Anasayfa DÜNYA NSU cinayetleri davası Avukatı Daimagüler: Aşırı sağ sorununa göz yumuyorlar

NSU cinayetleri davası Avukatı Daimagüler: Aşırı sağ sorununa göz yumuyorlar

NSU cinayetleri davasında kurban yakınlarını temsil eden Avukat Mehmet Daimagüler: Aşırı sağ yapılanmalar yargı mensupları tarafından bir tehlike olarak görülmüyor. Konuya gayet sakin yaklaşıyorlar. Bu saldırıların sadece yüzde 1’i aydınlatılıyor

Özgür Çoban – Almanya

Avrupa demokrasileri bugünlerde sonucunu herkesin merakla beklediği bir sınav veriyor. Nedir bu? Avrupa Birliği içerisinde bulunan neredeyse tüm ülkeler, demokrasilerini neofaşist akımların saldırılarına karşı ayakta tutmaya çalışıyor. Bu ülkelerden biri belki de en önemlisi Almanya. Yakın geçmişi faşizm kaynaklı utançlarla dolu, adı soykırımla birlikte anılan bu ülke, yeniden faşizmle yüzleşiyor.

Dokuz göçmen ile bir Alman polisinin ölümünden sorumlu tutulan ve 2011’de varlığı tesadüfen ortaya çıkarılan Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütü, Alman devletinin aşırı sağ ile yaşadığı yüzleşmenin en somut vakalarından biriydi. Yargılama sürecinin katledilenlerin aileleri açısından büyük bir hüsranla sonuçlanması, ülke kamuoyunda, “Alman devletinin bu yüzleşmeden mağlup ayrıldığı” yorumlarına neden oldu. NSU cinayetleri davasında kurban yakınlarını temsil eden Avukat Mehmet Daimagüler, konuşmacı olarak katıldığı, Bremerhaven Eşit Haklar Derneği’nde düzenlenen “NSU Cinayetleri” konulu konferans öncesinde, NSU davası perspektifinde ülkede yükselen aşırı sağa ilişkin görüşlerini BirGün ile paylaştı. Daimagüler’in davada yaşananları kalem aldığı, “Öfke Yetmez” adında bir kitabı da bulunuyor.

• Almanya’da ordu, asker ve istihbarat birimleri içerisinde güçlü neofaşist yapılanmalar olduğu biliniyor. Alman medyasında konuya ilişkin haberler sık sık yer alıyor. Yargıda da bu tip yapılanmalardan söz edebilir miyiz?

Yargıyla ilgili ilk olarak şunu söylemek istiyorum, kamu kurumlarındaki aşırı sağ yapılanmalar yargı mensupları tarafından bir tehlike olarak görülmüyor. Konuya gayet sakin yaklaşıyorlar. Onlara göre tehlike radikal sol ve İslamcılardan kaynaklanıyor. Almanya’da 260 bin polis görev yapıyor. Bunların içerisinde Naziler olduğunu hepimiz biliyoruz. Bence daha büyük problem, yetkililerin aşırı sağcı terörü görmezden gelmeye ya da önemsizleştirmeye çalışmaları. Buna bizzat NSU davasında şahit olduk. NSU cinayetlerini öyle bir yansıttılar ki sanki ülkede ilk kez böyle bir olay oluyormuş görüntüsü vermeye çalıştılar. Oysaki her gün yabancılar saldırıya uğruyor. Bu saldırıların sadece yüzde 1’i aydınlatılıyor. Bu çok kötü bir sinyal.

Irkçılar cesaretlendiriliyor

• NSU cinayetleri ve Chemnitz’deki ırkçı kalkışma benzeri neo-Nazi çetelerinin terör faaliyetlerine yargının reaksiyonun sınırlı olması, bu çeteleri cesaretlendiriyor mu? Öte yandan yargıya olan güvenin dejenere olmasına yol açmıyor mu?

Tabii ki cesaretlendiriyor. Günlük hayatta artan faşist baskıyı başka ne ile açıklayabiliriz ki? Örneğin, NSU davasının başsavcısı, istedi ki dava bir an önce sonuçlansın ve unutulsun. Konuya asılıp büyütmek istemiyorlar. Sanki tüm cinayetleri orada yargılanan 3 kişi planlamış ve işlemiş gibi yansıtıldı. Oysaki karşımızda gayet iyi organize olmuş bir suç çetesi vardı. Şu anda cinayetlerin planlanması aşamasında yer alan çok sayıda çete üyesi elini kolunu sallaya sallaya geziyor. Devlet bu konuyu hiç ciddiye almadı, bunu anlıyoruz. Yargı açısından, davanın sonuçları itibarıyla büyük bir hayal kırıklığı yaşattığını söyleyebiliriz. Chemnitz’deki huzursuzluklar da oldukça önemli. Orada ciddi bir Neo-Nazi yapılanması var. Mesela, NSU davalarında yargılanması gereken çok sayıda Nazi terörist orada saklanıyor. Cinayet silahı bile orada saklandı. Ama bize umut veren bir diğer konu, kentteki çok sayıda normal insan bunlardan nefret ediyor, bunları istemiyor.

