Muhafelet hem saldırıya hem de ‘alkışa’ tepkili
16.04.2018 09:45 SİYASET
Muhalefetin, Suriye’ye yönelik saldırıya ve bunu ‘memnuniyetle’ karşılayan AKP’ye yönelik tepkisi sürüyor. CHP’li Akatlı ile HDP’li Başaran toprak bütünlüğü, demokratikleşme ve barış çağrısı yaptı

BURCU CANSU [email protected] @burcu_cansu

Sivillere yönelik kimyasal silah kullanıldığı iddiasının ardından ABD, Fransa ve İngiltere tarafından Suriye’ye düzenlenen saldırıya, bu saldırıya adeta alkış tutulan AKP iktidarına yönelik muhalefetin tepkisi sürüyor.

“Irak işgaline destek verenler şimdi de müttefiklikle övünüyor ve emperyalistlerin Suriye’ye yaptıkları saldırıyı sevinçle ve memnuniyetle karşılıyor” diyen CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, “Türkiye, ‘Yurtta barış, dünyada barış’ şiarı ekseninde bölgede huzur, barış, istikrar ve güvenliği sağlayacak uluslararası adımların atılması için çaba göstermeli” çağrısı yaptı.

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı, HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran ise, “Emperyalizmle mücadele yürüttüğünü söyleyen AKP-MHP ittifakı Amerika’nın Suriye’yi bombalamasına alkış tutuyor. Bu kabul edilemez bir tutumdur” diye konuştu.

Akatlı ve Başaran özetle şu değerlendirmelerde bulundu:

CHP’li Akatlı: Savaşa çok yakınız
»“Suriye ordusunun sivillere yönelik kimyasal silah kullandığı iddiasının ardından yaşanan gelişmeler dünyayı bir felaketin eşiğine sürüklüyor. Yıkıcı bir savaşa çok yakınız. ABD ve müttefiklerinin saldırısı eğer Suriye rejimi üzerinde yıkıcı bir etki yaratırsa, 2011 yılından bu yana süren savaşın etkileri farklılaşacak. Suriye’nin komşuları Lübnan ve Türkiye bu krizden derin bir şekilde etkilenecektir. Birleşmiş Milletler’in bu krizi aşmada yetersiz kalması dünya barışı için endişe vericidir.”

»“Kimyasal silah kullanıldığı yönündeki iddiaları doğrulamadan, meşruiyet aramadan güçlü olanın saldırı yapması, gelecek için yıkıcı sonuçlar doğurur. Endişe verici bir diğer husus da, karşı karşıya gelen ülkelerin nükleer silahlara sahip olmalarıdır. Türkiye’nin bu zor denklemde bugüne kadar sürdürülen yanlış dış politikalara devam ederek, taraf olması bölge siyaseti açısından yanlıştır.”

‘İktidara baskı örgütlenmeli’
»“Suriyeliler dışında herkes Suriye’nin kaderini belirleme ve siyasi ikbal derdinde. Bir ülkenin ve yurttaşlarının paramparça olması, sivillerin yaşam hakkı, barış kimsenin umurunda bile değil. Türkiye ve tüm dünyadaki sol sosyalist güçlerin Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ve barışın Suriye’den tüm Ortadoğu’yu kuşatması için çaba sarf etmesi ve iktidarlara baskı yapmasını örgütlemek gerekir.”

»“Bize düşen tarihsel geleneğimizi sürdürerek önceliği ülkemiz barışı ve huzuru olan bir tutumla dünya barışına öncülük etmek olmalı. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliği korunmalı.”

