Munzur Üniversitesi'nde neler oluyor?
06.03.2017 16:38 GÜNCEL

Doç. Dr. Candan Badem’in “FETÖ üyeliği” suçlamasıyla açığa alınması ve ardından KHK ile ihraç edilmesiyle başlayan süreç, 6 Ocak tarihli KHK’yla barış imzacısı ve Eğitim-Sen üyesi 13 üniversite çalışanının ihraç edilmesiyle devam etti.

Candan Badem’in ihracından sonra Rektör ve Üniversite yönetiminden yapılan açıklamalarda ihraç kararının kendilerine ait olmadığı, kararın Ankara’dan, YÖK’ten, geldiği belirtildi.

Rektör Ubeyde İpek,daha sonra yaptığı açıklamalarda, “üniversitede teröristleri barındırmayacağını” dillendirerek, akademik ve idari personele gözdağı verdi.

İstifa etmeleri için baskıya maruz kalan Eğitim-Sen üyelerine; “Üniversitede işlerinin yolunda gitmesini istiyorsan sendikasız, ya da hükümetin sendikası Eğitim-Bir-Sen’li olmalısın” denildi. Bu arada sahte isimle açılan bir sosyal medya hesabından Munzur Üniversitesi’ndeki barış imzacısı ve sendika temsilcisi üniversite çalışanları, kimilerinin isimleri verilerek hedef gösterildi.

6 Ocak’taki KHK’nin ardından ihraç edilen üniversite çalışanlarının fotoğrafları güvenlik çalışanlarına dağıtılarak kampüse girmesi yasaklandı. Akademisyenler eşyalarını toplamak için kampüse geldiklerinde öğrencileri ve iş arkadaşlarıyla vedalaşmaları engellendi. Üniversite genel sekreter yardımcısı ve güvenlik amiri Tülay Şaroğlu, güvenlik görevlilerini müdahale etmedikleri takdirde soruşturmayla tehdit etti.

İhraç edilen üniversite çalışanlarını uğurlamaya gelen iş arkadaşlarına ve öğrencilere disiplin soruşturması açılması gündeme geldi. İhraç edilen memurlardan, aynı zamanda üniversitenin öğrencisi olan Nursel Aslan Çetin’e öğrenciliği üzerinden disiplin soruşturması açıldı. Halen üniversiteyle öğrenci olarak bağı olan Çetin’in kampüse girişi bu biçimde engellenmeye çalışıldı, eğitim hakkı engellendi.

Ocak ayı ihraçlarının ardından Rektör fakültelerle yaptığı toplantılarda akademik personele 9-5 mesaisi dayattı, akademisyenlerin çalışma saatlerinin bu biçimde tanımlanamayacağına dair Danıştay kararını tanımadığını bildirdi.

Mesai saatlerine uymamanın kamu görevinden ihraç nedeni olarak kullanabileceğini beyan eden rektör, araştırma görevlilerinin görev tanımını ve yasal çerçeveyi aşacak biçimlerde çalıştırılabileceğini savundu.

Munzur Üniversitesi'nden ihraç edilen Eğitim Sen'lilerin açıklaması şu şekilde:

"Hiçbir gerekçeye ihtiyaç duymadan keyfi biçimde gerçekleşen, hukuk dışı ve sorumsuz KHK ihraçlarının tek amacı devlet kurumlarını hükümetin isteklerine göre dizayn etmektir. Hükümet binlerce kamu personelinin, binlerce KESK, Eğitim-Sen üyesi ve barış imzacısı akademisyenlerin kamu görevinden ihraç edilmesine yol açan KHK çılgınlığının kendilerine getireceği hukuki ve maddi sonuçları fark etmiştir. 7 Şubat tarihli KHK’nın ardından YÖK tarafından yapılan “ihraç kararlarının tamamen üniversite yönetimleri tarafından belirlendiği” açıklaması da bunu göstermekte, KHK’ların suçunu kendi üzerinden atma çabasını yansıtmaktadır. Ancak biz bu hukuksuzluğun sorumlularını hem Ankara hem de onun gözüne girmeye çalışan yerel idareciler olduğunun bilincindeyiz.

Şu durumda Munzur Üniversitesi yönetiminin sorularımıza cevap vermesini istiyoruz:

  • İhraç edilen arkadaşlarımızı kimler, hangi kriterlere göre karar verdi?
  • Arkadaşlarımızın kamu görevinden men edilmesine sebep olacak ne delilleriniz var ve bunların hukuksal, anayasal çerçevesi nedir?
  • Yalnızca 15 Temmuz Darbe girişimine dâhil olanları kapsaması mümkün olan OHAL KHK’ları, neye dayanarak solcu, demokrat ve özgürlükçü üniversite çalışanlarına karşı kullanılmaktadır?
  • Tunceli ve üniversitedeki Cemaat yapılanmasının temsilcisi olan isimler korunmakta mıdır? FETÖ’nün sendikal örgütlenmesi olan Aktif Sen’in üniversite temsilciliği için dilekçe veren yardımcı doçentler Bülent Kar ve Ahmet Zülfü Türkoğlu, Rektörün makam odasında ve makam arabasında her gün ne aramaktadır? Bu kişiler neden Rektörün sağ kolu pozisyonundadır?
  • Rektör yardımcısı Prof. Dr. Nihat Tosun, kardeşi Hacı Bayram Tosun’un Adıyaman’daki FETÖ soruşturması kapsamında ihraç edilmesinin ardından neden soruşturma ve ihraç komisyonlarında yer almıştır?
  • Munzur Üniversitesi Rektörü Ubeyde İpek, Birlik Vakfı başkanı ve üniversite öğretim üyeleri Ahmet Zülfü Türkoğlu, Bülent Kar ve üniversite Bilgi İşlem Daire başkanı Cem Tekinoğlu hangi görev ve sıfatla AKP’nin Evet kampanyası kapsamında kente gelen milletvekili Metin Külünk’e eşlik etmiş ve toplantı düzenlemişlerdir?

Üniversite Rektörlüğü1 Nisan 2016'da verdiği ilanla İİBF'ne Mürsel Akyüz'ü yardımcı doçent olarak almıştır. Mürsel Akyüz 675 sayılı KHK ile FETÖden ihraç edilmiştir.

  • 22 Temmuz 2016 tarihinde verdiği ilanla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nden araştırma görevlisi Bora Yılmaz'ı açıkça tarif ederek onu yardımcı doçent kadrosuna almak istemiştir. Bunu yaparken tamamen ve sadece kendi kararıyla Bora Yılmaz'ı seçmiş, onu almak istediği Türk Dili ve Edebiyatı bölümünün görüşünü dikkate almamıştır. Fakat Bora Yılmaz FETÖ üyeliği suçlamasıyla açığa alınmış olduğu için yabancı dil sınavına gelmemiştir.
  • Yine 675 sayılı KHK ile ihraç edilmiş olan İİBF araştırma görevlisi Onur Gül için Haziran 2016'da çıkan Tunceli Üniversitesi dergisinin 2. sayısında tam üç buçuk sayfa tanıtım yazısı çıkmıştır. Yazıda Gül'ün 5 ayrı müzik aletini çalabildiği işlenmiş, üniversitenin yetenekli ve başarılı öğretim elemanı olarak tanıtılmıştır.

Munzur Üniversitesi 678 ve 679 sayılı KHK’larla ihraç ettiği 14 Eğitim-Sen üyesi üniversitesi çalışanını sorgusuz sualsiz geri almak için derhal işlemlere başlamalıdır. Dersim Eğitim-Sen olarak bu sürecin takipçisi olacağız."