Nazım Hikmet Korosu’nun öncüsü Say: Koro cesur bir ismi taşıyor, layık olacak
25.08.2015 08:22 KÜLTÜR SANAT
“Türkiye’de yıllardır çalamıyorduk ‘Nazım Oratoryosu’nu. Zor ve cesur bir ismi taşıyor koro ve bu isme layık olacak işler yapıyor, yapacak. Koronun ismi de bir cevaptır”

AYDIN DEMİR
[email protected]

Fotoğraflar:HASAN BERK TAŞMERDİVENLİ

Dünyaca tanınan müzisyen Fazıl Say, 2001’de yaptığı Nazım Hikmet Oratoryosu’nun ardından eşitlikçi, özgürlükçü ve her koristin rahatça fikrini söyleyebildiği Nazım Hikmet Korosu’nu kurdu. Koronun aralıksız olarak çalıştığı 29-30 Ağustos günü Ankara Odeon konseri öncesi, Fazıl Say ve koristlerle her ne kadar bu koroyu konuşmak için sözleşmiş olsak da, ülkenin geçirdiği yoğun ve ağır süreç söyleşimize de yansıdı.


Koronun zor ve cesur bir ismi taşıdığını söyleyen Say, “Kendim iyiyim ancak Türkiye ile ilgili çok endişeliyim. Müzisyen güzellikten yanadır, savaş yapmaz, insan öldürmez, katil olmaz” diyor.

Nazım Hikmet Korosu'nu yaratma fikri nasıl oluştu?
Eserlere ve sanatçılara uygulanan baskıya memur sanatçıların birlikte karşı durması gerekirken, devletin korosu benimle çalışmayı kesince ve kamuoyuna hakkımda bazı açıklamalar yapınca yollarımızı ayırdık. İstanbul’da çok genç sanatçılar tanıyordum. Bunlardan bazıları ‘Yeni Şarkılar’ albümümde de vardı. Olağanüstü sesler ancak harcanıyorlar. Bir de Almanya’da gençlerin katıldığı festival korosu vardı. Hepsini aradım. ‘Bir koro kurmak ister misiniz? Ben başınızda dururum’ dedim. ‘Tamam’ dediler, unu söyledim; “Herkesin eşit olduğu demokratik yapı oluşturuyoruz”. Böylece koroyu oluşturduk.

Bu koroyu diğerlerinden ayıran ne?
Hiyerarşik düşünseydik olmazdı. Mesleğim çok bireysel. Projelerimde 250 kişi de oluyor ancak besteleri yapan ben oluyorum. İlk kez böyle bir grubun başına geldim. Genel müzik direktörü terimini 45 yaşımda ilk defa edindim. Kendi kendini yöneten bir koro organizasyonunun içerisinde olayım ve onlara destek vereyim istedim. Nazım Hikmet Korosu’nun farkı bu.
nazim-hikmet-korosu-nun-oncusu-say-koro-cesur-bir-ismi-tasiyor-layik-olacak-65488-1.

'KORONUN İSMİ CEVAPTIR'

İsim olarak ‘Nazım Hikmet Korosu’nu seçmenizin özel bir nedeni var mı?
2001’de yaptığım Nazım Hikmet Oratoryosu, Nazım Hikmet ile devleti ve dolayısıyla da halkı barıştıran bir eserdi. Nazım’ın kitapları ya yasaklıydı, ya sansürlüydü ve kendisi de ‘hâlâ vatan hainiydi’. Oratoryoyla bambaşka bir Nazım Hikmet portresi oluşmaya başladı insanların gönlünde. Bu eser devlet-halk-Türk edebiyatı ve klasik müzik arasında tarihsel bir buluşma oldu. Türkiye'de yıllardır çalamıyorduk 'Nazım Oratoryosu’nu, altı-yedi yıldır dinleyiciyle buluşamıyordu. Normalde kadrosu 220 kişiydi. Biz bu kez 181 kişiyle yapıyoruz. Böyle bir şeyin devlet olmadan olması da mümkünmüş. Zor ve cesur bir ismi taşıyor koro ve bu isme layık olacak işler yapıyor, yapacak. Koronun ismi de bir cevaptır.

Koroya ilişkin ne tür çalışmalar planlıyorsunuz?
Koro kendi kendini idare eden uluslararası düzeye geldiği vakit, koronun ismi Fazıl Say ismi kadar büyük olduğu zaman, kenara çekilir, sadece dost olarak kalırız. Şimdilik konserlerimizi hızla koymaya çalışıyoruz. Türkiye’de konser koyabilmek çok vahim.

