Olağanlaşan OHAL ile yeni rejim inşa ediliyor
12.01.2018 09:09 GÜNCEL
İhraç edilen beş akademisyenin hazırladığı rapor, 19 Ocak’ta altıncı kez uzatılması beklenen OHAL döneminde yayımlanan 1194 maddeden oluşan 30 KHK’nin 2019’dan sonra geçilmesi planlanan yeni rejimin yapılanmasını sağladığını gösterdi

BURCU CANSU [email protected] @burcu_cansu

İktidar, 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası 20 Temmuz’da uygulanmasına başlanan ve altıncı kez uzatılması kararlaştırılan OHAL döneminde, yürürlüğe koyduğu 30 KHK ile ülkenin siyasal, toplumsal, ekonomik yapılanmasını kendi ideolojisi doğrultusunda “geleceğe dönük” olarak büyük ölçüde değiştirdi. Üniversitelerden ihraç edilen akademisyen İsmet Akça, Süreyya Algül, Hülya Dinçer, Erhan Keleşoğlu ile Barış Alp Özden, “Olağanlaşan OHAL/KHK’lerin yasal mevzuat üzerindeki etkileri” isimli raporlarında, siyasi iktidarın, olağanüstü rejim usullerini kullanarak siyasi/hukuki/ toplumsal kurumları nasıl yeniden yapılandırdığını gözler önüne serdi.

15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi’nin ardından, ilki 23 Temmuz 2016, sonuncusu ise 24 Aralık 2017’de yayımlanan 30 OHAL KHK’si çıkarıldı. Bunların sadece 4’ü TBMM’de görüşüldü, diğerleri ise Meclis ve kendisini “yetkisiz” ilan eden Anayasa Mahkemesi denetiminden geçmeksizin uygulamaya koyuldu. Böylece OHAL KHK’leri üzerindeki siyasi ve yargısal denetim etkisiz kılındı.

Yeni suç tanımının açtığı yoldan
Raporda yer alan tespitlere göre, bu KHK’lerle, yeni bir suç tanımı getirilerek, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu “değerlendirilen” 100 binin üzerinde kamu görevlisi ihraç edildi. Yüzlerce şirket, dernek, vakıf, sendika, üniversite, okul, hastane, televizyon kanalı, gazete vs. kapatıldı, malvarlıklarına el konuldu. OHAL KHK’leri, temel hak ve özgürlükleri sınırlandırmaya yönelik tedbirlerin yanı sıra, çok sayıda kanunda da önemli ve kalıcı değişiklikler yaptı.
20 Temmuz 2016-27 Aralık 2017 tarihleri arasında yaşananlara ilişkin raporda yer alan tespitler özetle şöyle:

»Toplam bin 194 maddeden oluşan 30 adet KHK yayımlandı ve mevzuatta 1000 maddenin üzerinde yeni düzenleme yapıldı. Çoğunluğu OHAL’in ilan ediliş nedenleriyle ilişkili olmayan bu düzenlemelerle, milli savunma ve iç güvenlikten yargı ve personel rejimine, ekonomi ve sosyal güvenlikten idari yapıya, eğitim ve sağlığa kadar birçok alanda devlet-toplum ilişkilerini yeniden yapılandırmayı amaçlayan değişikliklere gidildi.

»OHAL süresince 115 bin 516 kamu çalışanı için ömür boyu kamu görevinden ihraç kararı verildi. 24 Aralık 2017 itibariyle 117 üniversiteden, 386’sı Barış için Akademisyenler bildirisine imza verenler olmak üzere, 5822 akademisyen ihraç edildi.
»KHK’lerle 49 özel sağlık kuruluşu, özel öğrenci yurtları ve pansiyonları da dahil olmak üzere 2 bin 271 özel öğretim kurum ve kuruluşları, 146 vakıf ve 1427 dernek, 15 vakıf yükseköğretim kuruluşu ve 19 sendika kapatıldı. Kapatılan gazete ve dergiler, yayınevi ve dağıtım kanalları ile özel radyo ve televizyon kuruluşlarının sayısı, kapatılma kararları kaldırılan 26 adedi hariç, 148’e ulaştı. »Aktif büyüklüğü 47 milyar TL’ye yaklaşan ve yaklaşık 49 bin 928 kişinin çalıştığı bin 22 şirket ve ticari işletmeye kayyum atandı.

olaganlasan-ohal-ile-yeni-rejim-insa-ediliyor-413079-1.

