Nükleer Mühendis Ozharovskiy: Türkiye deneme tahtası olacak
25.04.2015 09:45 ÇEVRE
Ozharovskiy, hiç denenmemiş VVER-1200 tipi reaktörlü santrala karşı çıktığı için Belarus’ta tutuklanmıştı. Aynı tip reaktörün Akkuyu’ya yapılması planlanırken, riskleri konuştuk

ÖMÜR ŞAHİN KEYİF [email protected]

Nükleer Enerji Mühendisi Andrey Ozharovskiy, 2009’da Rus Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom’un, Belarus’a yapmayı planladığı bir nükleer santrala karşı çıktığı için tutuklanmış ve yedi gün içeride kalmıştı. Ozharovskiy, “toplum düzenini bozmak”la suçlanmıştı. Nükleer enerji faaliyetleri konusunda uzman olan Ozharovskiy ve arkadaşlarının yazdığı bilimsel raporlarda, nükleer santralların genel olarak hayati risklerine yer veriliyordu. Ama bunun yanı sıra en dikkat çekici noktalarından biri de VVER-1200 tipi reaktörlü NGS-2006 projesi daha önce dünyada hiç inşa edilmemiş olmasıydı. Yani Belarus’ta ‘bir deneysel çalışma’ yapılacaktı. Belarus’ta 2013’te bitmesi beklenen santral hâlâ faaliyete geçmedi. Yani dünya üzerinde hâlâ bu tipte reaktörleri olan bir proje denenmiş değil. Rosatom ise bugün Akkuyu’ya işte o denenmemiş reaktörlerden yapmak istiyor. Yeni deney tahtası adayı Türkiye.  BirGün yazarı Özgür Gürbüz’ün önerisi ve yardımıyla Ozharovskiy’e ulaştım. Rosatom’u bir de ondan dinledim.


DENEYSEL TASARIM
“Türkiye’ye yapılacak olan VVER-1200 tipi reaktörlü NGS-2006 projesinin ne olduğunu anlatmakla başlamak istiyorum” dedi Ozharovskiy. Bugüne kadar bu türde tek bir reaktör dahi inşa edilmediğini söyledi: “Yani sözkonusu proje yüzde 100 deneysel bir tasarım olacak. Rusya’da bu türden dört tane reaktör şu anda yapım aşamasında. Bu reaktörlerin iki üç yıllık gecikmeyle ancak önümüzdeki sene tamamlanmaları bekleniyor.”

HAYATİ FARKLAR VAR
“Türkiye’nin bu tip reaktörler için bir deneme tahtası olmayı neden kabul ettiği konusunda hiçbir fikrim yok” diyen Ozharovskiy’nin anlattıklarına göre bugüne kadar kurulan VVER-1000 tipi reaktör prototipinden ders alarak,  henüz yapılmamış olan VVER-1200’ü kusursuz tasarlaması da mümkün değil. İki tip reaktör arasında olası faciaların önünü açacak çok sayıda fark var: “Gücü yüzde 20 daha fazla, çekirdek ebatları farklı, yakıt çubukları ve yakıt montajları farklı, soğutma pompaları farklı. Bütün bu donanım hiçbir zaman uygulanmadı.”

REKLAMLARA İNANIYORLAR
Üstelik işin sadece güvenlik kısmının değil ekonomik karakterini de “kağıt üzerinde” olduğunu söylüyor Ozharovskiy, “bunların doğruluğuna ilişkin hiçbir pratik bilgi yok” diyor ve ekliyor: “Öyle görünüyor ki pek çok insan Rosatom’un deneyime dayalı olmayan reklamlarına inanıyor.”

GÜVENLİ NÜKLEER YOK!
Evet, Akkuyu’ya kurulması planlanan santralı VVER-1200 reaktörlerinin kendine has problemlerine dikkat çekerek anlatmaya başladı Ozharovskiy. Ama işin bu kısmı biter bitmez,  o da pek çok uzman gibi aslında reaktör tipi ne olursa olsun bütün nükleer santrallarda çok ciddi güvenlik sorunları olduğunun altını çizdi. Yani Türkiye televizyonlarında dönen, billboardlara yerleştirilen reklamlarda iddia edilenin aksine, ona göre, bu işin temiz ve güvenli bir yolu yok: “Bilin ki herhangi bir çeşit Nükleer Enerji Santralı’nın yüzde 100 güvenlik garantisi, Nükleer ve radyoaktif atık sorununa ve  kötü ekonomik performansa çözümü yok. Rosatom’un Türkiye’ye santral yapmasına izin vermek ne akıllıca ne de sorumluluk sahibi bir karar. Sadece şimdi değil gelecekte de çok fazla sorun ortaya çıkacak, nükleer atık sorunu gibi…”

DİĞER ÇILGIN PROJE
Bütün bu nedenlerle Rusya’nın Türkiye’ye yapmayı planladığı santral için bizim pek de yabancı olmadığımız bir tanımlama kullanıyor Ozharovskiy, “çılgın proje” diyor: “Bizim bir devlet tekelimiz var: Rus Devlet Şirketi ‘Rosatom’. Rosatom’un kamu parasına erişimi var. Bu nedenle Türkiye’ye reaktör ihraç etmek gibi çılgın projelere girişebiliyorlar. Rus çevre örgütleri, geride kalan yüzyıla ait tehlikeli bir teknoloji olarak değerlendirilen nükleer reaktörlerin ihraç edilmesine karşı çıkıyor. Bugün nükleer enerji güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerjiyle yarışamaz bile; zira çok daha pahalı ve çok daha tehlikeli.”

ÇÜNKÜ SİLAH ÜRETİYOR
“Rusya’nın nükleer endüstrisi ve enerjisi var, çünkü nükleer silah üretiyor” diyen  Ozharovskiy, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Eğer Türkiye nükleer bomba yapmak istiyorsa o zaman bir nükleer enerji santralına sahip olmak istemesini anlayabilirim. Fakat eğer Türkiye sürdürülebilir ve uygun fiyatlı enerji istiyorsa, kafasını yenilenebilir olanlara çevirse daha iyi olur.”

***

Yedi gün cezaevinde kaldım

“Belarus’ta bir Rus nükleer projesini eleştirmeye teşebbüs ettiğim için tutuklandım ve yedi gün cezaevinde kaldım. Bu arada sözkonusu reaktör Türkiye’de Rosatom’un yapmayı planladığı  VVER-1200’dü.  Buna rağmen Rusya’da anti nükleer örgütlenmeler var. Örneğin yapılması planlanan Nizhegorodskaya Nükleer Santralı bölgesine yakın Murom’da çok güçlü nükleer karşıtı protestolar yapıldı. Ama evet, Rusya’da nükleer enerjiye devletin en üst kademelerinden akıldışı bir politik destek var”.

***

Çernobil hâlâ bizimle

“Çernobil felaketinin ardından geçen 29 sene sonra bile felaketin etkileri hâlâ burada, hâlâ bizimle. Ukrayna, Belarus ve Rusya’da pek çok yerde Çernobil nedeniyle hâlâ insanlar yaşayamıyor ve tarım yapılamıyor. Lütfen not edin, Belarus, Krasnopolye’de, Çernobil’e 230 kilometre uzaklıkta hâlâ boş olan yerler var.”

Nükleer fizikçi Nils Bohmer: Rusya nükleeri koz olarak kullanabilir!

YARIN:
Fukuşima’daki Iwaki Meisei Üniversitesi Klinik Psikoloji Bölümünden Dr. Noriko Kubota: Nükleer felaket akıl hastalıklarına neden oldu!