Omurga bozuklukları
OSMAN ÖZTÜRK OSMAN ÖZTÜRK

Okurlarımdan eleştiriler alıyorum.

Tamam, Memleket Tabipliği yapıyorsun da…

Biz de memleket evladıyız, bizim sağlık sorunlarımızla hiç ilgilenmiyorsun!..

Öyle Karatay diyetleri, Maranki karanki reçeteler beklemiyoruz da…

Arada faideli malumatlar paylaşsan da, okuyup faydalansak!

Malûm, müşteri velinimet, okur başımızın tacı; bu hafta bir deneyeyim, dedim.

İlk konumuz, omurga bozuklukları.

•••

Şimdi efendim, omurgamız, yirmi dördü hareketli, kalanı hareketsiz, toplam otuz üç omurdan oluşur.

Bu omurlar birbirine bağ dokusu, eklemler ve disk dediğimiz yastıkçıklarla bağlıdır.

Omurgamız ayakta durmamızın yanı sıra öne, arkaya, yanlara eğilmemizi ve dönmemizi sağlar…

Ayrıca başımızın, gövdemizin, göğüs ve karın içindeki organlarımızın ağırlığını taşır…

Aynı zamanda, beyinden çıkıp içindeki kanaldan geçerek gövdemize dağılan omuriliğimizi korur.

•••

Omurga bozuklukları sık görülen hastalıklardandır.

En sık görüleni ise bel fıtığıdır.

Ağır kaldırmaya, fazlasıyla eğilip kalkmaya, fazla kiloya, yaşlanmaya bağlı olarak omurlarımızın aralarındaki diskler esnekliklerini kaybeder…

Yerlerinden kayarak çevrelerindeki sinirleri sıkıştırır, belden başlayıp bacaklara doğru yayılan şiddetli ağrılara neden olur.

İstirahatin, ağrı kesicilerin, fizik tedavinin çare olamadığı durumlarda ameliyat kaçınılmazdır.

Neticede…

Omurga sağlığımız son derece önemlidir.

Korumak için postürümüze, pozisyonumuza, duruşumuza çok dikkat etmemiz gerekir.

•••

Bu haftalık bu kadar tıbbi malumat yeter, diyeyim…

Gene geleyim, memleket, daha doğrusu TTB gündemine.

Tabip odalarındaki bitti, şimdi sırada TTB seçimleri var.

Geçen yıl Kayseri, Malatya, Maraş, Ordu, Denizli, toplam yirmi bir tabip odası Bağımsız Hekimler Platformu adıyla bir araya geldiklerini açıklamışlardı.

Aralarında Atatürkçü geçinenden 7 Haziran’da AKP’den aday adayı olana kadar –seç, beğen, al- her çeşit mevcut.

Geçen hafta Ankara’da toplaşmışlar.

Propaganda için yirmi dokuz tabip odası temsilcisi katıldı, diyorlar ama…

Bazıları tamamen kendinden menkul.

Misal; Balıkesir Tabip Odası’nı mebusluk için atlama tahtası olarak kullanmaya kalkıp Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olan.

Misal; Ankara’da değil tabip odası seçimlerine katılabilmek, hekimlerin arasına çıkacak yüzü dahi olmayan.

Misal; İstanbul’da canlı bomba vaveylasıyla seçimde havlu atıp Ankara’da zuhur eyleyenle Bakanlık listesinden aday olup hekimlerden aldığı cevabı idrak edemeyen.

•••

Yalnız, bu sefer ekibe İzmir’in Genetiği Değiştirilmiş Ulusalcıları, GDU’ları da katılmış.

Atları hazırlayın kasabaya iniyoruz, durumu!...

Neyse, sonuçta, İstanbul’da denenip ellerinde patlayan “milliyetçi, mukaddesatçı, halkçı, sosyalist hekimler” ittifakı şimdi TTB seçimleri öncesi gerçekleşmiş oldu.

Ve de…

İzmir’in GDU’ları, “ulusağcılar”ın laiklik, bağımsızlık, AKP karşıtlığı hassasiyetlerinin, Atatürkçülük istismarının mezara kadar değil İzmir Tabip Odası seçimlerinin yapıldığı pazara kadar olduğu bir kez daha açığa çıktı.

İzmir’de Onuncu Yıl marşı, Ankara’da Mehter marşı…

İzmir’de Mustafa Kemal’in askerleriyiz, Ankara’da Osmanlı’nın torunlarıyız!

İzmir’de Vatan, Millet, Sakarya; Ankara’da Kut’ül Amare...

İzmir’de Türkiye laiktir, laik kalacak; Ankara’da tısss!

Hiç boşuna heveslenmesinler.

Hak ettikleri cevabı 12 Haziran günü TTB delegelerinden alır…

Erkan Yolaç usulü…

Mehter marşıyla gelip İzmir marşıyla dönerler!

•••

Omurga bozukluklarıyla başladık, omurga bozukluklarıyla bitirelim.

Oportünizmin bel kemiği yoktur...

Postürünüze, pozisyonunuza, hayattaki duruşunuza dikkat edin, efendim!