Müjde Ar: Düşündüğünü yüksek sesle söyleyebilen bilen bir kadının önemini zamanla anladım
08.03.2018 10:02 KÜLTÜR SANAT
“Acı olan şu ki, Ünzile 40 yılın üstünde bir zamanda yazılmış bir şiir ve hiçbir şey değişmemiş toplumda adeta her şey geriye gitmiş”

DERYA AYDOĞAN [email protected]

Şair, söz yazarı, oyuncu ve edebiyat öğretmeni Gönül Aysel Gürel, 3 Mart Cumartesi günü Sarıyer Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde, “Ne Kavgam Bitti Ne Sevdam” adlı yeni kitabından şiirlerinin okunduğu gecede anıldı. Gürel’in evindeki sandığından çıkan 144 şiiri ölümünün 10.yılında kitap haline getirildi. Tekin Yayınevi’den çıkan şiir kitabını Aysel Gürel’in kızı Müjde Ar, tüm kadınlara ithaf etti. Yaşamı boyunca farklı tarzı ve duruşu ile dikkatleri çeken, Türk Pop Müziği’nin “delisi” olarak kalplere kendini işleyen ve toplumun kadına biçtiği rollere yazdıkları ile başkaldıran Gürel’i 8 Mart’ta saygıyla anıyoruz. Annesinin yolundan gittiğini seçtiği rollerle gösteren ve dönemine imzasını atan usta oyuncu Müjde Ar ile “Ne Kavgam Bitti Ne Sevdam” kitabını ve Aysel Gürel’i konuştuk.

»Aysel Gürel şiirleri ile yazıları ile hep başkaldırdı kadına biçilen rollere. Siz de aynı yolda ilerlediğinizi düşünüyor musunuz?
Tabii ki. Çünkü ben Annemin kızıyım. Aysel’in kızıyım. Ben onun öğretileri ile büyüdüm. Onun öğrettikleri, fısıldadıkları vardı hep kulağımızda. Onun gösterdiği yoldan gittik. Dolayısıyla benim yaptığım işler de annemin şiir de yaptığı işlerin sinemadaki iz düşümüydü diyebiliriz.

» O dönemde hatta belki şu dönemde bile oynanması zor farklı rolleri seçtiniz
Aynen hepsi zor rolleri idi. O filmleri şimdi çeksek bilmiyorum oynatırlar mı, gösterirler mi bir yerlerde…

» Hep kadınların içinden söylediklerini sanki yüksek sesle söyleyen kişiydi. Şiirleri, tezlere konu oluyor. Düşündüğünü söyleyebilme gücünü ve cesaretini gösterebilen bir anne, size kendinizi nasıl hissettiriyordu?
Çok erken yaşlarda annemizin farklı olduğunu hissettik, farkına vardık. Etraftaki diğer annelere benzemiyordu. Ne üslubuyla ne giydiği ile ne söyledikleri ile bambaşka biri olduğu belliydi. Hayata bakışı ile kimseye benzemiyordu. Kadın erkek ilişkilerine hep farklı bir yerden bakardı. Annem çok erken yaştayken, kardeşim 1,5 yaşındayken evliliğini bitirmiş bir kadın. Ve ondan sonra da bir daha hiç evlenmeyi düşünmedi. Sadece bizi yetiştirmeyi düşündü. Sisteme kafa tutarak bizi yetiştirmeye çalıştı hep. Ayaklarının üstüne basa basa. Küçük yaşlardayken bunu algılayamıyorduk ama lisedeyken daha sonra üniversite yıllarında ve ilk evliliğimi yaptığımda içinden geçenleri yüksek sesle söyleyen bir kadının önemini anladım. Anlatabiliyor muyum? Çocuk yaşta farklı biri olduğunu anlıyorsun ama bunun ne kadar önemli olduğunu anlayamıyorsun. Bilinçlendikçe onun ne kadar güçlü, ne kadar farklı ne kadar doğru bir insan olduğunu kavradım.

mujde-ar-annesinin-yazdigi-siirleri-yazilari-tum-kadinlara-ithaf-etti-ne-kavgasi-ne-sevdasi-biten-kadinlara-436545-1.

