Anasayfa BİRGÜN PAZAR Memleketin ahvâli karşısında şiir

Memleketin ahvâli karşısında şiir

İnsanın hâtırasının, hayâllerinin olduğu yerde şiir de var olmayı sürdürecek, fakat hayâl ve hâtıra, ‘şimdi’nin içinde olanlara dairdir. Şimdi varsa geçmiş ve gelecek vardır

ŞEREF BİLSEL

Bugün Türk şiirine bakarak memleketin ahvali hakkında bazı çıkarımlarda bulunabiliriz. Ekonomik sorunlar had safhada; ara ki ekonomik, darası düşülmüş şiirler bulasın, binaların göğü ısırdığı atmosfer altında. Kimse kısa konuşup derdini anlatamıyor, sayıp döküyor her şeyi, dişe dokunur bir sözcüğe rastlamak için. Her yerde tangur tungur bir gürültü, müziğin nefesi kesilmiş; uyarlamalar, öykünmeler, remiksler var. Şiirde de gürültü devam ediyor. Çevre sorunu, kirlilik; bakın dergilere, aylarca uğraşıp yayımladığınız şiirin yamacında, çevresinde kimlerin şiiri var. Kimyasalların tahrip gücüyle organik yapısı bozulan yiyecekler; şiirde yok mu bu sorun, dış müdahalelerden azade kendi içinde söyleşerek, rüyalanır gibi doğal yollardan dışarı çıkan şiire rastlıyor musunuz son dönemde! Kimi belediyelere kayyum atandı; şiirde de var karşılığı belediye etkinliklerinin. Sağlık sorunu ortada zaten; facebook’ta fotoğraf paylaşan şairlerin yarısı hastanede mukim. Eğitim sorunları yok mu? Hiçbir biçimde şiir eğitimi almamış- kendinden önce var olmuş kimseden haberdar olmamış- gençlerin yoğun biçimde şiire gelmeleri şiirin önünde izdiham yaratmıyor mu? Yeşilin, ormanların ortadan kaldırılması, kişi başına düşen yeşil alan hacmi, şiirde de öyle değil mi? Kentsel dönüşüm, turizm, imara açılan alanlar… şiire bakın karşılıklarını göreceksiniz. Şiir turizmi dört nala sürüyor zaten, her şeyi şiir zannedenlerin açıldığı alanlar ortada. Aşkla, hasretle, yağmurdan sonra toprağın kokusuyla bağı kesilmiş bir ortam. Şair de ne duyuyorsa onu duyuruyor. Batı edebiyatıyla göz göze gelişimizi adlandıran başlığın içinde ‘Tanzim’var. Tanzimat. Bunu yabana atmamalı. Kitabın yanında marul, semizotu, reyhan hediye edilebilir!

DİL ÜSTÜNDE MÜREKKEP: ŞİMDİ

Bütün bunlardan sonra şiirden bahsetmeyeceğimizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. İnsanın hâtırasının, hayâllerinin olduğu yerde şiir de var olmayı sürdürecek, fakat hayâl ve hâtıra, ‘şimdi’nin içinde olanlara dairdir. Şimdi varsa geçmiş ve gelecek vardır. İnsan yaşayarak şimdiyi geçmişe gönderir; şiir ise bunu ters çevirme gücüne sahip, geçmişi bugüne taşıma gücüne…Bütün bunları Tozan Alkan’ın toplu şiirlerinin yer aldığı ‘Şimdi’ kitabını okunurken düşündüm. Daha doğrusu; öldü, mümkünsüz yollara saptı, tükendi denen şiirimizin orta yerine nitelikli şiirlerden oluşan bir yekün düştüğü için. Ne mi var bu şiirlerde? Bir defa içtenlik var. Yazan ile yazılan birbirinden uzağa düşmüyor. Kuru, sentetik bir duyarlık yok dizelerde. Her şiir büyük bir dize gibi tamamlanmış ve bestelenmiş gibi. Şairin, kendi bestelerinden oluşan üç albüm çalışmasını da düşününce ve düşününce hem doğu hem batı şiirine yakınlığını, bu durum daha bir anlaşılır oluyor. Karşımıza içeride bulunmuş bir şiir çıkıyor. Boşluğa doğru konuşmayan, bir hakikati sözle görünür kılan bir şair eşlik ediyor bize dizeler arasında. Modern Türk şiirinin uğrak yerlerini bilen ve fakat bu dönemeçlerde ortaya çıkan enerjiden kendine mahsus bir eda edinen şair, kendinde olanları, öznel yaşantısından kabaranları toplumsal olanla birleştirmekte gecikmiyor. Duyduğunu ustalıkla duyuruyor. Şiirin her şeyden önce bir ezgiyle mayalanarak kendi anlamını tamamlama çabası içinde yeni imgelerle özgünleşeceğini biliyor şair. Bazen bir görüntüyü, fotoğrafı bazen de bir olayı şiire taşırken zorlama yollara hiç sapmıyor; kart bulamazsa kalp atıyor uzaklardan: “Sevgilim/ Bu kalbi Prag’dan atıyorum sana” diyor. Sonra kalp, plak gibi dönmeye başlıyor geçmişin avazı içinde. Masa başı, hesap işi tezgâhlara uğramadan kendini gerek biçim gerekse içerik olarak tamamlamış bir yapı ve yük bütünlüğü çıkıyor karşımıza. Seçilen sözcüklerin işaret ettiği şeyi bulandırmadan ve sesten ödün vermeden akması. Modern bir halk şarkısının direnci, başkaldırışının bilgiyle yan yana akışı. Neyi ne kadar söyleyeceğini bilen, şiirin dışına düşmeyen bir öznenin herkesin başından geçebilecek şeylere etkileyici bir kişilik katabilmesi. Bunlar son dönem şiirimizde mumla arayıp bulamadığımız kimi özellikler.

