Nerede o kabadayılar!
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

Toroslarda bir söz vardır!..

Eşek kaçtı, palan düştü, bu iş bitti!” derler…

Ne zaman; birileri çok konuşur. Eser, gürler. Küçük dağları ben yarattım diye mağrurlaşırsa, ortalıkta fazla dolaşır ve milleti aldatmaya çalışırsa…

Ve sonra birden söylediği her şeyin yalan, yaptığı her gösterinin sahte olduğu anlaşılır ve rezil olur da alelacele ortadan kaybolursa, bizim Arpaçsakarlılar bu tabiri kullanırlar...

Kaçan adam kurtulur belki, ama iflah olmaz!..

• • •

Salı günü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında, kutuyu açtı ve gerçekleri tek tek anlattı…

Bir hafta önce Çorum’da ve Ankara’da RTE’ye sorduğu sorulara cevap gelmeyince, yanıtını elindeki belgelerle kendisi verdi!..

• • •

RTE’ye ne sormuştu Kılıçdaroğlu?!..

Demişti ki: “Çocuklarının, dünürünün, eniştenin, kardeşinin, eski özel kalem müdürünün vergi cennetlerinde kurulan bir şirkete milyonlarca dolar para gönderdiklerini biliyor musun? Yerli ve milli isen bunun cevabını vermelisin!”

Soru çok basit ve yalındı!..

Cevap da o kadar net ve sade olmalıydı!.. Evet ya da hayır!..

• • •

RTE ne yaptı?!

Celallendi!.. Mağrur bir ifade takındı!.

Grup toplantısında yandaşların bağırış ve alkışları arasında rest çekerek Kılıçdaroğlu’na dedi ki;

Çocuklarım, kardeşim, eniştem, dünürüm, eski özel müdürüm, yurt dışına milyonlarca dolar para göndermiş” diyorsun.

“Daha önce de benim 3 milyar dolar param olduğunu iddia etmiştin.

Müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Bir şeyi iddia ediyorsan onu ispatla...

İspat ettiği andaCumhurbaşkanlığı makamında bir dakika durmayacağımın garantisini veriyorum” diyerek tüm ülke önünde kendisi bağladı!..

• • •

Ve salı günü Kemal Kılıçdaroğlu gönderilen paraları ispatladı!.

• • •

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakın bazı isimlerin İngiltere-İrlanda arasında bulunan Man Adası’ndaki bir şirkete para transferi yaptıklarını açıkladı.

Ve bu transferlere dair SWIFT işlemlerini ve ödemelerle ilgili banka dekontlarını da yurttaşlarımıza gösterdi!..

• • •

Kılıçdaroğlu devamla; para gönderme öyküsünü, giden şirketi ve şirketin sahiplerini açıkladı ve bu şirkete Erdoğan ailesinin gönderdikleri paraları sıraladı.

1 Ağustos 2011 günü Man Adası devletinde Bellway LTD kurulur. Bu şirket bir kişiden oluşmaktadır. Kurucunun adı Sıdkı Ayan’dır. Ayan 15 Kasım 2011’de bu şirketi Kasım Öztaş’a devreder.

Devirden sonra bu şirkete; 15.12.2011 tarihinde Ziya İlgen,(enişte) ile Mustafa Erdoğan (kardeş) ayrı ayrı 2,5 milyon dolar gönderirler.

26.12.2011 tarihinde ise yeniden; Ziya İlgen ile Mustafa Erdoğan yine ayrı ayrı 1 milyon 250 bin dolar şirkete para havale ederler.

27.12.2011 de Osman Ketenci( dünür) ile Mustafa Gündoğan ayrı ayrı 1 milyon 250 bin dolar yatırırlar...

28.12.2011 tarihinde ise bu şirkete; Osman Ketenci ( eski özel kalem müdürü)1 milyon dolar. Ahmet Burak Erdoğan (oğlu) 1 milyon 450 bin dolar para gönderirler…

• • •

Durum çok açık!..

Belge ve ispat ortada!..

Para aktarma yöntemi ve belgeleri Kılıçdaroğlu’nun elinde!..

• • •

Önce şu konu iyi bilinmeli.

Kılıçdaroğlu köken olarak deneyimli ve bilgili bir hesap uzmanı.

