Anasayfa BİRGÜN PAZAR “MOMO” etkisi: Çocuğumun korkularına nasıl destek olmalıyım?

“MOMO” etkisi: Çocuğumun korkularına nasıl destek olmalıyım?

Günümüzde teknolojik gelişmeler ile bilgiye anında ulaşabilmek harika fakat kontrolsüz teknoloji kullanımı da benzer derecede zarar verici olabiliyor. Özellikle çocukların teknolojik cihaz ve internet kullanımına temkinli yaklaşmak gerekiyor.

GÖZDE ALPER – Uzman Psikolog – [email protected]

Mutlaka duymuşsunuzdur; son günlerde gündeme düşen Momo isimli bir karakter var. Sadece korkutucu görüntüsü bile çocukları ürkütmeye yeterken, bir yandan bazı yönlendirmeler yaparak çocukları intihara dahi sürüklediği iddia ediliyor.

Haliyle bu haberleri gören aileler kaygılı ve Momo gündem olduğundan beri “Çocuğumu bu tehlikeden nasıl koruyabilirim? “Haberlerde Momo’yu gördü ve sürekli korktuğunu söylüyor, ne yapmalıyım? “Hangi oyunları oynamasına izin verelim?”, “Korkusunu yenmesine nasıl yardımcı olalım?” gibi soruları sıkça alıyorum. Ebeveynlerdeki bu kaygı seviyesindeki artış aslında bilgi eksikliğine dayanıyor; çocuk ve teknoloji/internet kullanımı, çocuğun korkularına nasıl yardımcı olunacağına dair bilgi edinmeleri, daha rahat ve doğru adımlarla konuya yaklaşmalarını sağlıyor. Her çocuğun farklı bir birey olduğunu, her ailenin de farklı bir sisteminin olduğunu vurgulayarak, en temel ve genellenebilir bazı noktalara değinmek isterim.

Günümüzde teknolojik gelişmeler ile bilgiye anında ulaşabilmek harika fakat kontrolsüz teknoloji kullanımı da benzer derecede zarar verici olabiliyor. Özellikle çocukların teknolojik cihaz ve internet kullanımına temkinli yaklaşmak gerekiyor.

• Mümkünse çocuğunuz 3T’ye (tablet, televizyon, telefon) 2 yaşından önce maruz kalmamalı. Bu bilişsel gelişimi ve dil gelişimi için oldukça önemli. Teknolojik cihazlar ile geçirecekleri zaman yerine mümkünse sosyal etkileşim halinde olduğunuz aktiviteleri tercih etmelisiniz. Bol bol sohbet, kitap, açık hava ve olmazsa olmaz oyun!

• 2-5 yaş arası dönemde ise yaşına uygun oyun ya da çizgi film izleyebilir; tabii mümkünse 30 dakikadan fazla olmamak kaydıyla. Burada kritik olan, izleyeceği filmi de oynayacağı oyunu da mümkünse izlemiş, oynamış ya da en ince ayrıntısına kadar araştırmış olmanız gerektiğidir. Çocuğunuz öğrenmeden önce siz çoktan öğrenmiş olmalısınız.

• Tıpkı Momo’nun iddia edilen suça teşvik edici davranışı arttırma amacı gibi, siber zorbalık, suç, şiddet, pornografik unsurlar ve çocukların 5-13 yaş arası ikna edilmeye daha yatkın olduğunu göz önünde bulundurarak, bu yaşlar arası Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal medya platformlarında bir üyeliği olmaması sağlıklı olur. Bu yaşlar aralığında interneti (aile paketi üyeliklerini tavsiye ederim) ortak belirlediğiniz süre kadar ve evin ortak kullanılan bir alanında (hatta mümkünse bu durumun ihlal edilmemesi için masaüstü bir bilgisayar tercih ederek) kullanabileceği konusunda çocuğunuza sınır koymalısınız.

Lütfen çocuklarınıza bu kontrolün neden gerektiğine dair sebeplerinizi, çocuğunuza sunduğunuz olumlu dili kullanarak ve teknolojik cihaz/internet kullanmadığı zamanlar yapabileceğiniz etkinlik seçeneklerini belirterek; onu ikna ederek; açıklayın. Bu sağlıklı sınırlar koymanız için, çocuğunuzun değerli hissetmesi için ve sizin motivasyonunuzu anlayabilmesi için oldukça önemli. Sınırların sebebini bilir, anlar ve içselleştirebilirse bu konu ailenizde bir çatışma sebebi olmayacaktır. Çocuğunuzun sağlıklı gelişimi için önerdiğimiz kontrollü erişimi sağlarken kendisini cezalandırılmış ve engellenmiş hissettirmemeniz önemlidir.

•••

Peki, diyelim ki çocuğunuz sizin teknolojiye karşı oldukça kontrollü davranmanıza, onun da koyduğunuz sınırların nedenine ikna olup konuyu içselleştirebilmesine rağmen korkmasına sebep olacak bir şeyle karşılaştı ve korkmaya başladı. Nasıl destek olmalısınız? Kaldı ki gelişim evrelerine göre gelişmesini beklediğimiz çeşitli korkular (1 yaşındaki bebeğin yaşadığı yabancı korkusu, 4-5 yaşlarında oluşan canavar korkusu gibi) varken korkuya yaklaşım konusunu yalnız teknoloji temelli olarak düşünmemekte fayda var. O zaman çocuğunuz internetteki bir görüntüden ya da hırsızdan ya da canavardan ya da yüksek sesten çok korkuyor. Bu konuda desteğe ihtiyaç duyuyor ve siz ne yapacağınızı bilemiyorsunuz. Bu durumda neler yapmalı/yapmamalısınız?

