Öğretmen yetiştirme modeli değiştirilmeli
23.08.2018 07:54 EĞİTİM
Öğretmen yetiştirme sisteminin nasıl olması gerektiğini eğitimci yazar Şahin Aybek ile konuştuk. Aybek: “Öğretmenlere hem eğitim fakültesinde hem de mesleğe kabulde kişilik özeliklerini de ölçen çoklu değerlendirme sistemleri kullanılmalıdır”

YAĞMUR ÖZTÜRK

Son günlerde eğitim sistemi en çok tartışılan konulardan. Eğitimin birçok alanı tartılıyor fakat öğretmenlere dair tartışmalarda öğretmen eğitimine dair bir şey söylenmiyor.

Eğitimci Yazar Şahin Aybek ile bu konuyu konuştuk.
Öncelikle öğretmenlik mesleğinin önemine değinen Aybek, “Eğitim demek öğretmen demektir. Bu nedenle öğretmeni yaşat ki, eğitim sistemi yaşasın diyoruz, öğretmen olmak bir ‘can’a dokunmaktır diyoruz” dedi.
Eğitimdeki sorunlara değinen Aybek, “Öğretmen seçme, yetiştirme ve eğitiminde yeni bir modele geçmeliyiz. Bu model öğretmen adaylarının seçiminden yetiştirilmesine, eğitimine, iş başında sürekli geliştirilmelerine varıncaya kadar yeni bir model olmalıdır” şeklinde konuştu.

‘Avrupa’dan geri değiliz’
Köy enstitüleri, öğretmen liseleri ve öğretmen okullarının çok ciddi bir öğretmen yetiştirme deneyimi olduğunu aktaran Aybek, “Adına öğretmen akademileri mi deriz, kent enstitüsü modeli mi deriz, öğretmen özerkliğini, sürekli gelişimini, yükselmesini ve istihdamını içeren yeni bir modele geçmeliyiz. KPSS sistemi değiştirilmelidir çünkü KPSS en iyileri değil ezberi iyi olanları seçmektedir. Öğretmen adaylarının hem eğitim fakültesine hem de mesleğe kabulünde kişilik özeliklerini de ölçen çoklu değerlendirme sistemleri kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı.

‘Eğitim fakülteleri iflas etti’
Sorunların kökünün eğitim fakülteleri olduğunu dile getiren Aybek, “Gelinen noktada eğitim fakülteleri öğretmen yetiştirme yönüyle pek çok açıdan iflas noktasına gelmiştir. Şöyle ki; öncelikle hangi öğrencilerin bu fakültelere nasıl seçildiği meselesi var. En iyi öğrencileri buraya yönlendirebilmeliyiz. Diğer taraftan eğitim fakültesindeki öğretmen adayları 3. ve 4. sınıfta tamamen KPSS’ye ve test çözmeye odaklanırken, bu fakültelerin öğretim üyeleri de enerjilerini makale yazmaya ve kendi yükselmelerine vermektedirler. Düşünsenize, tamamı uygulama üzerine bir meslek olan öğretmenlerin eğitim fakültelerindeki uygulama dersi oranı %14’lerde. Ama son kapatılan öğretmen okulunda %52’lerdeydi” ifadesini kullandı.

‘Öğrencilere teşvik gerekiyor’
Aybek, öğretmenlik mesleğinin saygınlığını tekrar kazanması için yapılacakları şöyle sıraladı: “Adına Kent Enstitüleri ya da Öğretmen Akademileri denir, ama eğitim fakültelerimizin tecrübelerini de dışlamayacak şekilde, daha iyi öğrencilerin burs, barınma gibi teşviklerle buralara çekildiği, başarılı öğrencilerin öğretmenlik mesleğine yönelmeleri için öğretmen maaşlarının artırıldığı, buradaki öğretim üyelerinin yetiştirdiği öğretmenlerin kalitesine göre yükselebildiği komple bir modelden bahsediyoruz. Ancak böyle bir modelle, öğretmenliği yeniden saygın ve çekici bir meslek haline getirebiliriz. Bu modelle uygulama ve staj yapma olanakları artmış öğretmenler, iş başında da yine bu kurumlarda meslek içi eğitim seminerleri almalıdırlar.”