Niyet neydi, akıbet ne oldu?
HARUN TEKİN HARUN TEKİN

Katkılarınızla nereye vardık biliyor musunuz? Bu ülke tüm detaylarıyla 90ları yeniden yaşama riskiyle karşı karşıya, ve siz savaşkan anti-militaristler, modernist post-modernler, otoriter demokratlar, 14 yaşında bir ergenin duygusal dünyasına sahip intikamcı arkadaşlar bunda pay sahibisiniz.

O davaları körü körüne savunarak, bunu yapmayana darbeci diyerek, “KCK’da da aynı numara var” diyeni “Kürtleri kullanıyorsunuz” diye sindirerek, Hrant’ın birleştirici dev varlığını ve hatta Gezi mucizesini bile yaftalama şenliğine çevirmeye cüret ederek geçirdiğiniz yılların sonunda, hukukun, İstiklal Mahkemeleri’nden beri asla adil olamamış ve Özel Yetkili Mahkemeleri eleştiren herkesi uğruna ulusalcı ilan ettiğiniz “hukukun” bittiği yerdeyiz işte.

Yaptığınız fenalık, Kerinçsizlerin, Veli Küçüklerin kahraman olma ihtimaline geldi dayandı ve hala üstlenmiyorsunuz bu durumun sizden kaynaklanan kısmını. İki eski ortağın savaşı sayesinde ortaya çıkanlardan öğrendiklerimiz, zaten bildiğimiz tabloyu çok daha vahim hale getiriyor: ittifakın bir kısmı zaten devlet içinde örgütlenmiş düpedüz yeni derin devlet; diğer kısmı da demokrasi, barış filan değil sırf paranın ve gücün derdindeymiş. Daha düne kadar utangaç biçimde yanında olduğunuz ittifaktan bahsediyorum. Ve şimdi linç kültürünün düpedüz devlet tarafından tekrar sahaya sürüldüğü günlerdeyiz, bunda aşırı otoriterleşmenin ve adalet kaybının rolü, bu ikisinde de sizin payınız var.

Yüzlerce, binlerce kişi yıllardır sizin adım adım ördüğünüz saçmalığın da katkılarıyla hapiste, derin devletle gerçekten yüzleşme fırsatını davaları ve mahalleyi rehin alarak gömdünüz ve şimdi de tahliyelere laf ediyorsunuz. “Darbecilik” kavramının mahkum olmasının insanların hapiste çürümesinden çok daha önemli olduğunu bilseniz de, hem hapis fetişistisiniz ve hem de Türkiye bugün 27 Nisan, 28 Şubat ve 12 Eylül’ü düzgün yargılayamadığı gibi ipleri kopmuş bir devlet düzeninde mahkemeler meclise, hükümet de yargıya posta koyuyor.

Bir askeri darbe olmadı belki ama, artık güçler ayrılığı fiilen yok, yargı denetimi yok, yargı zaten yok. Seçim güvenliği tehlikede, yolsuzluk dev boyutta. HDP’ye yönelik ırkçı saldırılar konusunda bu darmadağın devlet bir anda birleşiveriyor, Kürtler ve devrimciler haklı olarak kızgın ve kaygılı, hapisten masum insanların yanı sıra bazı feci katiller de çıkıyor ama KCK sanıkları ve devrimciler bir süre daha içerde kalacağa benziyor. Ve bütün bunların, hem davaların, hem tahliyelerin hukuki olmaktan çok siyasi olduğu artık bir veri. Bütün bunlarda sizin toptancı yaklaşımınızın rolü var.

Yerli yersiz “ne o ne bu”, “hem o hem bu”, “ama” filan demeyi sevdiğiniz için ben olanları bir kez daha tane tane anlatayım, bağlaçları siz koyun:

Bir neslin kafasını fena halde karıştırdınız. Kazanılabilecek pek çok değerli insanın ulusalcı saflara yaklaşmasına maalesef vesile olan üslubunuzla hep en az bir dev yanlışın yanında oldunuz. Suriye’yi okuyamadınız, Reyhanlı’yı okuyamadınız, Gezi’nin renkliliğini anlayamadınız, ama Gezi sizin anlaşılmanıza da vesile oldu, “ilk 4-5 günden sonrası kaka” kervanına bir katılıp bir çıktınız, torba davalar konusunda asla yüksek sesle adil yargılanma talep etmediniz, Başbakan’ın herkese göre ne kadar da demokrat olduğunu savundunuz yıllarca, buradan geri basabilme şansını da mütemadiyen çamur attığınız Gezi verdi size. Önceki yıllarda Ahmet’le Nedim’den şüphe ettiniz, herkese Ergenekoncu diyerek gerçek derin devletin ve Hrant’ın katillerinin ekmeğine yağ sürdünüz, daha neler neler yaptınız. Öyle görünüyor ki hırsınız vicdanınızı köreltmiş.

Ama işte, eski yeni her tür derin yapının vicdansızlığının yanında, hepimizi burun buruna getirdiğiniz faşizm tehlikesinin yanında, ve bazı insanların sizin de katkılarınızla yaşadığı ve tam saha presiniz yüzünden yıllarca dile getirilemeyen acılarının, o kimin yaşadığına göre tasnif edilen acıların, ve kimlikleri yüzünden iyi-kötü oyununuzda mahkum ettiğiniz insanların, belki de babanıza ya da annenize ya da çok sevdiğiniz eski bir arkadaşa aslında nasıl da benziyor diye nefret ettiğiniz insanların ve onların yakınlarının ve bu arada acısını suistimal ettiğiniz tüm diğer insanların yaşadıklarının yanında artık bir toz zerresi kadar önemi var yıllarca etkilerine hepimizi maruz bıraktığınız o zehir gibi zekanızın, analiz fakirliğinizin ve vicdansızlığınızın.

Ve vicdansızlara ya bir şekilde rehin ya da vefasından dolayı hami olan vicdanlılar. Siz de bir zahmet hakikate direnmeyi ve kredi tüketmeyi bırakıp samimiyetle kendinize bakın. Çünkü değerlisiniz, ve ters giden şeyleri düzeltmek için hala zaman var.