“Nihat Hatipoğlu’na sorun” dedi, soruyoruz: Eşofman Allah’ın sınırları dışında giyinmek midir?
ÜNAL ÖZMEN ÜNAL ÖZMEN

Konya Selçuklu ilçesi Ayşe-Kemal İnanç Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Felsefe Öğretmeni Ercan Harmancı, öğrencilerinin kıyafetinden tahrik olan ilk öğretmen değil, sonuncu da olmayacak. Beykoz Prof. Dr. İbrahim Canan Anadolu Lisesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Emin Şahin de geçen yıl ders sırasında öğrencilerin yüzüne karşı “Ben tayt-pantolon giyen kızların bacak arasına bakınca şehvet duyuyorum. Kadın benim için seks objesidir. Bir kadınla bir odada kalırsam vay o kadının haline” demişti.

Öğretmenine aileden biri gözüyle bakan öğrencisini cinsel obje olarak gören İslamcı öğretmenleri, gruptan ayrı düşürülmüş tek yaşayan evcil hayvanlara benzetebilirsiniz. Çünkü, topluluk halinde yaşayan hayvanlarda görülmeyen bu eğilim, sadece aile bağını unutmuş evcil hayvanların çoğalma güdüsüyle ortaya çıkarmış. İslamcıların, aklından geçirdiklerini açık, aleni ve en acıtıcı sözcüklerle ifade etmesi ise başka bir durum…

Üzerinde düşünülmesi, daha doğrusu Müslümanların düşünmesi gereken Ercan Harmancı’nın tepkilere verdiği yanıt. Adam, “Bu bir inanç meselesi”, “Karşılığı cennetse suçu (dünyevi ceza) vız gelir“ diyor ve soruyor: Bir Müslümanın çıplak olması demek Allah’ın sınırları dışında giyinmiş olmaktır... Diyanete ya da Nihat Hatipoğlu’na sorun; Müslüman kızın ya da kadının çıplaklık sınırı nedir?

“Bir genç kızın vücut hatlarını gördükten sonra şeytan size üflemiyorsa ya erkekliğinizi ya da imanınızı kaybetmişsiniz demektir” paylaşımını kınayanlara Diyanet’i ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın hükümeti temsilen Yükseköğretim Kurulu Üyeliğine atadığı Nihat Hatipoğlu’nu referans göstermesi, öğretmenin bakış açısını resmi din anlayışına dayandırdığını gösteriyor.

Şahıs, AKP Grup Başkanvekili ile Eğitim Bakanlığı müsteşarının “sapkın” bulduğu paylaşımının azmettiricisi olarak Diyanet İşleri Başkanlığı ile Nihat Hatipoğlu’nu işaret ediyor. Öğretmeniniz “Diyanete ya da Nihat Hatipoğlu’na sorun” diyor biz de soruyoruz: Eşofman Allah’ın sınırları dışında giyinmek midir?

Yanıtları etkisiz tepkileri yatıştırmak üzere ‘şimdi bunu dillendirmenin zamanı mıydı’ kabilinden de olsa İslamcıların kadın ya da erkek, çocuk ya da yetişkin giyimi konusundaki düşüncelerini net bir şekilde biliyoruz: Onlara göre kıyafet seçimi kişinin tercihi olamaz. İslamcı, Müslümanın kıyafeti konusunda renginden en-boy ölçüsüne kadar kutsal metinlerden kaynak gösterebiliyor. Bizim çağa uygun bulmayıp “bunun dinde yeri yok” diyerek dini kurallara getirdiğimiz eleştiri kendi mantığımızın yorumu.

Okullar imam hatipleştirilirken, bilim dersleri yerini dini derslere bırakırken, öğretim programları dini değerler üzerine inşa edilirken, anasınıfına zorunlu din dersi getirilirken, İslam Felsefesi dersi almış kişiler felsefe öğretmenliğine atanırken itirazınız olmadıysa, inancına uygun tepki verdiğini söyleyen öğretmene bugün meczup deyip işin içinden çıkamazsınız.

Bilinmeli ki dinselleşen eğitimin amacı “İslam’ın iman, ibadet ve ahlak esaslarını benimsetmek” olan dinin amacıdır. “İslam’ın emir ve yasaklarının tümüne inanmak ve inandığını dile getirmek” olan imana dayalı eğitimden kurtulmadan Ercan Harmancı’lardan kurtulunamaz. Bugün Ercan Harmancı’yı açığa aldılar; belki sizi yatıştırmak için bir uyarı veya yer değiştirme cezası verip olayın üstünü örterler. Laiklik kıyafetinize, yemenize-içmenize sataşıldığında aklınıza geliyorsa yarın başka bir okulda başka bir İslamcı öğretmenin çıkıp çocukları aşağılamasının önüne geçmezsiniz. Çünkü mesele bir öğretmen meselesi değil, eğitim sistemini de aşan düzen meselesi. Bu düzeni değiştirip bilimi, özgür düşünceyi, birey haklarını gözeten laik eğitime geçmeden çocuklarımız güven içinde olmayacak.

2018 laiklik yılınız olsun...