‘AKP fırsat kolluyor’
»“Ne yazık ki AKP’nin bugüne kadar izlediği hatalı politikalar yurdumuzun güvenliğini de tehlikeye sürüklüyor. Irak işgaline destek verenler şimdi de müttefiklikle övünüyor ve emperyalistlerin Suriye’ye yaptıkları saldırıyı sevinçle ve memnuniyetle karşılıyor. AKP, bu krizi Suriye’de yönetim değişikliğini gerçekleştirmek için bir fırsat olarak görüyor ve bu doğrultuda kontrol ettiği bölgelerde yer alan cihatçıları koruyor, güçlendiriyor. Irak işgali sonrası 1 milyondan fazla masum insanın acısı ortadayken bu insanları katledenlerle kol kola girmiş bir siyasal İslam anlayışı var ortada.”
»“Bu tablo Türkiye’nin ve bölge barışının en büyük düşmanının siyasal İslam olduğunun; kurtuluşun da laik, demokratik ve özgür Türkiye olduğunun göstergesidir. Bu nedenle, Türkiye, ‘Yurtta barış, dünyada barış’ şiarı ekseninde bölgede huzur, barış, istikrar ve güvenliği sağlayacak uluslararası adımların atılması için çaba göstermeli.”

HDP’li Başaran: Bir tek Suriye konuşmadı
»“Suriye savaşının başlangıcından bu yana tavrımız çok net. En son Amerika’nın bombalamasına ilişkin de tavrımızı ortaya koyan bir açıklama yaptık. Son gelişmelerle birlikte Suriye’nin iç meselesiyle ilgili Rusya’nın, Amerika’nın, Türkiye’nin, İran’ın söz sahibi göründüğü bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte Suriye dışında herkes söz sahibi oldu. Dünyada Suriye’nin iç meselesiyle ilgili Suriye dışında herkes bir şeyler söyledi. Türkiye, Afrin halkı adına çıkıp açıklama yapıyor. Afrin halkının talepleri neler, beklentileri neler, nasıl bir Suriye düşünceleri var bu sorular sorulmuyor. Bu aslında temel bir Suriye anlayışıdır. O halkın düşüncelerini yok sayıp birileri adına karar verme ve onu yönlendirme, tarihten bugüne kalan bir bakış açısıdır. Bunun kırılması gerekir. Türkiye de aynı yoldan yürüyor. Emperyalizmle mücadele yürüttüğünü söyleyen AKP-MHP ittifakı Amerika’nın Suriye’yi bombalamasına alkış tutuyor. Bu kabul edilemez bir tutumdur.”

‘Tek yol demokratikleşme’
»“Ortada eğer bir kimyasal saldırı varsa tabii ki bunun karşısında durulmalı. Ama buna karşı oraya bir bombalama yapılmasının da karşısında durulmalı. Çünkü bu savaşı derinleştirmektir ve çözümü getirecek bir durum değildir. Çözümü getirecek tek yöntem demokratikleşmedir, siyaseti ön plana çıkarmak için görüşmelere daha fazla katkı sağlamaktır. Ama orada bir güç olma adına devletlerin müdahaleci yaklaşımı kabul edilmez.”

»“Yıllardır Suriye’de bir savaş var ve savaşı derinleştirmekten başka bir sonuç elde edilemiyor. En uygun tavır demokratikleşmek için yapılan çabalara destek sunmak. Ama Türkiye de dahil olmak üzere ülkelerin hiçbirisi bu yönde adım atmıyor. Bunun yerine oradaki demokratik yapıyı değiştiren, kendi hegemonyasını kurmak için askeri güçlerini yığan bir sistem inşa edilmeye çalışılıyor.”

‘Savaş döngüsü’
»“O halk kendi kendine karar vermediği, kendi sistemini oluşturmadığı müddetçe Suriye bu savaş döngüsünden çıkamayacak. Bu kırılamayacak bir döngü haline geliyor. Türkiye de dahil olmak üzere ülkeler bu savaşı derinleştirmekten başka bir tavır içerisinde değil. Suriye’de savaş devam ettikçe daha çok silah satacaklar, bölge daha çok sömürüye açık bir alan haline gelecek ve propagandalarını yapmaya devam edecekler.”