Önce özetler…
KAAN SEZYUM KAAN SEZYUM

Eskiden basit şeylerle dalga geçilirdi. Büyük ihtimalle gizli kapaklı işler daha gizli kapaklı yapılıyor, siyasilerimiz çirkinliklerini bizlere göstermekten biraz daha fazla çekiniyordu sanki. O zamanlarda biraz daha kibar olmaya çalışıyorlardı sanki. Yani nereden nereye. “Ananı da al git”in unutulmaz gücü, günümüzde mumla aranıyor. Halk, vatandaş, Bakan’a bi şey soruyor. Bakan mevzuya cevap veremeyeceğini düşünüp oradan vınlıyor. Soran olursa halka karıştık dersiniz…. Bakan çifçiyi cevaplamıyor ve akabinde resmen halka karışıyor. Hani şu Brezilya’daki olimpiyatlardaki kapkaççılar aniden karabalığın içinde kayboluyor ya, bizim bakan da onun gibi bi çeviklikte. Kapkaç filan da yok, basit bir soru soruyor vatandaş. Bakan gayet rahat “Sizi anlıyoruz, bu olumsuzlukları düzelteceğiz, biraz dişinizi sıkın, hep birlikte başaracağız” bile dese olur. Ama bakan onu bile demiyor. Onun yerine 0.5 bıyıklarının yönünü kalabalığın içine doğru ayarlayıp alçaktan kaçarak çifçinin radarında sinyalini kaybettiriyor.

Aslında bunu yapan kişi “Kardeş ben dışişleri bakanıyım, onu tarımdan sorumlu arkadaşa sorsan” bile diyebilirdi. Nedense demiyor, bilmiyorum belki de utanıyordur cevap vermeye. Verecek mutlaka bir cevabı vardır. En basitinden suçu paralele, faiz ve soğuk su sızdıran duş başlığı lobisine ya da intergalaktik üst akıla filan atabilirdi. Belki de gerçekten utanıyor. Kendi kendine “Yeter bu kadar çektiğim, insanların iyiliği için çalışıyorum ama her şey nedense tersine gidiyor, ay dayanamıyorum biraz daha bıyık bırakayım bari” diye de düşünüyor olabilir. İşte öyleyse bu çok iyi. En azından Bakanımızın huzur içinde uyumadığını hissediyorum, o zaman da kendimi onunla bir hissediyorum.

Mesela vergi ödüyorum ben. Az çok bi şeyler emizliyor devlet benden. Pul parası, stopaj, kdv, ötv, gelir vergisi ve daha neler neler… Dünyanın en pahalıya yakın benzini de bizde. Toplu ulaşım vb cacık. Yani verdiğiniz vergilerin hakkını katıyla alıyorsunuz. Yani sanki bir kere vergi verip 4 kat daha yoğun bir metrobüs / metro / trafik deneyimi yaşıyorsunuz… Vergi sistemi böyle acımasızken gün geliyor Cengo Holding’in mesela 400 milyon liralık vergi borcu siliniyor. Zart diye, bir anda… E Cengo zenginken daha zengin. Biz ne yapalım? Neden devletim benim vergi borcumdan 3 bin lira silmiyor? Neden 400 MİLYON lirayı “Kanzi ödemeseniz de olur” diye siliyor ama benim ödemediğim 15 liralık pul parası için “Aaaabi sen vergini vermezsen valla batarız, valla çökeriz, ülke bölünür” ayaklarına yatıyor? Neden Cengo’nun 400 MİLYON lirası bir harekette “Tamam çözeriz qanq” oluyor, neden benim 3 liralık çıktı masrafımdan dolayı bana “Ama Kaan bu 3 lira çok önemli, vergi kutsaldır, iyi vatandaşlar vergisini verenlerdir?” deniliyor? Kaan pırlanta alıp satamıyor, ama alıp satandan KDV alınmıyor. Ama tuvalet kağıdından ÖTV alınıyor. Neyse alsın, belki bakanların bıyıklarına badem yağı olur. Bıyıklarını yağlaya yağlaya kalabalıkların arasına karışır güzeller güzeli bakanlarımız.

• • •

Gerekirse idam için referanduma gidelim. Gerekirse Suriyeliler için referanduma gidelim. Gerekirse referandum için de referanduma gidelim. Çünkü akıl, insanlık, modern yaşam, medeniyet bilgisine sahip olan yöneticilerimiz yok. Halkın fikri en iyi fikir. Bilim adamlarını da referandumla seçelim. Sanat olsun mu olmasın mı referanduma gidelim.

• • •

Gazetecileri pistten alalım… Gazetecinizi burada mı alırdınız, yoksa paket mi yapalım?

• • •

Aslında mantıksız değil. İnsanlara olan biteni gösterecek insanlar olmazsa kimsenin tadı kaçmaz. Yanımızda çocukların yurtlarını da yakarlar, askerimiz sınır ötesinde ne olduğu belirsiz olaylara maruz kalabilir, terör saldırıları vb olur, zaten sorumlulara soru bile sorulamaz… Ne incinen kalır, ne rahatsız olan. Tüm gazeteler kapatılsın. En başta da BirGün diğer gazetelere örnek olmak için kapatsın kendini. Bakın memleket ne kadar güzel bir yer olacak.

Düşünseniz, sıkıntı başınıza gelene kadar haberiniz olmayacak. Hayat bence çok daha güzel olur. Cahillik erdemdir diyorum da inanmıyordunuz. Siz enteller sadece itiraz edin her şeye.

Moralinizi bozmayın, havalar açıyor, soğuklar azalacak. Umutsuzluğa alışmayın. Alışmak sevmekten daha zor çünkü.

Güneş bedava hâlâ, onda henüz ÖTV yok.