'Olay' parada bitiyor; güçlü altyapı şart
ZİYA ADNAN ZİYA ADNAN

“Günün birinde, bir cumartesi günü altyapıdan çıkardığımız 11 genç futbolcuyla tıklım tıklım dolu tribünler önünde sahaya çıkmak beni her şeyden daha çok mutlu edecek!”  Stephen Browett (Crystal Palace Başkanı)

Geçen Pazar yine bu köşede, Ada futbolunda, Championship’te şampiyonluğa koşan güney Londra takımı Crystal Palace’ın başkanı Stephen Browett’le, Championship günlerini, Premier Lig hayallerini, başkanlık macerasını konuşmuştuk. Bu hafta bıraktığımız yerden devamla...

-Türkiye’de oynamış iki futbolcu şu anda sizin kadronuzda bulunuyor. Türk takımları ile düzenli irtibat içinde misiniz?

Yok, yok! Öyle düzenli bir irtibat yok... Sadece tesadüf... Jedinak bizim yardımcı hocalarımızdan birini tanıyordu ve onunla irtibata geçti. İlk zamanlarında uyum sorunu yaşasa da zamanla takıma alıştı ve şimdi kadronun önemli futbolcularından... Moritz ise Glasgow Rangers’da antrenmanlara çıkarken, eski futbolcumuz ve onun menajeri Andy Gray bize önerdi. Bizimle antrenmalara çıktı ve takımda kaldı. Anlayacağınız iki futbolcuyu da transfer etmek için Türkiye’ye gitmedik (gülümsüyor)...

-Eski ile yeniyi karşılaştırdığımız zaman, geçmiş zamanlarda ülkenin güçlü ve zengin takımları ile diğerleri arasında bu kadar fark yoktu. Mesela Wright – Bright döneminde, bir Crystal Palace-Manchester United maçı kıran kırana geçer, hangi takımın kazanacağını önceden kestirmek pek kolay olmazdı. Şimdilerde ise ara iyice açıldı ve Premier Lig’de bile her sezon ilk dörde girecek takımlar belli gibi... Bu değişimi neye bağlıyorsunuz?

Olay “para”da bitiyor. Şöyle bir örnek vereyim: Premier Lig’i sonuncu sırada bitiren takımın bile kasasına 60 milyon Sterlin giriyor. Oysa bir alt lig Championship’te, takım ligi hangi sırada bitirirse bitirsin, kazandığı sadece 4 milyon Sterlin... Şampiyon takımın bile alacağı para, Premier Lig’den düşen takımın alacağının on beşte biri. Üstelik küme düşen takıma, sonraki dört sezonda da “paraşüt” ödemelerle sezon başına yaklaşık 12 milyon Sterlin ödeniyor. Anlayacağınız, Premier Lig’e çıkmanın ödülü en az 100 milyon Sterlin… Bu da çok ciddi bir rakam... Sporda bundan daha büyük bir ödül yok.

-Sizce arada bu kadar fark olması yanlış değil mi?

Kesinlikle yanlış... Düşen takıma her sezon verilen 12 milyon Sterlin, bizim total gelirimizden daha fazla. Crystal Palace olarak bizim toplam gelirimiz, yayın haklarından gelen 4 milyon Sterlin, gişe hasılatı olarak 5 milyon Sterlin, sponsorluk geliri olarak 500 bin Sterlin… Küçük bir miktar da ürünlerimizden kazandığımız para var. Yani toplam sezonluk gelirimiz 10 milyon Sterlin civarında... Oysa böyle bir kulübü ayakta tutmanın bedeli sezon başına 15 milyon Sterlin... Yani gelirimizle giderimiz örtüşmediği için futbolcu satmak zorunda kalıyoruz. Satmasak her sezon yaklaşık 5 milyon Sterlin kaybımız olur. Bizimle aynı ligde mücadele eden Bristol City, geçtiğimiz sezon 12 milyon Sterlin zarar etti.
O yüzden bir takım Premier Lig’e adım attığı anda başka bir dünyanın kapıları açılıyor. Parasal anlamda, Manchester United ile Stoke City arasındaki fark büyük boyutlarda ama Stoke City ile bir Championship takımı arasındaki gelir farkı daha da büyük boyutlarda... Biz Premer Lig’e yükselirsek, gelirimiz 80 milyon Sterlin’e çıkacak ki bu da şimdiki gelirimizin sekiz katı… Ancak şunu da eklemek gerek, geçtiğimiz sezonlarda Premier Lig’e terfi eden Blackpool kulübü, futbolcularına sezonluk 4 milyon Sterlin maaş ödedi. Ama günümüzde toplam maaş bordrosu 30 milyon Sterlin olan takımlar bile şampiyon olmayı başaramıyor. Yani para harcayarak şampiyon olmanın da garantisi yok. Bakın, Queens Park Rangers muhtemelen sezon sonunda Premier Lig’e veda edecek. Bu, onlar adına zenginlikten bir anda kriz ortamının, yani ateşin içine düşmek demek... Futbolculara ödenen büyük rakamlar, yüksek maliyetli ve uzun süreli sözleşmeler, yaşı geçmiş, elden çıkarmakta zorlanacağınız futbolcular...

-Anlattığınız parasal sorunlar, Championship’te mücadele eden tüm takımlar için geçerli mi?