'MESLEĞİ BIRAK' DİYE EMREDİYORLAR


Son dönemde yaşadıklarınız da aslında Türkiye’nin bu vahim süreciyle alakalı...
Hepimiz korkuyoruz. Çok ağır süreçler yaşıyoruz. Kendim iyiyim ancak Türkiye ile ilgili çok endişeliyim. Konserler, festivaller iptal oluyor. Ben hiçbir konserimi iptal etmedim, buna karşıyım zaten. Sanatçıya mesleğini bırakması niye emrediliyor? Bir de biz eğlenceli bir şey yapmıyoruz ki. Şu hazırladığımız eserler eğlence değil. Dinledikleriniz aynı zamanda bir ağıt. Sadece 'Memleketim' değil, 'Nâzım Oratoryosu’nda adı ‘Şehitler’ olan parça var, ‘Üç Selvi’ var...

Biz bu işin içinden nasıl çıkarız?
Şu an gördüğünüz yapabileceğimizin en iyisi. Ama daha ne yapabilir derseniz, bilemiyorum. Müzisyen güzellikten, dostluktan yanadır. Bir laf vardır ya hani; müzisyen olan insan savaş yapmaz, katil olmaz. Şu siyasetçiler birazcık enstrüman çalıyor olsaydılar, emin olun çok daha farklı yollar güdülürdü her konuda.

nazim-hikmet-korosu-nun-oncusu-say-koro-cesur-bir-ismi-tasiyor-layik-olacak-65487-1.

BU KORODA 'SEN' YOK

Atilla Gündoğdu (Operasyon Sorumlusu-Korist):Ortak bir lisan var o da; müzik. Dünyanın her yerinde geçerli olan bir lisan üzerinden, müzik teorisi ve dili üzerinden ilerleyince herkes kendi üzerine düşeni yaptıktan sonra bir birliktelik doğmaya başlıyor. Aslında herkes solist ama tek bir amaç için burada; Müzik.

Feride Büyükdenktaş (Korist): Koroda ‘sen’ yok. Herkesle beraber aynı şeyi hissetmeye çalışarak yapmak önemli olan. Evet, solistiz her birimiz ancak solist gibi davranmak yerine o an müziğin bir parçası olarak biz olmayı başarıyoruz.

Nihan İnan Oral (Genel Koordinator-Korist):Ben, sen değil de biz olmak önemli olan. İnsan tek sesli bir enstrümandır. Ben çok isterdim boğazımın piyano gibi çok sesli bir enstrüman olmasını ama olmuyor. Koroda çok sesli bir enstrüman oluyoruz.

ŞİRİNLER KÖYÜ GİBİ

Koroyu farklı kılan ne?
Ozan Kutlar (Artistik Koordinatör-Korist): Nazım Hikmet Korosu’nu bugüne kadar çalıştığım korolardan farklı kılan; özgürlük. Hepimiz fikirlerimizi açıkça dile getirebiliyoruz. Herkesin fikrine önem gösteriliyor.

Atilla Gündoğdu: İşçi kelimesi sanatçı kelimesiyle yan yana getirilmiyor fakat biz de burada bir iş yapıyoruz. Sahne işçisiyiz. Bu yüzden sosyal haklara sahip bir koruyuz. Hepimiz sigortalıyız.

Feride Büyükdenktaş: Ortaya bir eser çıkıyor ancak onun arkasında çok uzun mesailer ve emekler var. Bunun karşılığının her anlamda alınabiliyor olması önemli.

Nihan İnan Oral: Koroda herkesin söz hakkı var. Koroyu kurarken ilk söylediğimiz şey; ‘Provalar sigortalanacak, ücret alınacak, kısaca koronun bir arada olduğu her saat sigortalanacak’tı.

Atilla Gündoğdu: Komün bir yaşama dönüştük aslında, Şirinler Köyü gibi. Ne yapıyoruz; müzik yapıyoruz.

MÜZİK TEK DİLDİR

Böyle geniş bir kadro nerede ve nasıl çalışıyor? Yeni seslere açık mı koro?
Nihan İnan Oral: Şişli Belediyesi, Kültür Merkezi’ni tahsis etti. Bizim için büyük bir nimet. Projeler ilerledikçe ve sabit bir prova yerimiz olursa, ileride sadece bir konsere hazırlanamayacağız. [email protected] adresinden bütün başvuruları kabul ediyoruz. Belirli dönemlerde başvuruları toplayıp inceliyoruz.

Hepimiz farklı kültürlerle büyüdük. Bir araya geldiğimiz zaman aynı dilde konuşup müzik yapabiliyoruz. İlla hepimizin aynı olmasına gerek yok. Müzik tek dildir, hiçbir şeyi ayırt etmez.

ÖZGÜRLÜĞÜMÜZE SAHİP OLUYORUZ

Nâzım Hikmet sizin için ne ifade ediyor?
Atilla Gündoğdu: “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçe” benim hafızamdadır hep.

Burcu Gülcan Değirmenci (Korist): “Yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil” der Nâzım Hikmet. Koroda yaşadığımızı hissediyoruz, nefes alıyoruz.

Ozan Kutlar: Nâzım Hikmet hep hapsedilmiş, sürgün edilmiş, yıllarca hapis bile yatmış olsa, biz bugün onun ismiyle kendi işimize ve özgürlüğümüze sahip oluyoruz.