Belge üzerinde derinlemesine inceleme yapmasını çok iyi bilen yetkin bir kişi.

Sahte belgeye inanacak kadar saf değil.

Birkaç koldan sağlamasını yapmadan bu tip bir açıklamayı yapmaz!..

İddiasının arkasında kararlı bir şekilde duruyor!..

• • •

Daha belgeleri görmeden Erdoğan’ın avukatının yaptığı açıklama toplumda tebessüm yaratmaktan öte bir anlam taşımıyor…

AKP yetkilileri inkâr ederek bu iddialara karşı durabileceklerini sanıyorlar.

Oysa AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Bu bir ticari işlemdir” diyerek eldeki belgeleri teyit etti!.

• • •

Dünkü Başbakan’ın açıklaması ise tam bir felaketti...

Başbakan, Kılıçdaroğlu’na; “Aslında sen cumhurbaşkanımıza yönelik yalan yanlış iddialarla yapmaya çalıştığın şey çok açıktır. O da son günlerde ülkemiz aleyhine başlatılan küresel kara propaganda yapanların değirmenine su taşımaktan başka hiçbir amaca hizmet etmediğin açık ve seçik ortadadır.”

Binali Yıldırım’ın ağzından tam da konuştuğu gibi bire bir dökülen sözler bunlar!..

• • •

Havuz medyası ve AKP’nin can simidi MHP, dünden beri iki konun üzerinde durarak savunmaya geçtiler.

1-Bu belgelerin sahte olduğunu söylüyorlar.

2-Tam da Rıza Sarraf’ın Türkiye aleyhine ifade vereceği süreçte CHP’nin ülkemiz üzerinde dış güçlerin uyguladığı karalamaya alet olduğunu söylemeye çalışıyorlar!..

• • •

Her iki ifade de AKP için ‘nafile yürek yormaktır!..

Gerçekleri saklamak artık mümkün değildir!..

18 Nisan 2013 tarihli MİT raporunda da belirtildiği, daha sonra 17/25 Aralık tapelerinde ayyuka çıkan Rıza Sarraf’ın bakanlara ve bürokratlara verdiği rüşvet ve ortaya dökülen yolsuzluklar Türkiye’nin yüz karası olmuştur.

ABD mahkemesi tapeleri delil olarak sayacağını açıklamıştır.

Artık yolsuzlukları saklamak mümkün değildir!..

• • •

Rüşvet var mıdır yok mudur?

Tıpkı MİT TIR’larında silahın varlığını bir yana bırakıp kim bu sırrı açıkladı üzerinde durarak olayı karartmak için çırpınıldığı gibi Sarraf olayı bir rüşvet ve soygunun ta kendisidir.

Ve failleri siyasidir!..

• • •

Bugünkü iktidar çıkan her yolsuzluğu örtbas etmeye çalışıyor niye?.

Deniz Feneri Almanya’da yargılandı, suç tespit edildi. Türkiye’de savcıları içeri alındı!.

Zafer Çağlayan’nın kol saati dünya literatürüne girdi. Sanki dalga geçer gibi İ. Melih Gökçek TBMM’nin önüne “kol saati” koydu!..

Başbakan’ın çocukları Malta’daki ‘Paradise’ belgelerine girdi. Pişkince üzeri kapatıldı!..

Man Adası Devleti ile mali anlaşma yapılıyor. Bırakın anlaşmayı Devletin yerini iktidardan başka bilen yok..

Binali Yıldırım Twitter’da 3 kişiyi takip ediyor, biri Malta Cumhurbaşkanı, niye, diye soran yok!.

Erdoğan ailesine bağlı gemicikler ABD’de satılıyor. Gemiciklerin milyon dolarları nerede diye arayan yok!.

• • •

İki gündür kopartılan yaygara, CHP’ye ve Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırılar, gerçeklerin ortaya çıktığını ve de yolsuzluk yapanların yakalandığının göstergesidir.

Eşek kaçtı palan düştü. Bu iş de bitti!

Kılıçdaroğlu diyor ki; “İnkâr ettin, ispat istedin, ispat ettim. Eğer haysiyetli bir adamsan, sözünü tutar, gereğini yaparsın…”

Kılıçdaroğlu’nu alkışlamalıyız!

Türkiye şimdi sözünü tutan basiretli bir kabadayıyı görmek istiyor!..