Ödül...
KEMAL ULUSALER KEMAL ULUSALER

137.Gün…

İşgal devam ediyor. İşgalcibaşı iyice dağıttı. Geçen yıl Nobel Barış Ödülü’nün açıklanmasının ardından; “Nobel diyoruz değil mi? Nobel, kararlarını objektif mi veriyor? Asla. Bunları görüyoruz” demişti.

Bu yıl da; “Çünkü Nobel de siyasi. Çünkü Nobel Ödülleri’nin nasıl verildiğini zaten çoğunuz biliyorsunuz. Sipariş üzerine Nobel Ödülü veriliyor.”

Eleştirinin bir tek sebebi var; Nobel Ödülü arzusu…

Aç tavuk arzusu inanın bunun yanında çok masum kalıyor. Dedik ya iyice dağıttı. Ama bu yeni bir şey değil. Yıllara sari bir hastalık. Bakın ne tutarsızlıklar yumurtlamış uzun yıllar boyu…

Yıl 2004; “Ben de Gürcü’yüm, ailemiz Batum’dan Rize’ye göç etmiş bir Gürcü ailesidir.”

On yıl sonra, “Benim için neler söylediler. Çıktılar bir tanesi aynı zihniyet. ‘Gürcüdür’ diyen oldu. Çıktı bir tanesi affedersin çok daha çirkin şeylerle Ermeni diyen oldu.”

• • •

Yıl 2005, Diyarbakır’da “Bu ülkede Kürt sorunu vardır.”
Yıl 2014; “Kürt sorunu herkesten önce benim sorunumdur’ dedim. Sözlerimin arkasındayım”
Yıl 2015; “Kardeşim ne Kürt sorunu yaa?”

• • •

Yıl 2008 (Ergenekon davası kastedilerek); “Millet adına hakkı aramanın, hakkı savunmanın gayreti içindeyiz, eğer bu anlamda savcılık ise evet savcıyım.”
Yıl 2015; “Samimiyetle ifade ediyorum; eski Genelkurmay Başkanımız başta olmak üzere, birlikte mesai sarf ettiğim için yakından tanıdığım pek çok komutanın tutuklanmasına şahsen gönlüm hiçbir zaman razı olmadı.”

• • •

Yıl 2012; “Zaman zaman söyleniyor; ‘Türkçe ile felsefe yapılmaz’ deniyor. ‘Türkçeyle bilim yapılmaz, bilim dili kurulmaz’ deniyor. Bunların tamamı ırkçılık kokan açıklamalardır aslında. Irkçılık ihtiva eden bir düşünüş.”
Yıl 2014; “Türkçenin mevcut kelime hazinesiyle felsefe yapamazsınız. Ya Osmanlıca kelime ve kavramlara başvuracaksınız, ya da İngilizce, Almanca, Fransızca kelimelere başvuracaksınız.”

• • •

Yıl 2011; “NATO’nun ne işi var Libya’da. Böyle saçmalık olabilir mi? Türkiye olarak biz bunun karşısındayız...”
Üç hafta sonra; “NATO Libya’nın Libyalılara ait olduğunu tespit ve tescil için oraya girmelidir.”

• • •

Yıl 2010; ‘’AKP hiçbir terör örgütüyle masaya oturmaz. Müzakere yapmaz. Terör örgütü ile görüşen şerefsiz ve namussuzdur.”
Yıl 2012 ‘’Ada ile görüşme yaptırırız. Kimlerle? İşte bu işlerle ilgili olan, elemanlarımız vasıtasıyla.”
Yıl 2015, hastalık hâd safhaya gelmiş olup çelişkili ifade aralığı artık saatlere inmiştir.
1 Nisan 2015 sabahı (AKP’nin seçim bildirgesi hakkında); “Ben de bizzat orada kendim de okudum.”
Aynı gün beş saat sonra; “’Seçim bildirgesini okudum’ diye bir beyanım olmadı”
Hadi bu akla bir ödül verelim!..
Ben alternatifleri sıralayayım, adını siz koyun. Sonuçta bir ödül belirleyelim ki rahatlasın zat-ı muhterem (!)
Seri katil ödülü, hırsızlık ödülü, cellatlık ödülü, yalancılık ödülü, iftiracılık ödülü gibi…
“Ayaklar baş olmaz” söyleminden sonra ‘Kokan ayak ödülü’ mesela,
Açtığı garip davalardan sonra; ‘Stella Ödülü’ mesela,
Kadınlara yönelik söylemlerinden sonra; ‘8. Altın Bamya Ödülü’ de olabilir.
Bak muhterem işte sana bir yığın ödül; seç, beğen! Lakin Nobel’e gelince, o zor gözüküyor. Zira Nobel bir kokteyl örgüt işi azizim, olmaz, gel vazgeç bu sevdadan!