MSGSÜ mezunlarından tepki: "Kalbimiz Mimar Sinan’da"
22.06.2018 14:11 KÜLTÜR SANAT

24 Haziran'dan sonra Cumhurbaşkanlığı ofisine dönüştürülmesi planlanan Dolmabahçe'deki Başbakanlık Ofisini genişletmek için yanıbaşındaki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Devlet Konservatuarı'na "Binadan 5 gün içerisinde çıkın" şeklinde talimat gönderildi.

Üniversite rektörlüğünden yapılan açıklamada ise, tahliyenin kabul edilebilir bir şey olmadığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi; "Üniversitemize bağlı İstanbul Devlet Konservatuvarı'nın, T.B.M.M. Başkanlık Divanı kararına binaen, Türkiye Büyük Millet Meclis Başkanlığı'na bağlı Müzecilik ve Tanıtım Başkanlığı'nın 05/07/2017 tarih, 61534870-756.01-107711 sayılı tahsis Protokolü'nün (18/10/1984 tarih ve 33 sayılı Protokol), iptaline ilişkin yazı ile tahliye edilmesi kararı tebliğ edilmiştir.

Sosyal medyada da büyük tartışma yaratan tahliye kararına ise birçok ünlü isim tepki gösterdi. Aralarında oyuncu Meltem Cumbul ve Barış Atay, müzisyen Hayko Cepkin ve İrfan Alış’ın da bulunduğu isimler, “Çıkmıyoz” hashtag’iyle Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İstanbul Devlet Konservatuvarı Mezun ve Öğrencileri’nin hazırladığı bildiriyi paylaştı.

Tahliye kararının ardından Mimar Sinan Üniversitesi’nden mezun olan, çalışmalarıyla üniversitenin tarihi birikimine katkıda bulunan sanatçılardan Ediz Hafızoğlu, Ercüment Orkut, Türkü Turan, Cüneyt Uzunlar, Özge Ulusoy, Güven Kıraç ve Akasya Asıltürkmen ise Gazete Duvar'dan Anıl Mert Özsoy'a verdikleri demeçle tahliye kararına karşı çıktılar.

MSGSÜ mezunlarının verdikleri mesajlar şöyle:

EDİZ HAFIZOĞLU: Dünyanın en saçma işi… Mimar Sinan konservatuvarı Türkiye’nin en önemli müzik okullarından biri. ‘AKM yapıyoruz’ diyorlar ama bütün sanat alanlarını yıkıyorlar. Mimar Sinan Üniversitesi’ndeki yıkıma Pandomim bölümünü kapatarak başladılar. Yaptıkları açıklamadaki ‘Biz verdik, biz aldık’ anlayışı kabul edilemez.

ERCÜMENT ORKUT: Üzüntümü kelimelerle ifade etmek çok güç… Mimar Sinan Üniversitesi, Türkiye’de Paris ekolünde eğitim veren bir okul. Okulda yetişmiş sanatçılar işini hep en iyi yapan sanatçılardır. Övündüğümüz bir durumdur Mimar Sinanlı olmak ve alınan bu karar kabus gibi… Yer göstermeden tahliye etmek istiyorlar. Bu okulda altı yaşında otuz yaşına kadar öğrenciler bulunuyor. Öğrencilerin sınav tarhiler var ve bu umursamazlıkla bir yıllık emekleri hiçe sayılıyor. Günümüz şartlarında maalesef böyle durumlar oluyor ama öğrencileri sokağa atmayın! Bu zulüm nedir? Burası devletin üniversitesi, kapıya atamaz!

Dün albüm kaydımız bitti, haberi aldık ve büyük üzüntü yaşadık. Bizi yetiştiren okulu sokağa attılar!

TÜRKÜ TURAN: Umarım bir an önce bu hatadan dönerler.

ÖZGE ULUSOY: Yer tasnif edilmeden boşaltılması çok üzücü. Yetkililerin gereğini yapmasını ümit ediyorum.

GÜVEN KIRAÇ: Sivri dilden muzdarip olduğumuz bu günlerde kaygılı ve tedirgin olduğumuz bilinmeli. Kalbimiz Mimar Sinan’da… Mimar Sinan ismi çok büyük; yaptığı sanat eserleri, çalışmaları çok kıymetli. Buna uygun davranılmalı.

AKASYA ASILTÜRKMEN: Şoktayım! Böyle köklü bir kurumun herhangi bir yer gösterilmeksizin tahliye edilmesi kabul edilemez. Bunda kasıt ararsak abartmış olmayız. Seçim arefesinde sanatçıları galeyana getirmeye çalışıyorlar. Amaçlarına ulaşamayacaklar. Bizler aklı selim insanlarız.

Bu tahliye kararı başkalarıyla karıştırılmamalı. Şu an eğitim devam ediyor. Sene sonu sınavına hazırlanan öğrenciler var. Türkiye tarihinde önemli bir yeri olan okulun bu duruma düşürülmesinde kasıt aramakta bir beis yok. Tüm Türkiye vatandaşları bu duruma tepki göstermeli.

CÜNEYT UZUNLAR: Sanat kurumları ve sanat eğitim kurumları hakkında değerlendirme yapabilmemiz için açık kalmaları gerekiyor ama anlaşılıyor ki söz konusu olan değerlendirme falan değil; ülkenin hayat damarlarını parçalamak! Güzel sanatlar liselerinden DTCF’ye MSGSÜ’ye, AKM’den diğer tarihi devlet tiyatrosu sahnelerine, tiyatrocuların gözaltına alınmasından, oyunların, filmlerin engellemesine dek geniş çaplı organize bir saldırı altındayız. Sanatçının (toplumsallığı dolayısıyla siyaseti) öteleyecek bir bireysellik tercihi ile tam zıddı bireyi yadsıyan katı toplumculuk da bu operasyonu destekledi. Yaşasın yaratıcı, çoklukçu mücadele.