Anasayfa KÜLTÜR SANAT Müziğimizin dünyayı dolaşması lazım

Müziğimizin dünyayı dolaşması lazım

Efe Demiral, ikinci stüdyo albümü Uyku Pansiyon ile caz müziğin derinliklerinde dolaşmaya devam ediyor. Demiral albümünü yayımladığı Bilgi Üniversitesi tarafından kurulan Bilgi Music Label’ın üniversiteler için bir rol model olduğunu söylüyor

Gitarist Efe Demiral, bu yılın başında ikinci stüdyo albümü Uyku Pansiyon’u yayımladı. Eren Turgut, Mert Can Bilgin, Gunnar Halle, Deniz Özçelik, Berke Can Özcan ve Tamer Temel’le çalıştığı albümde besteleri Demiral’a ait olan 9 şarkı var. Çıktığı gün itibariyle de büyük heyecan uyandıran albüm, yılın en iyileri arasında olmaya aday. Bilgi Music Label etiketiyle yayımlanan albüm için Demiral’la Bilgi Üniversitesi Santralistanbul’da bir araya geldik.

Albüm nasıl bir süreçte hazırlandı?

Albümde 2012 yılında Bilgi’de yaptığım parçalardan da bir şeyler var. 2011’de ve 2018’de yaptığım parçalar da var.  Yani 7-8 yıllık bir süreç içerisinde yaptığım bestelerden oluşan bir albüm. Kayıt süreci de albümü ortaya çıkarmamızda bir yıl içerisinde oldu.

‘Uyku Pansiyon’ ne demek?

Bodrum’da sokakta yürürken, Zeki Müren’in evine yakın bir yerde bu pansiyona denk geldim. İsmi aklımda kalmış ve albüme isim vereceğim zaman ‘Uyku Pansiyon’ isminin mecazi olarak da uygun olduğunu düşündüm. Albüm kayıtlarına 1 ay kala bir parça yapmıştım sonra müzik ve bu isim kafamda bir konseptte buluştu. İsmini de öyle koydum.

Albümünüz Bilgi Music Label üzerinden yayımlandı. Üniversitenin sunduğu iyi bir fırsat sanırım bu.

Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü’nden mezunum. Mezun olduğum bölümün bünyesinde hala bir şeyler üretmek çok değerli benim için. Ateş Erkoç’unda girişimleriyle bu bir label’a dönüştü, Bilgi’de müzik yapan, mezun veya okuyan öğrencilerin bir label’ı olmuş oldu. Müzisyenler için de diğer müzik yapan öğrenciler için de cezbedici bir şey. Müzisyenleri üretmeye ve paylaşmaya yöneltmesi olması çok iyi bence; böyle bir insiyatife ihtiyaç vardı.

Müzik okuyan insanlar buradan sektöre piyasaya atılabiliyorlar.

Bu kelimeleri pek sevmiyorum aslında. Çünkü zaten müzik yapıyorlar. Bir öğrencinin ya da mezun olmuş veya olmamış, albümünü bastıracağı zaman kafasında ‘Herhalde benim bir plak şirketiyle anlaşmam gerekiyor’ diye bir fikir oluyordu ama şimdi öğrenciler ya da mezunlar daha majör bir plak şirketlerine gebe olmadan kendi seslerini duyurabiliyorlar. Üretim yine müzisyenlerin kendisinde, aslında içeriğe muhtaç olan sektörün ve piyasanın kendisi.

Albümde kimlerle çalıştınız?

Davulda Mertcan Bilgin, bas gitarda Eren Turgut ,saksofonlarda Tamer Temel, trompette Gunnar Halle var.  Bir parçada davulda Berke Can Özcan var ve yine bir parçada vokalde Deniz Özçelik var. Albümün geneli canlı kayıtlardan oluşuyor. Miksi Adham Farid, Mastering’i ise Güven Ersoysal yaptı. Albümün tasarımı Eren Bora’nın, kapak fotoğrafı ise Recep Şalk’ın. Ateş Erkoç ise sürecin başından sonuna kadar, kayıt yayınlama, dinleme ve hatta aranjman seçimleri ile ilgili olarak tüm detaylarda vardı. Herkesin ayrı ayrı çok büyük emeği var.

