Marco ile ne ispatlanacak?



Türkiye’de küçük yaşta bir İngiliz kıza cinsel tacizden tutuklu bulunan Marco W. Tam 232 gündür Antalya’da cezaevinde. Aralık ayında tekrardan hâkim karşısına çıkarılmayı bekliyor. Marco W. tarafından işlendiği iddia edilen suç ile ilgili olarak yorum yapmak istemiyorum. Elbette bu olay çok yönlü ele alınarak mümkün olduğunca adil bir şekilde sonuçlandırılmalı. Sanırım böylesine bir davada Türk yargıçları deneyimsiz. Bunda da suçları yok. Çünkü biri İngiliz diğeri Alman iki genç arasında olanların hem İngiliz hem de Alman bilirkişiler tarafından yorumlanması şart. Marco W. isimli gencin olay öğrenilince hemen gözaltına alınmasını ve belki de ilk anda yurtdışına kaçma ihtimali endişesi ile tutuklanmasını anlayabilmekteyim.


Ancak ardından tutukluluk halinin kaldırılmasına karşı gösterilen direnç beni şaşırtıyor. Türkiye’nin çıkarları söz konusu olduğunda nelerin yapıldığına şahit olduğumuz bir ortamda Marco W. nedeniyle tüm Alman kamuoyunun Türkiye’ye yönelik geçmişte “Geceyarısı Ekspresi” filminin etkili olduğu gibi önyargılara sahip olması bir nevi teşvik edilmekte. Bu hafta sonu kurultayını yapacak olan Almanya iktidar partisi CDU’da bile Marco W. olayı dile getirilerek belki de Türkiye aleyhine bir karar çıkarılacak. Aynı şekilde Avrupa Birliği nezdinde Marco W. olayı sürekli dile getirilir hale geldi. Avukatı şimdi AİHM’ye başvuru hazırlıkları yapmakta.


Marco W. Davası’nın “bir bumerang gibi Türkiye’ye doğru geri uçuşa geçtiğini” izlerken AB’nin Avrupa Parlamentosu’nda 5,5 yıl milletvekilliği yapmış bir politikacı olarak üzülüyorum. İnsanlık onurunun ayaklar altına alınarak işkence tezgâhlarından geçirilen Manisa’lı gençler için kimse bugün Marco W. için yaptıklarını yapmamıştı. Oysa Manisa’lı öğrenciler kimseyi ne taciz etmiş ne de başka bir suç işlemişlerdi. Suçları Solcu olmaktı. Genç romantik insanların yaşamları karartıldığında AB’de, Almanya’da ve daha nice ülkede, Marco W. söz konusu olduğunda “insan hakları” diye kıyameti koparanlar sessizdiler. İşte bu çifte standart gerçekten üzmekte beni!


Ancak öte yandan da Marco W. olayını “Türk Adaleti’nin mükemmel işlediği” iddiası ile böyle içinden çıkılmaz bir hale getirenler de bence oturup bir düşünmeliler. Marco W. gerçekten de Türkiye’de anlaşılmaz bir şekilde aylarca süren ve karara bağlanamayan dava nedeniyle mağdur konumda. Binlerce başka Türkiyeli gencin aynı durumda sıra bekliyor olması Marco Wye yönelik uygulamanın haklı olduğu anlamına gelmez. Bavyera’da “Mehmet olayında” Türk Kamuoyu “nasıl kızdı” ise şimdi de Marco W. olayında Alman Kamuoyu aynı duygulara sahip. Hatta Bavyera’da “Mehmet Olayı’nın öcü mü alınmak isteniyor?” diye soranlar da var!


Manisa’da, Sivas’ta ve daha nice davada “sınıfta kalanlar”Türkiye’de Adalet’in mükemmel işlediğini göstermek istiyorlarsa bunu sadece Marco W. isimli Alman gencin davasında değil “Hrant Dink’in haince katledilmesi” ile ilgili davada gösterebilmeliler. Tüm dünya kamuoyu da coşkuyla “Türkiye’de de hâkimler var” der o zaman!

BİZİ TAKİP EDİN

360,158BeğenilerBeğen
55,851TakipçiTakip Et
1,088,349TakipçiTakip Et
7,986AbonelerAbone

BİRGÜN ÖZEL