Öfkelenin, isyan edin!
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

Bu hafta sözü Gezi Parkı Direnişi’nin önemine ithafen gençleri, uygar bireyleri, haksızlık ve sorunlara kayıtsız
kalmayarak neoliberal masallara kanmamaya, çevreye duyarlı olmaya, sosyal adaletsizliğe, tekelci sermayenin diktatörlüğüne karşı çıkarak, öfkelerini dile getirmeye çağıran Fransız sosyalist Stephane Hessel'e bırakmak en iyisi galiba.

İkinci Paylaşım Savaşı sırasında Fransız direniş hareketlerine katılmış, faşizme karşı mücadele etmiş, işkenceye uğramış, toplama kamplarında kalmış olan Hessel savaş sonrası BM'de İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin yazılmasına katkıda bulunmuş ve hayatı boyunca ezilenlerin yanında yer almış bir eylemci, düşünür ve diplomat.

Geçtiğimiz şubatta 94 yaşında yitirdiğimiz Hessel, doksanlı yaşlarının başında “İnsanlık onuru için bir 21.yüzyıl manifestosu” üst başlığıyla yazdığı ve yirmili yaşlardaki gençlerin “kutsal metin”i haline gelen “Öfkelenin!” eserinde neden öfkelenmemiz gerektiğini çok iyi özetliyor.

• • •

» "Her birinize öfkelenmeniz ve isyan etmeniz için bir neden diliyorum. Beni Nazilerin öfkelendirdiği gibi, sizi de bir
şey öfkelendirirse, bu çok değerli bir şey. Çünkü bununla birlikte güçlü, mücadeleci ve enerjik olursunuz…”diyen Hessel'de söz;

» ‘Sizlere empoze edilen bir dünya bakışından tiksindiğinizi, kızdığınızı gösterecek, insana has en basit tepkileri verin!; “Öfkelenin.”

» Etrafınıza bakının, kızıp öfkelenmeye değecek konular bulacaksınız.

» İşlere karışın, kızın öfkelenin! Siyasetin ve ekonominin sorumluları, entelektüeller, bütün toplum, Fransa'daki barışı ve demokrasiyi tehdit edebilecek duruma gelen finans piyasalarının uluslararası diktatörlüğü karşısında alttan almamalılar ve sindirilmelerine izin vermemeliler.

» Sinirlenmemek gerekir, umutlu olmak gerekir. Sinirlenme umudun inkâr edilmesidir. Sinirlenme anlaşılabilir bir
şeydir, neredeyse doğaldır ama gene de kabul edilebilir değildir. Çünkü belki de umutla elde edilebilecek sonuçları elde etme olanağı sağlamaz.”

» En kötü tavır kayıtsızlık, ilgisizliktir, ‘Bir şey yapamam, elimden bir şey gelmez, ben kendi işime bakarım,’ demektir. Böyle davrandığınızda insanlığı oluşturan temel değerlerden birisini yitirirsiniz. Bunun için gerekli olan değerlerden birini, öfkelenme yeteneğini ve bunun sonucu olan siyasal ve toplumsal bir davaya hizmet etme çabasını yitirirsiniz…”

» Hepimiz, toplumumuzu, onunla gurur duyacağımız haliyle korumakla görevliyiz. Sosyal güvencelerin kırılganlaştığı, zenginlerin medyaya hükmettiği bir toplumla gururlanamayız.

» Kamunun/toplumun yararı, tek tek bireylerin çıkarlarının üzerinde tutulmalıydı. Çalışarak kurulan refah içinde değerlerin adil paylaşımı, paranın gücünün üzerinde tutulmalıydı.

• • •

Taksim'den Madrid'e, Lizbon'dan Atina'ya, New York'tan Sidney'e öfkelenen, isyan eden, sokağa çıkan gençlerin öfkesine Berlin doğumlu bu bilge insandan daha iyi tercüman olmasa gerek.

Hessel, kapitalizmin bu son aşamasında yarattığı tahribata karşı başta gençler olmak üzere tüm bireyleri öfkelenmeye çağırırken, kendi yaşam deneyimlerinden damıttığı düşünceleri ile bir nevi umutsuzluk duvarını kırmaya davet ediyor.

Hessel'in çağrısına kulak veren yer kürenin dört bir yanındaki gençler günlerdir, haftalardır, aylardır ve de yıllardır sokaklarda. Bu kavga bizim, bu davet bizim diyorlar.

Evet, Hessel isyana ve öfkeye davet ediyor. Bu davet bizim