Siz kendi müziğinizi nasıl anlatıyorsunuz?

14 yaşında gitar çalmaya başladım. 2009 yılında Nazım Hikmet Akademisi’nde bir akademi çatısı altında ders almaya başlamıştık bir grup insan ile. Orada müzik yapmaya dair yeni ve canlı bir şeyler vardı. Hocalarımız çok istekli ve gayretliydi, üretime yeni bir alan açmak isteyen bir oluşumdu diyebilirim. Orada Erkan Oğur, Ayşe Tütüncü,  Derya Türkan, Murat Opus gibi birçok isimle çalıştım..  O dönemde epeyce müzik yazmaya başladım.  Bu durum kendini ifade etme ihtiyacı mıdır, bilmiyorum. İçsel bir şey gibi. Hatta Erkan Oğur hocama da çalıyordum o da parçalarla ilgili fikir veriyordu bana. Ondan sonra 2011’de Bilgi’ye girene kadar biraz daha ürettim, dinlediğim yeni müziklerden etkileniyor biraz da eklektik olmaya başlayan müzikler yazmaya başlıyordum. Sadece üreterek kendimi ifade edebileceğimi düşündüm ki sonra Bilgi’ye girmemle beste yapma isteği arttı. Bir şeyler de öğrendikçe o alanı genişletmek istedim ama işin en güzel tarafı bu müziklere başka müzisyenlerin de kattığı perspektifler. Senin görmediğin bir yerden görebiliyorlar yapılan şeyi ve öyle bir yerden tekrar ele alınca müzikle ilgili yeni bir kapı açıldığı da oluyor. Tek başına çalışırken bazen bir fanusa sıkışabiliyorsun. Kompozisyon süreci ve besteleme süreci bitmiyor. Başka müzisyenlerle çalmanın müziğin formunda çeşitlilik sağlayan bir tarafı var. Kendi müziğim için spesifik bir tarif oluşturamam fakat avaz avaz bağırmayan bir müzik yaptığımı düşünüyorum.

Enstrümantal albüm yapmanın dezavantajları var mı?

Çok fazla sorulan bir soru bu. ‘Neden sözlü değil. Sen de sözlü müzik yapsana, yok mu bir şeyler?’ gibi sorular geliyor.  Etrafımdaki insanların da sorduğu bir şey bu kimi zaman ama anlaşılamayan şey de şu; nasıl yapayım? Bende öyle bir şey yok ki. O da başka türlü bir derinlik ve dağarcık gerektiriyor. Bugüne kadar içimden söz yazmak gelmedi ama metinsel ve görsel dünyanın çağrıştırdığı dünyalardan etkilenerek müzik yazdığım oldu. Sözsüz müzik sorusuna gelecek olursak buna dezavantaj olarak bakmıyorum aslında. Çünkü sözlü müziğin de şöyle bir dezavantajı var; dinleyiciye direkt bir metin sunulduğu için o metin üzerinden kendine böyle bir anlam çeperi oluşturuyorsun. Enstrümantal müzikte daha soyut bir dünya var o yüzden kendince müzikle kurduğun bağ sana özel bir şeydir ve sözlü müziğe göre daha az tartışmaya açıktır. Yani orada benim çaldığım herhangi bir melodiyi ve ezgiyi senin dünyanda bambaşka bir şey çağrıştırabilir. O yüzden her duygu durumuna çekilebilen bir tarafı olduğu için enstrümantal müziğin dezavantajı olduğunu düşünmüyorum.. Sözlü müzik daha genele hitap ediyor ama bir metin var ve o metin çerçevesindesin. Ben Can Kazaz’la çalıyorum, onun gitaristiyim. Can’ın yaptığı ‘Biraz’ diye bir parça var. Şarkıyı Litvanya’ya olduğu günler için yapmış, oradaki arkadaşları için ama mesela şarkı aşk şarkısı olarak algılanıyor. Bu yüzden hatta enstrümantal müziği avantaj olarak görüyorum, albümden sonra bazı parçalarla ilgili herkesin farklı bir şey hissettiği ve bunu dile getirdiği oldu. Enstrümantal müzik daha detaylanabildiğim bir alan gibi geliyor, tabi biri daha iyi biri daha kötü gibi hiyerarşik bir şey yok.

