Milli takıma küskünler de kazandırılmalı
DEFNE GÜRSOY DEFNE GÜRSOY
3-16 Ey

3-16 Eylül 2007 tarihleri arasında İspanya'da düzenlenecek olan 35. Avrupa Erkekler Basketbol Şampiyonası kuraları geçen hafta İspanya'nın başkenti Madrid'de çekildi. C Grubu'nda yer alan A Milli Basketbol Takımının şampiyonadaki rakipleri Almanya, Litvanya ve Çek Cumhuriyeti oldu.

Gruplarında ilk 3 sırayı alacak takımlar bir üst tura çıkacak ve yeni oluşturulacak üst grupta mücadele etmeye hak kazanacaklar. FIBA'nın son anda yaptığı bir haksız uygulama ile birinci torbadan katılmamız gereken kuraya maalesef üçüncü torbadan katılmak zorunda kaldık.

Özellikle FIBA'nın torbamızı değiştirmemizle ilgili federasyondan ve otoritelerden çok fazla şikâyetler geldi. Bence hiç fazla sızlanmaya üzülmeye ve şikâyet etmeye gerek yok. Çekilen kura sonunda oluşan grup o kadar da zor değil.

Üstelik daha Japonya maceramızı yeni yaşamış ve çok zorlu olduğu iddia edilen gruptan tereyağından kıl çeker gibi çıkmışken. O zaman da şunu çok iyi anladığımızı sanıyorum önemli olan grupta mücadele ettiğiniz takımların isimleri değil önemli olan sizin ne kadar takım olduğunuz ve mücadelenizi ne kadar yaptığınız. İşte hep beraber gördük, Japonya'da hiç şans verilmeyen gençler ağırlıklı millilerimizi Dünya altıncısı olarak geri dönmeyi başardılar. Bu demek oluyorki Avrupa'da aynı inanç ve gayretle mücadele ettikleri zaman başarılı olmamak için hiçbir neden yok.

Zaten grubumuzu incelediğimizde Çek Cumhuriyeti'ne karşı şansımızın oldukça fazla olduğunu görüyoruz. Son torbadan gelen Çek Cumhuriyeti ise diğer üç takımla mücadele edecek kalitede gözükmüyor. Çok fazla tanınan ve ülke dışında oynayan oyuncuları yok. Gerçek oyunumuzu ortaya koyduğumuzda her zaman yenebileceğimiz bir takım. Dirk Nowitski etrafında kenetlenen ve basketbol oynayan Almanya'yı her zaman yenme şansımız var. Ye-terki takım oyunu iyi oynayalım ve terimizin son damlasına kadar mücadele edelim.

Japonya'da da iki kere karşılaşıp yendiğimiz Litvanya eksiklerini kapatarak bu şampiyonaya gelecek. O eksikliklerin en büyüğü de hiç kuşkusuz oyun kurucu pozisyonu. Jasikevicius takıma katılırsa Litvanya yenmesi çok zor bir takım haline gelir. Benim grupta en fazla korktuğum takım kesinlikle Litvanya. Büyük bir basketbol ekolü olan bu ülkeyi Japonya'da iki kez yenmiş olmamıza rağmen bu defa işimiz çok zor olacak.

Böyle takımlar her zaman için büyük potansiyele sahiptir ve patlamaya hazır bomba gibidirler.

Bir sonraki grupta eşleşmemiz muhtemel takımlar içinde ise Fransa diğerlerinden bir adım öne çıkarken Slovenya ve İtalya'nın ikinci ve üçüncülüğü paylaşması olası ihtimal.

Bu takımlar da her zaman oynadığımız tekrar altını çiziyorum gerçek basketbolümüzü ortaya koyduğumuz zaman yenebileceğimiz rakipler.

Japonya'da başarılı olmuş takıma NBA patentli oyuncularımız ve Türkiye ve Avrupa'da başarılı sezon geçiren oyuncuların mutlaka entegre edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Eğer Avrupa Şampiyonasından başarılı bir sonuç bekliyorsak mutlaka en iyi oyuncularımızın yer aldığı kadro ile oynamalıyız. Ancak tabii ki yeni katılan oyuncularda Japonya'dakiler gibi mücadele etmeli-ler.Bence artık kolay grup zor grup tartışmalarını bırakıp takımdan en iyi verimi nasıl alırız onun yollarını arayalım.