Müzikte samimiyet önemli
04.12.2018 10:30 KÜLTÜR SANAT
Burcu Tatlıses, ikinci solo albümü Uzaklar’ı müzikseverlerin beğenisine sundu. Tatlıses, albüm lansman gecesini bugün Dorock XL Beşiktaş’ta yapacak

BURAK ABATAY @abatayburak

Müzisyen Burcu Tatlıses ikinci solo albümü Uzaklar’ı Ada Müzik etiketiyle dinleyicisiyle buluşturdu. Daha önce ‘Güzel Kokuyorum’ albümü ile adından söz ettiren Tatlıses, Uzaklar ile bu kez söz yazarı ve besteci kimliğinin yanına aranjörü de ekliyor. Tatlıses’le bir araya geldik ve Uzaklar albümünü konuştuk.

► 3 yıl sonra albüm geldi. Ne değişti, nasıl geçti bu 3 yıl?
Çok sakin geçmedi, çünkü 3 yıl boyunca hep yeni albüm üzerine düşünüp çalışıyordum. Şarkıların olgunlaşma süreci, kafamdaki soundu ortaya çıkarma sancısı, denemeler yanılmalar derken ara biraz uzadı. Arada bir tekli Geyikli Masalları yayımladık bu yılın başında. Sonra ağustos ayında stüdyoya girdik ve kasımda albümü dinleyenlerimizle paylaştık.

Albümde farklı bir sound var. Daha önce ‘Güzel Kokuyorum’da görmediğimiz farklı bir altyapı ve vokal denenmiş.

► Çekincelerin var mıydı?
İlk albüm, o zamana değin birikmiş ne varsa ortaya dökülmesiydi. Bunu yaparken şarkıları, düzenlemeleri, ortaya çıkacak soundu birlikte çalıştığımız ekiple belirledik. Bir sürü noktada müdahil oldum tabii ama aslında biraz da teslim oldum. Sonuçta yine beni anlatan, müzikal kimliğimi bulma yolunda bir ilk adım olan 'Güzel Kokuyorum' çıktı ortaya.

Zaman geçtikçe yaptığım besteler farklılaştı. Bir de insan sürekli bir arayış içinde. Dinlediğiniz şeyler, yaşadıklarınız, gözlemledikleriniz değişiyor ve sizi de dönüştürüyor. Mesela bana uzak dediğim şeyler yavaş yavaş sıcak gelmeye başladı, elektronik altyapılar gibi. Onları da denemeye başladım. Bir de aranjör kimliğimi de bu albüme dahil edince dolayısıyla daha bana ait bir şey ortaya çıktı. Keza vokal olarak da öyle. Zaten müziğin içindeyseniz sabit durmak mümkün değil. Muhakkak başka yerlere doğru yelken açıyorsunuz. Dediğim gibi vokal anlamında kendimi daha özgür hissettim, hiçbir şeyi kafama takmadım, şarkılar anlamında da içimde, aklımda ne varsa ortaya koydum. Birinci albümden kopuk, ayrık bir şey olmamakla beraber daha kendini bulmuş, yol almış bir albümle geldim bu kez.

► Eskiden şarkı sözü yazıyordun, beste yapıyordun, bunları biliyoruz ama düzenleyici- aranjör kimliğini daha önce bilmiyorduk. Daha önce var mıydı bu kimliğin?
Teknik olarak bu işe çok hâkim değildim. Fikir olarak kafamda dönen şeyler oluyordu. Nerede ne çalsın, nasıl bir enstrüman olsun gibi. Geçen süreç içinde biraz daha aranje yapabilmek üzerine yoğunlaştım. Çünkü kendini birilerine anlatmak çok zor, kendini ortaya koymanın yollarını bulmak gerekiyor. Teknik olarak da işi çözünce, aklımdakileri gerçeğe dönüştürmek için başka bir yol açıldı bana. Çok heyecan verici oldu benim için.