Evet, günümüzde Championship’te yer alan hiçbir kulüp seneyi kârla kapatmıyor. Belki Premier Lig’den düşenler daha kârlı olabilirler ama onlar da yüksek maliyetli futbolcularından dolayı, zarar ediyorlar. Bildiğim kadarı ile bu sezon Blackpool, Championship’te kâr gösteren tek kulüp… Çünkü Premier Lig’e çıktıkları sezon 60 milyon Sterin aldılar, ancak transfer yapmadılar. İnanması güç ama Blackpool kulübünün futbolcularına ödediği rakam bizden bile az...

-Anlattıklarınızdan şu neticeyi çıkarmak mümkün sanırım: Altyapınız ne kadar güçlü ise, altyapıdan gelen genç yeteneklere ne kadar kendilerini gösterme fırsatı verirseniz, kulübün geleceği o kadar sağlam olacaktır. Doğru mudur?

Evet, kesinlikle… Crystal Palace’ın geleceği güçlü bir altyapıya sahip olmasından geçiyor. Ya kendi altyapımızdan yetiştirip parlatacağız ya da alt liglerden bulup çıkartacağız. Geçen sezon Southampton’a sattığımız Nathaniel Clyne’dan gelen para sayesinde kulüp zarar etmedi. Yanlış anlaşılmasın, biz futbolcuyu satmak istemedik, ama kendisi Premier Lig’de oynamak istediği için gitti...

-Kombine biletli kaç taraftarınız var?

9.000 kombine biletli taraftarımız var. (Gülümsüyorum. Malum, bizim süper ligde mücadele eden takımlarımızın sattığı kombine bilet sayıları geliyor aklıma. Championship’te oynayan Palace’ın sattığı kombine bilet, ligin üç büyüğünden Beşiktaş’ın sattığı kombine bilet kadar!)
Premier Lig’e çıkarsak, bu sayının 15 ile 20 bin arasında değişeceğini düşünüyorum. Ortalama sezonluk bilet fiyatımız, kale arkası 360 Sterlin, maraton tribünü 520 Sterlin... Çocuklar, öğrenciler ve emekli taraftarlarımız için indirimli sezonluk biletlerimiz var. Gelecek sezon Premier Lig’e çıksak bile bilet fiyatlarını artırmayacağımızın sözünü de verdik. Sezonluk biletiniz yoksa bile, bu statta 20 Sterlin’e maç izleme fırsatınız var. Bu da günümüz şartlarında makul bir rakam. Biz mahallenin ve bölgenin takımıyız ve öyle kalmak istiyoruz. Unutmamak gerek, gişe hasılatı elbette önemli ama televizyon geliri kadar değil...

-Crystal Palace’ı yöneten dört başkandan biri olarak (ki sanırım taraftarı olduğunuz kulübün geleceğinde söz sahibi olmak sizi mutlu ediyor) karşılaştığınız en büyük zorluk nedir?


Sadece parasal sorunlar... Beni en çok düşündüren konu kulübün mali tablosu... Günümüzde futbolcular hak ettiklerinden çok daha fazlasını kazanıyorlar ama serbest piyasa ekonomisinde bu gerçeği değiştirmek ne yazık ki mümkün değil. Bizim her sezon futbolcularımıza ödediğimiz rakam yaklaşık 10 milyon Sterlin… Bu, çok ciddi bir miktar ve büyük yükümlülük... İşin ilginç tarafı, Championship’te mücadele eden takımların ortalamasını alsanız, biz orta sıralarda oluruz. Geçen sezon Premier Lig’e çıkan West Ham United’ın futbolcularına ödediği toplam rakam 36 milyon Sterlin… Günümüzde sanırım Blackburn Rovers ödeme konusunda Championship’te ilk sırayı alıyor. Onun için günümüzde kulüp yöneticilerinin parasal konularda çok iyi planlama yapması gerekiyor.

-Taraftarlıktan başkanlığa geçtikten sonra, futbola ve kulüp yönetimine dair yeni şeyler öğrendiniz mi ve halen öğreniyor musunuz?


Elbette öğrendim. Ancak ben futbolun dışındaki yaşamımda bir iş adamıyım ve zamanımın büyük bölümünü kendi şirketimde geçiririm. Açıkçası konsorsiyum olduğumuz için kulübü yönetmek biraz daha kolay oluyor. Biz bir taraftar kulübüyüz ve taraftarın kulübün geleceğinde söz sahibi olmasını istiyoruz. (Burada araya girip Swansea City’nin yüzde 20 hissesinin taraftarlara ait olduğunu belirtiyorum. Takdir ettiğni söylüyor.)

-Bu arada ben Arsenal’ın yönetiliş tarzından pek memnun değilim. Kulüp, taraftarlarını müşteri gibi görüyor. Günümüzde Emirates Stadı para kokuyor. Crystal Palace yönetimi penceresinden bakarsanız, sizin bu konudaki düşünceleriniz neler olabilir?

Ben burada olduğum sürece Crystal Palace öyle olmayacak! Kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi, tarihimizi, köklerimizi, taraftarlarımızı unutmamak lazım... Günün birinde, bir cumartesi günü altyapıdan çıkardığımız 11 genç futbolcuyla tıklım tıklım dolu tribünler önünde sahaya çıkmak beni her şeyden daha çok mutlu edecek!

Kendisine bu içten söyleşi ve bana ayırdığı zaman için teşekkür ediyorum. Ayrılırken Crystal Palace’ın Premier Lig’e yükseleceği maçta tribünlerde yerimi alacağımı söylüyorum...

Gülümsüyor…