Mersin çılgınları
ZAFER DİPER ZAFER DİPER

Tatsız kaçtı biliyorum ama ne yapayım, olumlu düşünceler taşımam ve onları yansıtmam için pek bir neden yok belki de günümüzde tiyatro üzerine. Önceleri umutlu muydum bu bağlamda, daha bir öne çıkarıyor muydum konuyu, anımsayamaz oldum. Genelde sanatın, özelinde tiyatronun önemini yadsımam da ters düştü biraz sanırım, çağrılı olduğum 2.Mersin Tiyatro Festivali kapsamındaki söyleşmemde . O zaman “tiyatroyu da neden sürdürüyorsun bir yandan?” diye sorulabilir; iş işte, meslek ve de her şeye, eleştirine karşın iliklerine dek duyumsadığın “inanç” ki nasıl silip atabilirsin öyle?!

Karanlık günlerde bir ışık Festival de. Aracı oluyor insanların bir araya gelmesine ki bu da bir örgütlenme. Vardır ya deyişi; onu tersten okursak deriz şöyle: “Sen gidersin tersine, herkes gider Mersin’e...” Kimi insanlar kaçıp gitmemişler, yanlış yönlere sapmamışlar, doğru yolda yürümüşler ve her bir şeylerini koymuşlar ortaya; neredeyse gerçekleştirilmesi olanaksız görünene gönüllerini koyarak çılgınca...

“Sanatçıları ağırlamak... Yemeğinden ulaşımına, konaklamasından salonlarına dek her bir ayrıntıyı somutlamak adına destekçiler katkılarını olanca özveriyle sundular...” diyor genel örgütlenmeyi sağlayan Mersin Tiyatro Derneği başkanı Salih Yıldırım ve de Semir Bolat çılgınları... Bir de Mehmet Tekkanat; yıllardır kültür-sanat savaşımının içerisinde; oyunları, kursları, öğrencileriyle...

Çeşitli etkinlikler yanı sıra bir diğer çılgın söyleşi de Aydın Orak’ın yazdığı kitabın tanıtımı: Mezopotamya’da Tiyatronun Doğuşundan Modern Kürt Tiyatrosuna... Orak’ın yıllarını verdiği, şaşırtıcı, büyük bir emekle ortaya çıkan, Kürt Tiyatrosu ile ilgili Türkiye’de yayınlanan tek kaynak kitap...

Mersin’de çılgınlıklar bitmiyor. Bir akıl almazı da Yenişehir Belediyesi’ne ait. Çılgınca adanmış bir yaşam örneğinın adı: Başkan İbrahim Genç. Sordum soruşturdum ama ne zaman eve gidip yatıp uyuyor anlayamadım; sabah akşam oralarda, tasarılarını gerçekleştirmek için durup dinlenmeksizin çalışmak ve çalışmak adına. Duyduklarımı bırakayım ancak gördüğüm ve tek sözcükle çarpıldığım var ya, ondan, Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nden söz edeyim de, nasıl?! Bu ülkede benzeri olduğunu sanmadığım, içinde iki 500 kişilik, bir 1500 kişilik tam donanımlı; yankıdüzeninin(akustik) olağanüstü sağlanmışlığıyla başlayıp her bir noktası incelikle düşünülmüş-kotarılmış salonlardan; ayrıca çok amaçlı kullanımlara ayrılmış alanlardan, gezineklerinden (fuayelerinden) nasıl söz edeyim?! Yetmem, böylesi çılgınların-çılgınlıkların varolduğu Mersin’e...