Nöbetteyiz!
MERYEM KORAY MERYEM KORAY

Çarşamba günü Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği ve Eğitim Sen Üniversiteler Şubesi ile birlikte Silivri’deydik; ondaki önceki Çarşamba da Bakırköy’de...

Tutuklu dört akademisyen arkadaşımız var: Esra Mungan ve Meral Camcı Bakırköy, Muzaffer Kaya ve Kıvanç Ersoy da Silivri Cezaevinde tutuklu.

Onlar tutuklana beri cezaevleri akademisyenlerin buluşma yeri oldu dense yeridir. Her gün şu veya bu üniversiteden gelen akademisyenlerle öğrenciler cezaevleri önünde “akademisyenlere özgürlük” ile “akademi barış için nöbette” pankartları açıp cezaevi duvarlarını aşmaya çalışmaktalar. Arkadaşları ile görüşme şansları yok ama biliyorlar ki, onlar oradaysa, tutuklu olanlar da bir biçimde onların seslerini duyacak, dayanışma duygularını alacaklardır.

Cezaevi önünde nöbetteyiz!

Bu nöbetlerin anlamı çok; biri cezaevi duvarlarını aşmaksa, biri de barışla ilgili. Tutuklanan akademisyenler, savaşa dur dedikleri, barış istedikleri, barışın koşullarını oluşturmayı devletten bekledikleri için tutuklandılar. Dışarıda, hala barış istemeye devam edenler var ve onlar, arkadaşlarının sesine kendi seslerini katarak “barış” ile “insan hakları ve demokrasi, özgürlük” istemlerini cezaevlerinin önüne taşıyorlar.

Barış nöbetindeyiz!

Arkadaşlarımızın niyeti barış istemekti ama “iddianameye” göre terör propagandası yapmış oldular! 1,5 yıldan 7,5 yıla uzanan hapis cezasıyla yargılanıyorlar. Davaları gibi tutuklanmaları da, hukuk aramaktan çok yıldırmaya benziyor. Delil karartma veya kaçma tehlikesi gibi haklı bir nedeni olduğunu söylemek mümkün değil;

Başbakan bile tutuksuz yargılanmaları düşüncesinde ama Cumhurbaşkanı, “aydın müsveddesi” deyip, “karanlık, cahil, mandacı” diye adlandırdığı akademisyenlerin “tutuksuz yargılanmaları” gibi bir ihtimali kabul edememekte! Ve tutuklular!

Hukuk nöbetindeyiz!

İçerdeki dört kişiye karşın, aynı bildiri imzalayan ya da destekleyen 2000’den fazla akademisyen var. Hem arkadaşlarının hem barışın yanında durmaya da devam ediyorlar. O nedenle orada, nöbetteler.

Dayanışma nöbetindeyiz!

Bu dayanışmayla, Çarşamba günü Silivri Cezaevi önünden şöyle seslendiler arkadaşlarına.

“Akademisyenleri yalnızlaştırmaya yönelik yıllardır süren hak ihlallerinin son halkasıyla karşı karşıyayız. Bu durumun geçiciliğine inanıp, dayanışmayı genişletmek inancıyla...” Füsun Üstel

“Esra, Meral, Muzaffer, Kıvanç özgür üniversitenin simgeleri oldular. Tarih onları onur ile anacak.” Tahsin Yeşildere

“Mersin’den sımsıcak selamlar getirdim buraya. 22 Nisan’da Çağlayan Adliyesinde hep beraber halay çekeceğiz. Çiçekli dalları kırabilirler, fakat baharın gelişini engelleyemezler.” Mustafa Şener

“Arkadaşlarımız barışı istedikleri ve savundukları için buradalar; biz de onların yanındayız. 22 Nisan’da dördünüzü de aramızda görme umuduyla...” Gülhan Türkay

“Direnişiniz bize yol açıyor, hep birlikte bu karanlığı aşacağız. 22 Nisan’da da birlikteyiz. Sevgi ve dayanışmayla.” Nurcan Özkaplan

“Az kaldı, buluşacağız. Dayanışmayla” İsmet Akça

“Düşünce özgürlüğünün hiç bir şekilde engel olunamayacağı günlerin geleceği inancı ve arkadaşlarımızın biran önce özgürlüklerine kavuşmaları dileğiyle...” Bilge Özgener

“Sevgili hocalarımızın, kısa zamanda kitaplarına, öğrencilerine, çiçeğe, böceğe kavuşmaları için buradayız. “ Mihriban Özbaşaran

“22 Nisan’da Çağlayan’da birlikte olmak ve özgürlük ile insan hakları mücadelesine devam edebilmek umudu ve inancı ile...” Murat Özyüksel

“Size ses, size nefes olmak için cesareti sizden alıyoruz. Gülüşünüz, inadınız ve adalete inancınız daim olsun.” Oya Yağcı (işsiz bir akademisyen!)

“Bu karanlık günlerden akademi ve Türkiye’nin aydınlık insanlarının özverili mücadelesi ile çıkılacağına inanıyorum.” Atilla Özgener

“Burada, Silivri’de akademik nöbetteyiz. Tek tek ayrıştırılmış yaşamlarımızı ve özlemlerimizi birleştirerek güçleniyoruz. “ Canay Şahin

“Akademi, hocaları, öğrencileriyle barışın yanında.” Pedriye Mutlu

“En kısa zamanda ve daha özgür bir dünyada buluşmak üzere, dayanışmayla.” Mehmet Bona

“Sizleri 22 Nisan’da Çağlayan Adliyesinden alıp barış ve demokrasi mücadelemize devam edeceğiz.” Beyzade Sayın

“Cezaevlerinde aydınlar hiç eksik olmadı; bugün de cezaevleri akademiye dönmekte! Bu nöbetler de, yeni bir direniş biçimi.” Cengiz Arın

Direniş nöbetindeyiz.