Başkan’ın ordu üzerinde kontrolü
OHAL KHK’leriyle yapılan düzenlemelerin çok önemli bir kısmı savunma ve emniyet alanını düzenledi. Bunlarla asker-sivil ilişkileri yeniden yapılandırıldı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları başta olmak üzere, askeri makamların yetki ve görevlerini sona erdirildi veya ciddi biçimde sınırlandırıldı ve yetkileri MSB, İçişleri Bakanlığı, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığında toplandı.

Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları Milli Savunma Bakanına bağlandı. Cumhurbaşkanı ve Başbakana kuvvet komutanlarına doğrudan emir verebilme yetkisi tanındı. MSB’nin teşkilat yapısı Genelkurmay Başkanlığı ve TSK’den ayrıştırıldı. Askeri okullar kapatıldı ve askeri eğitim alanı bakanlığın yetki ve kontrolüne alındı. YAŞ üyeliklerine Adalet, Dış ve İçişleri Bakanları eklenirken ordu komutanları, Jandarma Genel Komutanı, Donanma Komutanı ile Silahlı Kuvvetler kadrolarındaki orgeneral ve oramiraller çıkarıldı. YAŞ’ın toplantı sıklığı azaltıldı. Genelkurmay Başkanının ve İkinci Başkanının yetki ve etkisi kısıtlanırken, Başbakanın ve Milli Savunma Bakanınınki artırıldı. Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Cumhurbaşkanına bağlandı, Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı için de Cumhurbaşkanı başkanlığında bir mütevelli heyeti tayin edildi.

Askeri Hâkimler Kanunu, Askeri Yargıtay Kanunu, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu yürürlükten kaldırıldı, hâkimler MSB kadrolarında görevlendirildi. TSK İç Hizmet Kanunu’ndaki değişikliklerde sivil amirlerin yetkisi artırıldı ve disiplin cezası vermelerine olanak veren bir düzenleme gerçekleştirildi.

Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlıkları askeri veya güvenlik değil genel kolluk kuvveti olarak tanımlandı ve İçişleri Bakanlığına bağlandı. Genelkurmay Başkanı olabilmek için kuvvet komutanlığı yapma koşulu kaldırıldı. Genelkurmay Başkanı artık sadece savaşta Silahlı Kuvvetlerin komutanı olarak tarif edildi. Genelkurmay Başkanının birçok konuda yetkileri kısıtlandı. Aynı yetki kısıtlaması kuvvet komutanlıkları için de gerçekleştirildi. Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ne bağlı eğitim hastaneleri ve diğer tüm askeri sağlık kuruluşları Sağlık Bakanlığına, devredildi.

Özel Harekat Polisi alımında KPSS şartı aranmaksızın fiziki yeterlilik ve mülakat sınavları getirildi. Özel Harekat Başkanlığı merkez teşkilatı içerisinde ayrı bir başkanlık olarak yeniden tanımlandı. Pasaport verilmeme işlemi genişletildiği gibi pasaport ve ehliyet gibi belgelerin artık Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından sağlanması kararlaştırıldı. İçişleri Bakanlığının yurtdışı teşkilatı kurmasına imkan sağlandı. Özel güvenlik görevlisi olabilme koşulları sıkılaştırıldı, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması her an yapılabilir hale getirildi. 14 bin 500 yeni mahalle ve çarşı bekçisi kadrosu ilan edildi.
MİT, 2019 Başkanlık seçimleri yapılmadan KHK ile doğrudan Cumhurbaşkanına bağlandı. Başbakanla ilgili yetkiler Cumhurbaşkanına devredildi. Teşkilat, askerlerle ilişkileri zayıflatılacak şekilde yeniden yapılandırıldı.

