‘Masa da Masaymış Ha!’
SERKAN ÖNGEL SERKAN ÖNGEL

Asgari ücret tartışmaları seçim sürecinin en önemli tartışmalarından biriydi. Partiler seçim beyannamelerini açıklayınca asgari ücretlinin içinde bulunduğu durum temel bir tartışma konusu haline geldi. HDP, DİSK’in asgari ücret tespit komisyonu sürecinde yani aralık ayında gündeme getirdiği 1800 net talebini seçim bildirgesine koydu. CHP asgari ücretin 1500, MHP ise 1400 TL olacağı vaadinde bulundu. Bir de Haydar Baş’ın BTP’si var. O diğerlerinden ayrı. Asgari ücret 5000 TL olacak diyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘asgari ücret açık artırmada’ diye dalga geçti meydanlarda bu taleplerle. Haydar Baş iyi bir pas vermiş bilmeden. En çok ona işaret etti.

Sonra asgari ücret neden artmamalı diye koro halinde AKP kurmayları ve Erdoğan aynı şeyleri tekrar etmeye başladı. ‘Ülke gerçekleri’ falan. Maliye Bakan’ı hızını alamadı muhalefet işverenlerin kasasından vaatte bulunuyora benzer sözler söyledi. Oysa hesap ortada asgari ücret geçim ücreti bile değil. Türkiye’de şirketlerin karı patlamış. Sömürü şirketler için şahane. Eh biraz edep der insan bu söze.

Hatırlayalım DİSK 1800 net talebini çok somut bir takım hesaplara dayandırmıştı.

‘Saraylar değil ekmeğimiz büyüsün’ diyordu DİSK.

‘Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir 2014 yılı itibarıyla aylık 1800 TL’nin üzerindedir. 4 kişilik hane için işçilerin payına düşenin sadece birini talep etme en tabi hakkıdır. Hane başına milli gelirden düşen pay aylık en az 7 bin 200 liradır. Ekonomik değerleri yaratan, tüm zenginliklerin kaynağı emektir. Ancak emeğe yarattığı zenginliklerden pay verilmemektedir. Asgari ücretteki artış 1977 yılından bu yana ekonomik büyüme oranında gerçekleşseydi bugün yaklaşık 1800 lira olacaktı. 2015 Yılı Bütçesi’nde Çumhurbaşkanlığı bütçesinin geçtiğimiz yıla göre neredeyse 2 katına çıkartılması gündemde. Bu ülkede tüm değerleri üretenler için daha düşük bir artış kabul edilemez. Asgari ücret artış oranı, bu dönem için Cumhurbaşkanlığı Bütçesi’nin artış oranına eşitlenmelidir. Bu rakam yaklaşık net 1800 liradır. 4 kişilik bir hane için açlık sınırı bin 283, yoksulluk sınırı 4 bin 57 lira Asgari ücret için belirlenmesi gereken gerçek tutar aslında yoksulluk sınırının üzerindedir. Yoksulluğa mahkum eden ücrete asgari ücret denmez! Asgari ücretlinin İki kişi çalışmasına rağmen çocuklarını yoksulluğa mahkum etmemesi için en az 1800 lira şarttır!’

Oysa biliyoruz ki, Cumhurbaşkanlığı bütçesindeki artış bile kesmedi AkSaray’ı. ‘İtibardan tasarruf olmaz’ diyordu Cumhurbaşkanı. Ama belli ki asgari ücretten oluyordu tasarruf. O zaman itibarsız mıydı namusu ile onuru ile emeğini satan milyonlar? İtibar sarayda oturmak mıdır, onurlu yaşamak mı?

Asgari ücret her yıl aralık ayında toplanan bir komisyon tarafından belirleniyor. 15 kişi bu masa etrafında toplanıyor. Herkes konumunu alıyor. Eşit temsil edilen 3 partili bir parlamento düşünün işte öyle. Aslında masaya 3 kişi yeter. Çünkü bu 5’erli blokların hiçbirinin içinde bir çatlak meydana gelmiyor.

Masada bir asgari ücretlinin yaşamı duruyor. Evine götüreceği ekmek, süt masaya yatırılıyor. Edip Cansever’in ‘masa da masaymış ha’ şiirindeki gibi bir masa. Asgari ücretli gelmiş sanki önce yaşama sevinci içinde masaya anahtarlarını koymuş. Sonra Bakır kâseye çiçekleri koymuş. Sütünü yumurtasını koymuş. Pencereden gelen ışığı koymuş. Bisiklet sesini çıkrık sesini koymuş. Ekmeğin havanın yumuşaklığını koymuş. Adam masaya Aklında olup bitenleri koymuş. Ne yapmak istiyordu hayatta İşte onu koymuş.

Ama ortada asgari ücretli falan yok. Masa var. Sallanan kederli bir masa.

15 kişi çevresinde oturmuş karar veriyor. Metal sektöründe işçinin isyana dönüşen tepkisinin hedefindeki Türk-Metal’in genel sekreter düzeyinde temsil edildiği Türk-İş Konfederasyonu masada. İşveren sendikaları masada. Bir de hükümet temsilcileri. Hepsi 15 kişi.

Herkes birbirine bakıyor. Hükümet kime yanaşsa diğerleri iki popo hamlesiyle hükümete yanaşmaya hazır. Sonuç asgari ücretli için her defasında hüsran.

Masada asgari ücretli yok. Sallanan kederli bir masa duran.

Yeni asgari ücret yürürlüğe girecek 1 Temmuz’da. Asgari ücret, geçim indirimi ile birlikte 1000 TL olacak. Bir önceki yılın aynı dönemine göre artış yüzde 12. Gıda enflasyonunda artış yüzde 13 (haziran verisi henüz yok). Yani enflasyon üzerinde artış dedikleri bile mutfakta ezip geçmiş asgari ücretliyi.

Meclis artık açıldı. Seçim meydanlarında savunmak yetmez. Şimdi asgari ücretli, partilerin vaatlerinin arkasında durmasını bekliyor. Hükümette olsalar da, olmasalar da. Ben kendi adıma takip edeceğim. Asgari ücret koalisyon görüşmelerinin konusu mu, değil mi?

Ne diyorduk, ‘Masa da masaymış ha/ Bana mısın demedi bu kadar yüke/ Bir iki sallandı durdu’. Ama durmasın artık yeter!