Anasayfa YAŞAM Mirası, yaşadığı ve yazdıkları

Mirası, yaşadığı ve yazdıkları

26 Ekim 1967 tarihli günlüğüne şöyle bir not düşmüş:

“Öldüğüm zaman, benim için şöyle söylemelerini isterim: O, kalp gibi bir insandı; doğduğu andan öldüğü ana kadar hiç durup dinlenmeden çalıştı.”

Hayatı boyunca bakkallıktan gazete bayiliğine birçok iş yapmasına rağmen profesyonel anlamda iki mesleği olmuştu: Biri askerlik, öteki yazarlık…

Aziz Nesin’in seksen yıllık hayatı ibret alınacak derslerle doludur.

1944’te mizah yazarlığı ile başlamış gazeteciliğe. Ölümüne kadar 50 yıllık yazı yaşamında yüze yakın kitap yazdığı düşünülürse, yılda neredeyse iki kitap yazan bir yazı işçisi…

1948 yılında “Azizname” başlığıyla bir taşlama kitabı yayımlanır.

Kitabın baş tarafında şöyle bir dörtlük yer almaktadır:

“Zannetme ki dâim bîşekcesine
Siz her anırdıkça huu çeker millet
Alkış beklerken siz eşşekçesine
Verir hakkınızı yuu çeker millet.”

Ve zamanın basın savcısı Hicabi Dinç, Nesin’in bu dörtlükte hükümeti aşağıladığını iddia ederek dava açar.

İşin ucunda tutuklanmak vardır.

Polis, Nesin’i aramaktadır.

Ama o, geçim sıkıntısı içindedir, iki çocuğunun bakımı gerekmektedir.

Bu sorunları giderdikten sonra teslim olmayı düşünür.

Polis ise altı ay kadar Nesin’i arayacak, fakat bulamayacaktır.

Çünkü kaçak gezdiği günleri İstanbul’un genel kitaplıklarında mizah konusunda çalışarak geçirmiştir.

Polisin ise kitaplıklara bakmak, nereden aklına gelsin?

Orhan Kemal de polis tarafından aranacağı günlerde o zamanlar üç film oynatan bir sinemaya sabah girecek, gece yarısı çıkacaktır.


Yusuf Ziya Ortaç’ın “Bizim Yokuş” kitabında Aziz Nesin ile ilgili anlattığı bir olay vardır ki, tam onun hikâyelerine konu olacak niteliktedir.

Bir kış günü Aziz Nesin, Yusuf Ziya’nın çıkardığı “Akbaba” dergisine uğrar.

İşsiz ve biraz da yılgındır.

Yusuf Ziya, “Akbaba”da yazmasını ister.

Nesin, ise takma adla yazma taraftarıdır.

Sonuçta anlaşırlar ve odası hazırlanır, artık “Akbaba”da çalışacaktır.

Daha sonra “İlk işim İstanbul Valisi’ne telefon etmek oldu” diyor Yusuf Ziya.

Ve önce zamanın valisi Fahrettin Kerim Gökay’ın onayını alıyor, ardından dönemin başbakanı Adnan Menderes’in…

Aziz Nesin, işte böylece elli bir yıl ya polisin kaçamağında ya da kendinden habersiz vali ve başbakanlardan alınan izinle durmadan üreten bir yazı işçisi idi.

Kendine inanmanın ve güvenmenin abidesi…

Rauf Mutluay’ın şu saptaması ne kadar doğrudur:

“Çağdaş Türkiye’nin bütün toplumsal görüntüleri, en iyi Aziz Nesin’in eseri toplamında izlenebilir.”

Hayatı, eserleriyle böylesine örtüşen kaç yazarımız var?

SON HABERLER

Para bol, finansman ihtiyacı yok(muş)!

Berat Albayrak Trabzon’da yaptığı açıklamada “Hazinesinin parası bol, çok rahat. Hatta biz...

Beka ve gelecek!

AKP-MHP koalisyonu altında birleşen elitler, izledikleri politikalar nedeniyle memleketi çıkmaz yola soktular....

Sorumluluk ve şefkat

Tekrar tekrar Farid Ahmed’i izliyorum. Onu duymak ve anlayabilmek için… Söyledikleri açık...

Beklenti

Ziya Selçuk, seminer konuşmalarında sık sık bakanlığa atanmasıyla filizlenen beklentiden söz ediyor....

The Paper ve siyasetin yeraltısı…

Netflix’de The Paper dizisini izliyorum; iki sezon ve toplam 23 bölümden oluşan...

Tenzili rütbe yapmışlar

SORU: Ben 2 yıldır bir firmada şef pozisyonunda çalışıyorum. Ameliyat geçirdim ve...

İzmir Newrozu’nda 16 gözaltı

İzmir'de HDP il örgütünce organize edilen Newroz kutlamalarında "Abdullah Öcalan lehine slogan...

Facebook, kullanıcılarının şifrelerini ‘düz metin’ olarak saklıyormuş

Sosyal medya platformu Facebook, kullanıcı şifrelerinin düz metin olarak saklandığını açıkladı.

UEFA’dan Ronaldo’ya ‘gol sevinci’ cezası

UEFA, Şampiyonlar Ligi'nde oynanan Atletico Madrid maçındaki gol sevinci nedeniyle Juventus'un Portekizli...

İstanbul Valiliği, Tiyatrolar Günü yürüyüşünü yasakladı

İstanbul Valiliği, 27 Mart Tiyatrolar Günü yürüyüşünü yasakladı. Gerekçe olarak "seçim öncesi...