KHK’lerle yargı alanında özellikle de ceza muhakemesinde adil yargılanma hakkını, kişi özgürlüğü hakkını ve özel yaşamın gizliliğini etkileyen önemli yapısal değişiklikler hayata geçirildi. Tutukluluk ve gözaltı süreleri uzatılırken; savcılığın arama, el koyma, izleme gibi soruşturma tedbirlerine karar verme yetkileri genişletildi. KHK’ler kapsamındaki işlemler bakımından yürütmeyi durdurma verilememesi ve karar veren kamu görevlilerinin hukuki sorumluluğuna gidilememesi ve kamu görevinden ihraca karşı yar gısal başvuru yolunun kapatılması, hak arama özgürlüğünü önemli ölçüde kısıtladı; OHAL işlemleri nedeniyle hesap verebilirliği zorlaştırarak, bu işlemler etrafında bir cezasızlık zırhı örülmesi tehlikesi yarattı. İstinaf yolunun işleyişi ve itiraz usulleri yeniden düzenlendi; vali, kaymakam, milletvekilleri ile hakim ve savcıların soruşturma ve kovuşturma usulleri kapsamlı değişikliğe uğratıldı.

Ekonomide OHAL
El konulan bini aşkın şirket ve ticari işletmenin yönetimi, gelirlerinin kontrolü ve tasfiyesi hakkında önemli düzenlemeler yapıldı. Türkiye Varlık Fonu’nun kaynakları ve finansmanının kapsamı genişletildi. İflas erteleme başvuruları yasaklanarak ekonomik sorunlar ertelenmeye çalışıldı. Güvenlik personeli, korucular ve köy muhtarlarının sosyal haklarında önemli değişikliklere gidildi. Grev yasaklamalarının kapsamı genişletildi; ekonomik nedenlerle ve “finansal istikrar” gerekçesiyle grev ertelemenin önü açıldı.

Eğitime tam denetim
Eğitim alanında yapılan düzenlemeler özellikle özel öğretim kurumları ve öğrenci yurtları üzerindeki devlet kontrolü ve denetimini daha da artırmayı hedefledi. İktidar tarafından eğitim alanının yeniden yapılandırılmasında önemli bir rol verilen Türkiye Maarif Vakfı’na yeni yetki ve ayrıcalıklar tanındı. Diğer yandan milli eğitim ve yükseköğretim çalışanlarının hak ve özgürlüklerini sınırlayan bir dizi değişiklik yapıldı. Rektör seçimlerinde, izin ve yurtdışına çıkışlarda ve öğretim üyelerine ilişkin disiplin soruşturmalarında YÖK ve Cumhurbaşkanlığına önemli yetkiler tanındı, üniversitelerin özerklik alanı daha da daraltıldı.

***

Basına darbe

olaganlasan-ohal-ile-yeni-rejim-insa-ediliyor-413080-1.

Basın alanında ise RTÜK’e geçici ve belirli koşullarda kalıcı yayın durdurma yetkisi verilerek basın kuruluşları üzerindeki denetimi arttırıldı. Aynı zamanda terör saldırılarının medyada işlenmesine ilişkin getirilen kuralın gerekçesi olarak yayınların “terörizmin çıkarlarına hizmet edecek sonuçlar doğurmaması” gerektiği belirtildi.

RTÜK’e medya kuruluşlarının lisans taleplerini ulusal güvenlik ve kamu düzeni gerekçesiyle reddedebilmesi için neredeyse sınırsız bir takdir yetkisi de verildi. Bu düzenlemeler içerdikleri orantısız yaptırımlarla, basın ve yayın kuruluşları üzerinde OHAL, süresiyle sınırlı olmayan çok ağır bir baskı yaratma tehlikesi içermektedir.

YSK’nin genel yayın ilkelerine ve tarafsız yayıncılığa aykırı yayın yapan medya kuruluşları üzerindeki denetim ve cezalandırma yetkisi kaldırılarak, özellikle seçimler sırasında adil ve tarafsız yayıncılığın ihlali yaptırımsız bırakıldı.