»Anne-kız olarak her şeyi konuşabildiniz mi?
Biz annemle çok kavga ederdik. Özellikle genç kızlık dönemlerimde her şeyi çok fazla tekrarlardı. Defalarca söylerdi bir şeyi. Bayıltacak kadar tekrarlardı. Biz de kızardık tabii reaksiyon gösterirdik. Şimdi diyorum ki iyi ki tekrarlamış iyi ki hafızamıza kazınmış o sözleri. Şimdi ne kadar önemli olduğunu görüyorum. Keşke hiç kızmasaymışım ona ama işte o genç kızlığın asiliği, gençlik ruhu işte. Doğruyu söylemek gerekirse o isyankar ruh ortamı bozuyordu.

»Hep sonradan annem haklıymış diyoruz galiba.
Evet evet hep sonradan hak veririz. Ben annemle tam olarak barıştığımda 40 yaşındaydım. Çok tartışmalı bir anne kız ilişkimiz oldu. Sanki ben anlamıyormuşum gibi annemin her şeyde ısrarcı olması beni yoruyordu.

» Özlediğinizde aklınıza ilk hangi tavrı, hali geliyor?
Annemi kaybettikten sonra düşündüğüm ilk şey şu oldu; bir şey yazdığında hemen telefon eder ya da eğer ben yanındaysam “Müjde bak yeni bir şey yazdım, okuyayım mı?” derdi. Ben de eğer o an aklım başka bir şeyde ise “şimdi okuma sonra okursun” derdim. Bütün bunlar için çok pişmanım.

» “Genel ev” şiiri, “Ünzile”, “Bir Genç Kız Yetişiyor” ve daha birçokları, günümüzün en çok konuşulan konuları. Hepsi sanki bugün yazılmış gibi. Ne kadar duyarlı olduğunu ve ne kadar üzüldüğünü hep mısralarında görüyoruz. Dünyanın nasıl bir yer olduğunu düşünüyordu ve size neler söylüyordu?
Genel Ev, Ünzile, Bir Genç Kız Yetişiyor şiirleri gerçekten de söylediğiniz gibi hepsi bugün yazılmış gibi. Acı olan şu ki, Ünzile 40 yılın üstünde bir zamanda yazılmış bir şiir ve hiçbir şey değişmemiş toplumda adeta her şey geriye gitmiş. Böylesine bir duyarlılıkla bu şiirleri üretmiş. Annem kadının şiddet görmesini, ikinci sınıf insan muamelesi görmesini hep hissetti. Hep bunları düşündü. Dünyanın iyi bir yer olmadığını düşünüyordu. Ölmeden birkaç gün önce bana “Ben bu dünyayı hiç sevemedim” dedi. Aynen bu cümleyi kullandı.

mujde-ar-annesinin-yazdigi-siirleri-yazilari-tum-kadinlara-ithaf-etti-ne-kavgasi-ne-sevdasi-biten-kadinlara-436547-1.

»Aysel Gürel’in kızı olarak sizin için dünya nasıl bir yer?
Valla ben de annem gibi düşünüyorum. Sanatçı insanların duyarlılıkları fazla oluyor. Mutsuzluğa, umutsuzluğa hemen kapılabiliyorlar, daha kolaya kayıyorlar ama tabii ki yine de umudumuzu kaybetmemek lazım. Bir yanda da değişime inanıyorum aynı annem gibi.

»Evden çıkan notlardan hazırlanan toplamda 144 şiir ve mektup var. Devamı da gelecek mi?
Devamı gelecek bu kitabın. Biz ancak şimdilik bu kadar seçebildik. Bir çalışma yapıldı öncesinde. Daha hiç açılmamış, bilenmeyen çok şiiri var. Sandık dolu. Onlarca dosya var. Her sene bir kitap çıkartacağız böyle.