Mehmet Daimagüler

Türkler davaya ilgi göstermedi

• Aşırı sağı hangi kontekste tartışmalıyız sizce? Bazılarının iddia ettiği gibi gelip geçici, marjinal bir siyasi fenomen olarak mı ya da argümanlarıyla merkez siyasete yerleşmeyi başarmış bir ana akım olarak mı görmeliyiz?

Almanlar, 2. Dünya Savaşı’nın ardından aşırı sağı ya görmezden gelmeye ya da sürekli olarak önemsizleştirmeye çalıştılar. Oysaki Almanya’nın yakın tarihinde faşizm problemi hep vardı.

Alman devleti aşırı sağ konusunda, sorununu saklamaya çalışan bir alkolik gibi davranıyor. Sorunun muhatabı sadece yabancı kökenliler, solcular, LGBTi bireyler değil. Bu soruna tüm Alman toplumu muhataptır. Ben toplumun yavaş yavaş bunun bilincine vardığına inanıyorum. Bizim NSU davası hemen hemen 400 gün sürdü. Beni en çok üzen bu 400 boyunca dava salonunda neredeyse hiç Türk izleyici olmamasıydı. Dava süresince çok sayıda Alman solcu bizimle dayanışma içerisinde oldu. Bir maç ya da konser için kafileleri halinde hareket eden Türklerin davaya ilgi göstermemesi oldukça üzücüydü. Bu bilinç hepimize gerekiyor. “Almanya bizim ülkemiz” diyorsak onun için mücadele etmeliyiz. Burada demokrasi için savaşmalıyız.

• Özetle Alman devletinin NeoNazi terör örgütleriyle gönülsüzce mücadele ettiğini söylüyorsunuz. Ben öyle anlıyorum.

Buna hem evet ve hem hayır diyebilirim ama bu NSU davası olayı ortada. Faşistlerle savaşın daha kararlı bir şekilde yürütülmesi gerekiyor. Her gün bir politikacı çıkıp, “Bu işi çözeceğiz” diyor ama sonuç alınamıyor. Bu konuşmalar maalesef pratiğe yansımıyor.

- Reklam -

SON HABERLER

Erdoğan: Seçimlerden sonra Ayasofya’yı cami ismiyle müsemma hale getiririz

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sinan Erdem Spor Salonu'nda...

CHP’li Özel’den Süleyman Soylu’ya: Ey hadsiz, elinden geleni ardına koyma

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, CHP’ye ilişkin açıklamalarına...

Galatasaray, Avrupa ikincisi oldu

CEV CUP 2019 finalinin rövanş maçında Trentino İtas’a 3-2’lik setlerle mağlup olan...

Galatasaray’a kötü haber: Diagne sakatlandı

Galatasaray'ın Senegalli futbolcusu , ülkesinin Mali ile oynadığı hazırlık maçında sakatlandı.

Rusya ile Lübnan’dan ortak Suriye açıklaması

Rusya ile Lübnan, Suriye meselesinin siyasi ve diplomatik yollarla çözümünü savunduğunu bildirdi.

Adana’da narenciye paketleme tesisinde yangın

Adana'nın Yüreğir ilçesi Havutlu mahallesinde bir narenciye paketleme tesisinin deposunda yangın çıktı.

Bogdan Tanjevic’e ‘Hall of Fame’ üyeliği

A Milli Erkek Basketbol Takımı ve Fenerbahçe'nin eski başantrenörü Bogdan Tanjevic, FIBA "Hall...

20 bin sözleşmeli öğretmen ataması için başvurular başladı

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) ataması yapılacak 20 bin sözleşmeli öğretmen ataması için...

Sosyal medyadan Öykü Arin çağrısı: Harekete geç Sağlık Bakanlığı

İzmir’de lösemi tanısı konulan ve ilik nakli olmayı bekleyen 4 yaşındaki Öykü...

Akşener: Siyaseten sağ kalan tek kadın politikacıyım

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Ben kadın olarak Türkiye'de yola çıkıp...

Sonraki haber