Geleceğe dair planların nelerdir?

Benim bir albümüm daha var; Inside Out. Ambient bir gitar albümü, durağan ve mekansal boyutları olan bir albüm olarak tarif edebilirim. Şimdi ise Uyku Pansiyon var, öncelikle bu albümün konserlerini vereceğiz. Bir sürü yaptığım yeni müzik var. Gelecek planları da hep bu yolla kendimi ifade etmeye  ve yeni müziklerimi paylaşmaya yönelik aslında ama isteğim ve arzum yurt dışında sevdiğimiz, istediğimiz yerlerde çalabilmek ve oralarda müziğimizin talep görmesi. Böyle bir isteğim var, umarım gerçekleştirebilirim. Ortaya çıkan işin, burada çalan müzisyenlerin bunu hak ettiğini düşünüyorum. Bu yüzden müziğimizi farklı coğrafyalarda da canlandırmak, başka müzisyenlerle de paylaşmak isterim.

Efe Demiral’ın konser takvimi şöyle:

  • 10 Mart – Bova
  • 28 Mart – IKSV SALON
  • 20 Nisan – NHKM Kadıköy
  • 24 Nisan – Social Jazz Club
  • 23 Mayıs – Zorlu Caz Festivali

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

10,919AbonelerABONE OL
- Reklam -

SON HABERLER

Nurettin Canikli’den Şaban Vatan hakkında suç duyurusu

Giresun'un Eynesil ilçesinde şüpheli bir şekilde ölen ve ölümü aydınlatılmayan Rabia Naz'ın...

Çipras’tan Erdoğan’a yanıt: Uluslararası hukuk ve AB adına konuşuyorum

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Erdoğan'ın 'Kendine göre bir şeyler söyleyip duruyor' sözlerine...

Arzu Çerkezoğlu: Halkın iradesine saygı göstermeyenler kaybetti

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 23 Haziran seçimlerine ilişkin yazılı açıklama yayımlayarak...

Diyarbakır’da silahlı kavga: 1 ölü, 1 yaralı

Diyarbakır'da, borç- alacak nedeniyle husumetli iki grup arasında, iş merkezinde silahlı kavga çıktı....

Denizli’de ahır yangını: Çok sayıda hayvan yaşamını yitirdi

Denizli'nin Pamukkale ilçesindeki ahırda çıkan yangında, 1 inek, 1 buzağı, 1 keçi, 4...

AKP Sözcüsü Çelik: İmamoğlu’nu tebrik ederiz

AKP Sözcüsü Ömer Çelik MYK sonrası açıklamalarda bulundu. Çelik, "Son seçimlerde sonuç...

Boğaziçi Köprüsü’nde intihar

Kimliği belirlenemeyen bir kişi, Boğaziçi Köprüsü'nden denize atlayarak yaşamına son verdi. Yapılan...

İktidar yenilginin faturasını Kaftancıoğlu’na kesmek istiyor

CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, 6 yıl önce yaptığı bazı...

Türkiye en fazla haber okuyan üçüncü ülke

En fazla haber takip eden ülkeler belirlendi. Buna göre en fazla haber...

Yeni askerlik sistemi yasalaştı

Yeni askerlik sistemine ilişkin düzenleme TBMM Genel Kurulu'nda 335 oyla kabul edilerek...

Sonraki haber