• Öncelikle ebeveynler olarak korku duygusundan korkmamalısınız. Toplumumuzdaki korkuya karşı olan tepkiye hizmet eden dili asla çocuğunuza kullanmamalısınız. “Bunda korkacak ne var?!”, “Bak kaç yaşına geldin hala korkuyorsun!”, “Erkek adam korkmaz.”, “Senin bu korkaklığınla ne yapacağız bilmem?!” benim aklıma gelen ilk örnekler oldu. Bu cümleler çocuğunuzun korkusunu geçirmediği gibi bir de üstüne değersizlik, yetersizlik ve zayıflık hissetmesine sebep olur.

• Korkacak bir şey olmadığına dair çocuğunuzu ikna etmeye çalışmak yerine korkularını dinlemelisiniz. Neler yaşadığını fark etmek, hissettiklerini anlamaya çalışmak çok önemlidir.

• Çocuğunuzun hayatında o korkunun ne zamandır olduğunu bulmaya çalışabilirsiniz. Örneğin 3 aydır. Peki, 3 ay önce hayatınızda ne değişti? Rutininde herhangi bir değişim oldu mu? Ya da benzer şekilde korkusunun hangi durumlarda artıp hangi durumlarda azaldığına dair çok iyi gözlemler yapıp not almalısınız; bakalım korkuyu tetikleyen neler var.

• Korkuyu somutlaştırmak da çocuklarda önemli bir ifade yoludur. Korku sebebini resmetmek, arzu ederse resmi yırtmak, buruşturmak, üzerinde mizah gücünü kullanıp denetim sağlamak ya da korkuya mektup yazmak, hikâyeleştirmek faydalı olacaktır.

• Korku hisseden çocukların en çok aradıkları his güvendir. Güvende olduklarını bilmeye çok ihtiyaç duyarlar. Sık sık cümleleriniz ve davranışlarınızla bunu sağlamalısınız. Hatta korkusunu küçümsemeden onu rahatlatmaya çalışabilirsiniz. Örneğin hırsız korkusu olan çocuğunuza evinizdeki güvenlik önlemlerini tek tek gösterebilirsiniz.

• Çocuğunuzun korkusu konusundaki endişelerinizi birileriyle paylaşma gereği duyuyor olabilirsiniz, bu gayet doğal fakat bunu çocuğunuzun duyma ihtimali olmadığı koşullarda gerçekleştirmelisiniz. Çünkü sizin üzgün olmanıza sebep olduğunu düşünebilir, suçluluk hissedebilir.

Eğer korkularının çocuğunuzun günlük işlevselliğini olumsuz etkilediğini düşünüyorsanız (uyku/yeme düzeninde değişiklikler, okul hayatındaki değişimler gibi.) derhal bir uzman desteği almalısınız.

SON HABERLER

Komşuları köpeğini mahkeme kararıyla apartmandan kovdurdu

Konya'da Safiye Gürsel'in (74) yaklaşık 4,5 yıldır beslediği 'Şanslı' adlı köpeği için,...

Bahşişleri kesilen kasiyer, iş yerine açtığı davayı kazandı

Antep'te, restoranda kasiyer olarak çalışan S.Y. işveren tarafından bahşişlerin kesildiği gerekçesi ile...

İstanbul’da Newroz coşkusu

İstanbul'da Newroz kutlamalarının adresi Bakırköy Pazar alanı oldu. "Mutlaka kazanacağız, tecridi kıracağız”...

Kılıçdaroğlu Maltepe’de tapu dağıttı

Maltepe’de, 40 yıl sonra çözüme kavuşan imar planlarından sonra hak sahiplerine tapu...

Mali’de silah ve palalarla köy basan grup 115 kişiyi öldürdü

Batı Afrika ülkelerinden Mali'nin, kabileler arası çatışmaların yaşandığı orta kesimlerinde, silahlı bir...

Idai kasırgasında ölenlerin sayısı 700’ü geçti

Güney Afrika ülkelerinden Mozambik, Zimbabve ve Malavi'deki kasırga ve kuvvetli yağışların yol...

Fatih Portakal: Bir araştırma oranı geldi, heyecanlı bir pazar akşamı yaşayacağız

Fox TV Ana Haber sunucusu Fatih Portakal, 31 Mart yerel seçimi için...

Adnan Özyalçıner ile İstanbul sokaklarında

Lütfi Özgünaydın Gazeteciler Cemiyeti’nde buluştuk. Beni beklerken dolaptan...

Uzmanlar uyardı: Facebook şifrenizi değiştirin

Facebook, kullanıcı şifrelerinin düz metin olarak saklandığını açıkladı. Güvenlik uzamanlarıysa “Şifrenizi değiştirin...

‘Derdi olan insanları yazıyorum’

MEHMET ÖZÇATALOĞLU Emrah Ateş, "Bütün öykülerimde aslında hep...