-Reklam-
Anasayfa ARŞİV Ölüm yetimi, ecel öksüzü çocuklar...

Ölüm yetimi, ecel öksüzü çocuklar…

Ses, kapanır kendi üzerine. Yel olur, kaybolur dağların doruğunda, ırmakların rahminde, gökyüzünün bağrında…
Yağmurun kimliğiyle düşer toprağa ve suya, acıya ve sevince, sevdaya ve kara  sevdaya…
Ses, kaybolur suyun ve ateşin kalbinde, yeryüzünün ve gökyüzünün bedeninde…
Ses yalnız ve yalnız çocukların dünyasında kaybolmaz.
Bir damla su olur, yağar gülüşlerine…
Bir çakıl taşı olur, düşer uykularına…
Bir gökyüzü olur, durur oyunlarının “ebe”si olarak…
Bir yeryüzü olur, konar kanatlarına düşlerinin…
Bir rüzgâr olur, eser dağdan ovaya, acıdan sevince…
O çocuklar, ölüm yetimi, ecel öksüzü o çocuklar, şimdi gülüşlerinde “deprem”in silinmez izini de taşıyarak, kimi kilimden bir çadırın gölgesinde, kimi sevginin sevincin taşsız tarlasında yaşam mücadelesini sürdürmekte…
Kimi, hayatının sığınağı anne-babasını arayan bir fotoğraf olarak durmakta çocukluğunun albümünde…
Kimi, çektiği ve çekeceği acıları, dünyanın en değerli elmasıyla ölçülemeyecek gülüşüne gömmüş, asla vazgeçemeyeceği bir “oyun”un düşünde…
Şimdi neler görür uykusunda o çocuklar?
Neler düşer uykusuzluklarının uçurumuna?
O çocuklar, bizim çocuklarımız.
Şimdi ölümün menzilinde duran çocuklar…
Ama hayatlarının mumu sönmeyen, sevinçleri ve sevgilerinin kandili gece ve gündüz, suda ve ateşte, havada ve toprakta durmadan yanan çocuklar…
Gölde kamış, gökyüzünde bulut, dağ başında sis onlarla büyüyor, onların saflığıyla…
Onların saflığı dünyanın direği…
Çünkü hayat onlarla güzel…
Güzelim çocuklar…
Çünkü hayat onlar…
• • •
Adapazarı depreminin haftası dolmuştu. Yukarıdaki yazıyı 24 Ağustos 1999 Salı günü daha önce çalıştığım gazetede yazmıştım. Bu yazı daha sonra, başka deprem yazılarını da içeren “Rüzgârla Randevu” başlıklı kitabımda da yer almıştı.
O büyük depremin ardından 15 yıl geçti.
Peki, ne değişti 15 yılda?
Çocuklar, bizim çocuklarımız bugün de Soma’da, Roboski’de, Gazze’de öldürülen; merdiven altı işliklerde, oto tamirhanelerinde üç kuruşa sigortasız çalıştırılan, Romanlar gibi mahallelerinden kent dışına sürgün edilen; kimi Ezidi, kimi Filistinli, Türkmen, Suriyeli, Sudanlı çocuklar yetim ve öksüz değiller mi?
Hani kentsel dönüşümde öncelik deprem riskli yapılarda olacaktı?
Harcına çocukların kanı karışan her yapı (yapıdan kastım, bina dışında yaşamı kuşatan her türlü olgu ve oluşumlar) yıkılmaya mahkûmdur.

MİLAT
Depremin miladı 17 Ağustostan beri
değişen bir şey yok hayatta
acının acıya kardeş olmasından
ve sevincin anayurdunu
terk etmesinden başka…

- Reklam -

SON HABERLER

Yandaş Cem Küçük’ten Metin Lokumcu’ya hakaret

Türkiye Gazetesi yazarı yandaş Cem Küçük, TGRT'de sunduğu Medya Kritik isimli programda...

ÖDP’den Kılıçdaroğlu’na ziyaret

Linç girişimine uğrayan CHP genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na geçmiş olsun ziyaretleri...

TTB: Tıbbın alternatifi olmaz

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Cumhurbaşkanlığı ve Sağlık Bakanlığı himayesinde gerçekleşen Geleneksel ve...

İBB’de ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’ kurulması teklifine AKP’den ret

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, yeni İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu başkanlığında ikinci toplantısını...

Denizli’de köpeğe işkence

Denizli’de bir erkek, pitbull cinsi köpeği motosikletinin arkasına zincirle bağlayarak sürükledi. Çevredekiler...

Oscar Akademisi’nden Netflix kararı

ABD'de Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından dağıtılan Oscar Ödülleri'nden film-dizi izleme...

Ordu’da heyelan nedeniyle 6 ev tahliye edildi

Ordu'nun Fatsa ilçesinde heyelan nedeniyle 6 ev boşaltıldı.

Notre Dame Katedrali’nin yeniden inşası için yasa tasarısı

Fransa'nın başkenti Paris'te geçen hafta çıkan yangında büyük zarar gören tarihi Notre...

Çocuk istismarcılarına karşı kadınlar ayakta

İzmir Kadın Platformu, Küçükçekmece'de 5 yaşındaki çocuğun istismar edilmesini protesto etti.

Arnavutköy’de beton dökülen inşaatta çökme: 3 işçi yaralandı

Arnavutköy'de bir inşaatta beton dökümü sırasında çökme meydana geldi. Beton altında kalan...

Sonraki haber