oğlu cezaevinde, bir hücrede, yıllardır orada. Babası da oralardaydı, şimdi oğlu oralarda. Kadın bir çadırın civarında. Yorgun değil, yılgın, uykusuz, üzgün değil. Anlatıyor ama; çok uzun zamandır görüşemiyorlar çünkü girişte binbir zulüm, binbir keyfî uygulama var. Görüşemiyorlar çünkü oğlu bir süredir ceza almış, kim bilir hangi manasız kurala uymadığı ve itiraz ettiği için. Oğluna deli muamelesi yaptıkları bir zaman da olmuş, o hiç inanmamış. Kısa bir süre muhtemelen majör depresyonla boğuşan oğlu cezaevi şartlarında, o tek kişilik iğrenç hücrelerde belli ki küsmüş dünyaya. Ne yaptılarsa ikna olmamış. Şunu anlatmışlar ama: Kalabalığa çıktığında televizyonu gördüğü an sırtını dönüyormuş. Bir yalandan kaçmak ister gibi. Televizyonu görmek bile istemeyerek. Bazı mapusanelere güneş daha da hiç doğmuyor.

ZAHİR
Bir vapur televizyonundan “etkisiz hale getirilen” bir arkadaş, yıllar evvel yan yana ayakta durduğu öteki arkadaşının adını sorup dururmuş. Adını söylemekten imtina eden o arkadaş, ötekinin o hücrede sigara diye sayıklamasını hiç unutmamış. Birkaç defa da anlatmış, bana da anlattıklarından biri anlattı. Çok geç başladığı sigarası için Cemal Süreya referansı veriyormuş yabancıya ama yakındakine “İki kişilik içiyorum ben bunu. Sizin hiç arkadaşınız öldü mü?” diyormuş.

Zamansız giden herkeslerimize, güneşsiz günlerden, özlemekliğimizle. Koca bir mapusaneden. 

 

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

9,972AbonelerAbone
- Reklam -

SON HABERLER

İngiltere’de AP seçimleri için oy kullanma işlemi sona erdi

İngiltere'de Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri için oy verme işlemi sona erdi.İngiltere'ye ayrılan 73...

İstanbul ve Kocaeli’de şiddetli rüzgar: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi

İstanbul ve Kocaeli'de dün geceden bu yana etkili olan şiddetli rüzgar ve...

Google’dan Semiha Berksoy için ‘doodle’

Arama motoru Google, Semiha Berksoy’u ana sayfasına doodle olarak taşıdı. Opera adına...

ABD’den Assange’a 17 yeni suçlama

Wikileaks'in kurucusu Julian Assange'a, ABD'de "Casusluk Kanunu" kapsamında 17 yeni suçlama yöneltildi.

İstanbul’da iş cinayeti: Atık kağıt işçisi çocuk plastik öğütme makinesine düştü

İstanbul Ümraniye'de geri dönüşüm toplama merkezindeki plastik öğütücü makinesinin içine düşen 17 yaşındaki...

Trump ile Pelosi arasında ‘akıl sağlığı’ atışması

ABD Başkanı Donald Trump'ın, kendisine "Rusya soruşturmasının üstünü örttüğü'' suçlamasını yönelten Nancy Pelosi'ye...

CNN Türk’ten ‘4 kameramanın işine son verildi’ iddiasına açıklama

CNN Türk, CHP'li Ekrem İmamoğlu'nun “CNN Türk’te katıldığım programı çeken 4 kameramanın...

Raptors seride öne geçti

Amerikan Basketbol Ligi (NBA) Doğu Konferansı finalinde Milwaukee Bucks'ı 105-99 mağlup eden...

MHP’li belediye başkanı uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybetti

Konya’da uğradığı bıçaklı saldırı sonucu göğsünden yaralanan Doğanhisar Belediye Başkanı İhsan Öztoklu,...

Batur’dan Honaz’a destek ziyareti

Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, CHP’li Belediye Başkan Adayı Yüksel Kepenek’e destek...

Sonraki haber