► Bir albüm içinde tüm şarkılarda aynı sound olması dinleyiciyi rahatsız edecek bir şey mi yoksa genel olarak bu sound kanıksanabilen bir hale mi geliyor?
Müzikte bir kimlik ortaya koymak önemli. Bunu yapmanın yolu da doğal olarak şarkıdan ve onu anlatış biçiminden geçiyor. Zaten kendi şarkılarını yazıyorsan ve hatta düzenlemelerde de var oluyorsan, ister istemez bütünlüklü bir şey ortaya çıkıyor. Kim bu adam ya da kadın diye keşfetme hevesinde olan dinleyici de seni kafasında çizmek için aynı paletten farklı renkleri bir araya getirebiliyor böylece. Bütünlük önemli yani ama yine de her şeyin ötesinde samimiyet önemli bence. Yapmış olmak için değil de gerçekten yapmak istediğin için yaparsan herhangi bir şeyi, öyle ya da böyle ulaşıyor insanlara. Ve müziğin sonsuz sularında dolanmak pek karşı konulabilir bir şey değil.

muzikte-samimiyet-onemli-538045-1.



► Hep konuşulan bir konu var. Alternatif sesler, çağın bağımsız müzisyenleri… Bu tartışmaya nasıl bakıyorsun? Alternatif meselesine dair görüşlerin neler?
Bu çok ucu açık bir kavram. Alternatif neye alternatif? Türkiye’de alternatif müzik diye adlandırılan müziklere baktığımızda aslında içinde arabesk öğeleri de popüler ögeleri de barındırıyor. Yepyeni, inanılmaz alternatif şeyler belki parmakla sayılacak kadar az. Alternatifin çıkış noktası biraz da popüler müziğe alternatif olarak duruyor. Öyle düşünüyorum. Orada başka bir dünya başka bir dinamik var ki bence eski geçerliliği de yok. Kendi şarkılarını üreten insanların daha ortada olduğu, çoğu zaman yapım şirketlerine bile uzak durarak şarkılarını kendilerinin yayımladıkları, hem popüler müziğe hem düzene alternatif bir kimlik var bir yanda, bu heyecan verici. Bunun yanında alternatif diye başlıklanan, yeni bir şeyler üretmek yerine eskiden ‘tü kaka’ denilen birçok şeyi şimdi yeniymiş gibi insanlara sunan bir akım da var ki, uzun süre geçerliliği olacağını sanmıyorum. Günü kurtarmak üzerine kurulu.

► Müziğinde nasıl bir tutum var?
İnsanın kendi müziğini anlatması zor. Temeline baktığımda ‘şöyle bir şey yapmak için yola çıktım ve şunu yaptım’ diyemiyorum. Daha çok akışa bırakıyorum kendimi. Sözlerle aşkımız devam ediyor, çok gelgitli, yoğun, birbirimizi büyüten bir ilişkimiz var. Bir yorumcu olarak daha az kaygılıydım bu albümde, neyi nasıl söylemek istiyorsam bıraktım, aktı gitti. Düzenlemelere de el atınca adını ne koyarız bilmiyorum ama benim müziğim çıktı işte ortaya.

► Popüler olmak gibi bir kaygın var mı?
Evet var. Kendim olarak, daha çok bilinmek, daha çok dinlenmek ve daha çok konser yapmak istiyorum. Bu şarkıları kendime yazmadım ki, paylaşmadan tamamlanmıyor.

► Yakın zamanda konser var mı?
Bugün Dorock XL Beşiktaş’ta 'Uzaklar' lansman konseri var. Sürpriz konuklarımızın ve sevdiğimiz dostlarımızın olacağı bir gece ile Uzaklar’ın konser serisini başlatacağız.

► Albümdeki şarkıların sendeki karşılığı ne?
Uzaklar: Bir gidememe şarkısı.
Düşmedim Daha: Demli gözlerim gördüğüyle...
Menekşe: Gel ve menekşeni sula, özledim.
Mahir Ah: Seni sevmek senden büyük.
Alsana Beni: Al sana beni.
Bu Gökler: Dünya düz değil:)
Yalan: Bu yalan sana değil.
Geyikli Masallar: Gidiyorum, duyuyor musun?