» Ne sevdası ne kavgası biten kadınlarla dolu bir kitap olmuş biraz.
Annemi anma gecesinde de söylediğimiz gibi zaten biz bu kitabı bütün kadınlara ithaf ettik. 8 Mart’ın öncesinde çıkarak bütün kadınlar düşünüldü ve ithaf edildi. Umarım kadını görmezden gelen toplumun bir kısmı da bu şiirleri okur da bir pay çıkartırlar kendilerine.

»Uzun bir zaman sonra Onur Saylak’ın çektiği “Şahsiyet” dizisi ile ekranlara dönüyorsunuz. Bu işi kabul etme nedeniniz neydi?
Ben dizilerde oynamıyorum normal olarak. Ne zamanım var ne öyle bir halim var. Dayanılmaz bir performans gerektiriyor. Set koşulları çok zor. Hep böyle nazla niyazla arada bir oynadım. Daha önce bir dizide oynamıştım “Beni 3. bölümde çıkartın” demiştim sonra 3. bölümde ölüp çıkmıştım. Ben Onur Saylak’ı çok beğeniyorum. Olağanüstü bir genç adam. Çok hoş bir insan. Açıkçası Onur beni kandırdı. Bir de Ay Yapım’ın yaptığı işleri beğeniyorum. Önemli işler yapıyorlar ve seti de özlemiştim. Böylelikle de bu işe başlamış oldum. Haftada sadece iki gün çalışacağım, o kadar.

»Amerika’da sinema sektöründe yaşanan tacizler, istismarlar yıllar sonra konuşulmaya başlandı. Siz burada yıllardır bu işe emek verdiniz? Var mı yaşadığınız bir şey?
Hollywood başka bir dünya resmen. Bizim çalıştığımız sürede ben görmedim öyle bir şey ama kadın her yerde kadın. Sadece Hollywood’da, sinema sektöründe değil her meslekte maalesef kadın tacize açık görülen biri. Doktorlukta da öğretmenlikte de öyle. Benim tanıdığım sinema yapan kadın oyuncular çok dişli kadın oyunculardı, cesaret bile edemezlerdi. Hiç görmedim.

***

Aysel Gürel’in sandıktan çıkan el yazmaları

mujde-ar-annesinin-yazdigi-siirleri-yazilari-tum-kadinlara-ithaf-etti-ne-kavgasi-ne-sevdasi-biten-kadinlara-436546-1.

»Yeni çıkan kitapta Sezen Aksu’ya yazdığı bir şiir var. Bu şiiri biliyor muydunuz?
Şiirlerinin arasındaki "Sezen" şiirini yazıp Sezen Aksu’ya vermiş. Ben şimdi bestelenip bestelenmediğini tam olarak hatırlamıyorum ama bu tam Sezen’lik bir şarkı sözü diye not düşmüş. Başkası isterse ben bunu Sezen’e verdim diye.

»Yani şiirin adı o yüzden “Sezen’e”
Evet, Sezen güzel okur bu diye not düşmüş aslında.

***

Gürel’in şiir kitabındaki biyografisinden

7 Şubat 1929 yılında Denizli’de doğan Gürel, 15 yaşındayken sanat dünyasına ilk adımını attı. “Bir şey keşfettim.Herkesin bir şiiri, bir ritmi vardı. Bunu bulmalıydım. Kendimi değil toplumu yazmalıydım” diyen Gürel, işsiz kaldığı dönemde şiir yazmaya karar vermiştir. İlk şarkısı Gençlik Başımda Duman, 45’lik bir plakta yer almış ve hit omuştur. “Şiir Şimdi” ve “Senin İçin Sana Deği” isimli iki şiir kitabı bulunan Gürel, birçok filmde rol almıştır. Onu okudukça, başka dünyalara kulaç atıyoruz ve karşımızda aslında hiç büyümemiş “ Bir Çocuk Şair” görüyoruz. Sıradışı isim Aysel Gürel, 17 Şubat 2008 yılında tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yumdu. Ardında binlerce söz ve şiir bırakarak ölümsüzleşti.