Nükleer santrallar dış borcu 100 milyar dolar artıracak
ÖZGÜR GÜRBÜZ ÖZGÜR GÜRBÜZ

Türkiye’nin 460 milyar doları bulan dış borcu yaşadığımız ekonomik krizin tam merkezinde duruyor. Şirketler dolar ve avro üzerinden aldıkları borçları ödeyemez hale geldi. Batan batana ama bu daha başlangıç. Kimsenin hesaba katmadığı 100 milyar doları geçen bir başka dış borç yükü daha pusuda bekliyor. Nükleer santrallar kurulursa dolar üzerinden verilen alım garantileri devreye girecek ve her yıl 6 milyar doları bulan ek bir dış borç kalemi daha listeye eklenecek.

Türkiye Mersin’de Rusya’nın, Sinop’ta ise Japonya ve Fransa’nın yapmak istediği nükleer santrallara alım garantisi verdi. Kasada para olmadığı için sen parayı bul, nükleer santralları yap; biz ürettiğin elektriği belli bir fiyattan satın alma garantisi verir, uzun vadede öderiz dendi. İyi hoş da iki santrala verilen alım garantisinin toplamı Türkiye’nin dış borcunun beşte biri kadar.

Rusya’ya, Akkuyu’daki santralında üreteceği elektriğin yarısını 15 yıl boyunca kilovatsaat (kWh) başına 12,35 dolar sent ödeyerek alma sözü verildi. Akkuyu’da kurulmak istenen santralın yılda 35 milyar kilovatsaat (kWh) elektrik üreteceği tahmin ediliyor. Bunun yarısı alım garantisi kapsamında, yani yılda 2 milyar 160 milyon dolarlık ödeme yapacağız. 15 yılda ödeyeceğimiz miktar 32 milyar doları geçecek. Santralın tüm hisseleri Rusya devlet şirketi Rosatom’a ait. Mersin’de olması hiçbir şeyi değiştirmiyor, alın size dağ gibi dış borç ve dışa bağımlılık.

nukleer-santrallar-dis-borcu-100-milyar-dolar-artiracak-508472-1.

Sinop’taki anlaşma da farklı değil. Sinop’ta verilen alım garantisi kWh başına yakıt bedeli hariç 10,38 dolar sent. Yakıt bedeliyle Akkuyu’ya yaklaşacak ama bir fark daha var. Sinop nükleer santralı hayata geçerse ürettiği elektriğin yüzde 100’ü hem de 20 yıl boyunca alım garantisi kapsamında olacak. Bu yüzden de Sinop’un yıllık alım garantisi faturası daha ağır; yılda 3 milyar 800 milyon dolar. 20 yılda ödenecek 75 milyar dolardan bahsediyoruz.

Sinop’taki proje şirketinde EÜAŞ’ın yüzde 49 hissesinin olması planlanıyor ama bu pek içinizi rahatlatmasın. EÜAŞ’ın bu kadar hisseye denk gelecek yatırım miktarını nereden bulacağı belli değil. Kim kredi verir, faiziyle ne kadara patlar; meçhul. Kaldı ki proje şirketi vergi cenneti diye bilinen (offshore) Jersey Adası’nda kuruldu. O yüzden de alım garantisinin tamamını değil hepsini ben dış borca yazıyorum. İsteyen 35 milyar dolar kabul etsin.

Özetle iki nükleer santral yüzünden Türkiye’nin yabancı şirketlere ödeyeceği borç miktarı 100 milyar dolar. Hem de devlet borcu, şirketlerin değil. Karşılığında elektrik alacağız elbette ama bu bizi rahatlatmasın. Neden mi? Dört maddede özetleyeyim.

»Satılan elektrik pahalı. Nükleer santrallardan 12 dolar sent ödeyerek alacağımız elektriğin bugün piyasadaki fiyatı 4,5 dolar sent. Aynı elektriği üçte bir fiyatına almak varken alım garantilerindeki yüksek rakamlar nedeniyle mecburen pahalıya alacağız.

»Önümüzdeki yıllarda elektrik fiyatı artar, alım garantilerini yakalar diye düşünmeyin. Bugün rüzgar ve güneş gibi kaynaklardan 3-4 sente elektrik üretebiliyoruz. Türkiye’deki ihalelerde çıkan, gerçekleşmiş fiyatlar bunlar. Bu kaynakların fiyatları düşmeye de devam ediyor. Türkiye nükleer ve kömür yerine yenilenebilir enerji ve enerji depolamaya yatırım yaparsa elektrikte büyük fiyat artışlarının olmayacağını öngörebiliriz.

»Alım garantileri dolar üzerinden. Türkiye Rusya ile anlaşma imzaladığında dolar kuru 1,52 TL’yi gösteriyordu. Şimdi 6,5’lara geldi. Nükleer santrallar bir gün bile çalışmadı ama satacakları elektriğe yüzde 433 zam geldi. Türk Lirası kazananlar bu zammı nasıl karşılayacak? Önümüzdeki 15-20 yıl içinde dolar kurunun nereye gideceği de belli değil.

»Elektrik arzının beklendiği gibi artmayacağı ortada. Ağustos ayında elektrik tüketimi bir yıl öncesine göre yüzde 3,22 oranında azaldı. Ekonomik kriz nedeniyle de büyümenin iyice yavaşlayacağı ortada. Bu şartlar sürdükçe piyasada fiyatların artması zor.

Atılacak bir adım var. Nükleer projeleri iptal etmek. Hazır çevreciler Akkuyu’nun yer lisansının iptali için dava da açmışken mahkemenin bir kararına bakar bu iş. Sonuçta mahkemelerimiz bağımsız, Rusya itiraz edemez. Yoksa nükleer santral çok pahalıya patlayacak.