“Uzun yoldan gelmişsin/ Azıcık bulut azıcık kuş/ Otur ısınsın yüreğin/ İçinde söz buz tutmuş”

Eskilerin Sehl-i mümteni adını verdikleri bir söz sanatı vardır: Söylenmesi kolay görülen ama bir benzeri söylenmek istendiğinde güçlüğü ortaya çıkan söz. Bu söyleyiş biçimi derinliğini, yalınlıktan alır. Yalın: çıplak, örtüsüz, içten, süslenmemiş. Yalın olanın, kabuklarını atmış olanın realiteyle karşılaşması daha derin iz bırakır. Sözcük doğrudan hisseder kendine yüklenenin şiddetini. Hayat ile hayatta olmayanın bir gece yarısı yağmur altında karşılaşması gibi. Ve böylece anlarız “Ölüme ait bir dünyada yaşıyoruz”.

Tozan Alkan altı şiir kitabını “Şimdi”( Islık Yayınları) adı altında bir araya getirdi. Kitaba adını veren (Şimdi) bölüm yeni şiirlerden oluşuyor. Şiir şimdinin içinde söz almıyorsa neye yarar. Şiirlerde özellikle aşk, özlem, yalnızlık ve ölüm, yani belalı temalar, çoğu zaman küçük bir ayrıntıdan kalkarak eşsiz bir manzara çıkartıyor karşımıza. Geçtiği yerleri aklında tutan, unutmak için önce hatırlamak gerektiğini bilen; gelecek içinse bak işte burada yaşadıklarım diyebilen bir ses. Türkçenin inceliklerine vâkıf, az konuşan, az yazan ama çok anlatan, çok gösteren bir şairin hepimize toplu bakışı: Şimdi. Bize neyin şiir olduğunu, kafamıza vurmadan ama içten içe- tıpkı şiirlerin yazıldığı gibi- hatırlatan bir kitapla geldi Tozan Alkan. Bazı isimler, ortalığa düşmeden, sadece şiir ortamını nitelik anlamında sıcak tutmaz, içinde bulunduğumuz şiir ikliminin neleri koruyup nelerle savaşması gerektiğini de gösterir. Bütün bunları usulca yapar, bağırmadan, cazgırlık yapmadan, mahcupluğu şiire sadakat; mahremiyeti, sözcüğü dost bilerek yapar. Ne yazmayacağını, neyin şiirin dairesinde uzun süre konaklamayacağını bilen bir şair. Bizde, geniş bir okuma atlasını rasat ederek gelen, çok okuyup tanık olmanın bilgisi altında daha çok yazması beklenirken daha az yazmaya devam eden özgün şairler vardır, onlardan biri Tozan Alkan. Şiire dair bilgisi çoğaldıkça şiiri ele geçirmekten tedirgin olanlardan. Bu aynı zamanda şiir ortamımızda bulunan çoğu genç için bir görgü yürüyüşüdür. Ne yazarsam şiir olur anlayışının bugün şiiri savurduğu ortamda Tozan Alkan’ın ‘Şimdi’si bozulan şiir saatimize yeniden ayar vermek için bulunmaz bir fırsat. “ah benim yalnızlığım, ah güzel annem/ ben sensiz ölmeyi bile beceremem”

SON HABERLER

Amsterdam’da ırkçılığa karşı büyük yürüyüş

Amsterdam'da binlerce kişi 21 Mart Irkçılıkla Mücadele Günü dolayısıyla yapılan yürüyüşe katıldı....

Komşuları köpeğini mahkeme kararıyla apartmandan kovdurdu

Konya'da Safiye Gürsel'in (74) yaklaşık 4,5 yıldır beslediği 'Şanslı' adlı köpeği için,...

Bahşişleri kesilen kasiyer, iş yerine açtığı davayı kazandı

Antep'te, restoranda kasiyer olarak çalışan S.Y. işveren tarafından bahşişlerin kesildiği gerekçesi ile...

İstanbul’da Newroz coşkusu

İstanbul'da Newroz kutlamalarının adresi Bakırköy Pazar alanı oldu. "Mutlaka kazanacağız, tecridi kıracağız”...

Kılıçdaroğlu Maltepe’de tapu dağıttı

Maltepe’de, 40 yıl sonra çözüme kavuşan imar planlarından sonra hak sahiplerine tapu...

Mali’de silah ve palalarla köy basan grup 115 kişiyi öldürdü

Batı Afrika ülkelerinden Mali'nin, kabileler arası çatışmaların yaşandığı orta kesimlerinde, silahlı bir...

Idai kasırgasında ölenlerin sayısı 700’ü geçti

Güney Afrika ülkelerinden Mozambik, Zimbabve ve Malavi'deki kasırga ve kuvvetli yağışların yol...

Fatih Portakal: Bir araştırma oranı geldi, heyecanlı bir pazar akşamı yaşayacağız

Fox TV Ana Haber sunucusu Fatih Portakal, 31 Mart yerel seçimi için...

Adnan Özyalçıner ile İstanbul sokaklarında

Lütfi Özgünaydın Gazeteciler Cemiyeti’nde buluştuk. Beni beklerken dolaptan...

Uzmanlar uyardı: Facebook şifrenizi değiştirin

Facebook, kullanıcı şifrelerinin düz metin olarak saklandığını açıkladı. Güvenlik uzamanlarıysa “Şifrenizi değiştirin...