Anasayfa ARŞİV Operasyon ve iç iktidar mücadeleleri

Operasyon ve iç iktidar mücadeleleri



Yıl biterken, TSK’nın Kuzey Irak’a yönelik hava operasyonları sürüyor. Elbette, sınır ötesine yönelik bu müdahaleye dair tartışmalar da… Görebildiğimiz kadarıyla, Türkiye’nin müdahalesi ABD’nin izni ile oldu. Aksi düşünülebilir miydi? Evet. ABD, böyle bir müdahalenin, ‘kendi egemenliğindeki’ topraklara yapılmış olacağı konusunda ısrar edebilirdi. Bunun, Türkiye’nin elini kolunu bağlayacağını kestirmek zor değil. Lakin, Türkiye’deki sivil-asker otoritenin son PKK eylemleri karşısında düştüğü durum, ABD engeli karşısında o güne kadar gösterilen tahammülün sınırına gelindiğine işaret ediyordu. Türkiye’nin iç siyasetinde yara açabilecek, istikrarı sarsabilecek sonuçlar doğurma ihtimali belirmişti. Hani, ‘taşıran damla’ olayı… ABD de bunu farketti. Sınırlarını kendi belirlediği bir müdahaleye yol verdi.


Bunu yaparken, Türkiye’den muhtelif beklentileri olduğunu, bunların da masaya geldiğini düşünmemek saflık olur. Ama onlar ne? Şimdilik somut bilgi yok, muhtelif iddialar var. Nitekim, iki gün önce Mete Çubukçu, köşesinde yazdı.


• • •
Peki, ABD Türkiye’ye yol verirken Kürtlerle ilişkisini riske etmedi mi? Hadiseye PKK tarafından bakılacak olursa, örgütün yakın zamana kadar ABD’ye beslediği hüsnüniyet, elbette berhava oldu. Hatta ABD’yi düşman ilan etti. Ama bundan PKK’nın işgal güçlerini hedef alacağı sonucunu çıkarmak yersiz olur. Bedelini onlar da kestirebilir. Kuzey Irak’taki Kürt yönetimiyle köprüleri atmak anlamına gelir ki, bu dünyada tutunacakları tek bir dal kalmaz. Örgüt hızla kendi sonunu hazırlar.


Öte yandan, ABD’nin bölge üzerine stratejik planlarında, Türkiye’nin ağırlığı ile PKK’nın ağırlığı elbette mukayese edilemezdi. Yalnız, meseleye uzun süre kuşkuyla bakılmasının nedeni, Türkiye’nin PKK’yı hedef alan müdahalesi karşısında topyekûn Kürt hareketinin ne yapacağının çok kestirilememesiydi. ABD’nin onları da ‘ikna’ ettiği anlaşılıyor. Hatta, bir ‘ikna’dan ziyade, operasyon, ‘özerklik’ konumunu giderek ‘başına buyrukluk’ noktasına taşıyan Barzani yönetimine de sınırlarını gösterme vesilesi oldu, diyebiliriz… Sonuçta hem Türkiye ile ilişkiler tamir edildi; hem Kürtlere nerde durmaları gerektiği hatırlatıldı.


• • •
Meselenin iç politika cephesine gelirsek… Genel kanaat, operasyonların ardından Kürt sorununun siyaseten çözümü konusunda hamle yapılacağı yönünde… Yani Ankara, sarsılan itibarını bir dizi askeri operasyonla yeniden tesis edecek… PKK’yı kadro ve lojistik planda yıpratacak… Örgütün moral etkinliğini çökertecek… Ve koşulların oluştuğuna kanaat getirdiğinde de sorunun köklü çözümüne dönük adım atacak. Nedir bu adım? İddialara bakılacak olursa, kısa vadede kısmi af, orta vadede kültürel haklar, uzun vadede bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınması… Evet, ilk bakışta kulağa hoş geliyor. Ama, Türkiye’de birçok şeyde olduğu gibi bu meselede de işler, kulağa hoş gelen haliyle yürümüyor. Maalesef.


Tarihsel bilgilerimiz gösteriyor ki; Kürt meselesinin, ya da bu meselenin hangi yöntem ve araçlarla nasıl çözüleceğinin, Türkiye’de nasıl bir siyasi rejimin egemen olacağı konusuyla derin bağları vardır. Son tahlilde siyasal otoritenin kim olacağı bile, büyük ölçüde bu sorunun çözümüne endeksli gibi görünüyor. Şöyle de diyebiliriz: Devletin içinde ve kıyısında pozisyon almış güç odaklarının iktidar savaşı yürüttükleri en önemli alan Kürt meselesidir. Hâl böyle olunca, süreci esasen bu güçlerin mücadelesi belirleyecek. 2008 yılı, nasıl bir ülkede yaşayacağımıza dair ipuçlarının belirginleşeceği bir yıl olacak gibi…

- Reklam -

SON HABERLER

Halkın parasıyla yandaş kayırması

CHP İstanbul Milletvekili Avukat Mahmut Tanal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup...

İBB’nin ihale cinliği

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim anlayışının yol açtığı ve ihaleler yoluyla bazı şirketlere...

İktidara güveniyoruz!

Türkiye hakkında içte ve dışta yapılan araştırmaların vardığı ortak nokta “güvenilmez” durağında...

Zayıf gerekçe Sağlam şerh

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal etmesine ilişkin...

Buldan’dan YSK’nin gerekçeli kararına ilişkin açıklama

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, YSK’nin gerekçeli kararına, “Gerekçesiz bir gerekçe...

Binali Yıldırım: Gerekçeli kararda bir tarafın söylemini yazacak halleri yok

AKP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Binali Yıldırım, YSK'nin seçimlerin iptali ve yenilenmesine...

İmamoğlu: Bu gerekçeli karar dediğimiz şey tam bir gerekçesiz karar

YSK'nin 31 Mart yerel seçimleri ile ilgili verdiği iptal ve yenileme kararının...

CHP’li Öztrak: Sadi Güven’in açıklamasının son kısmını okumak yeterli

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Yüksek Seçim Kurulu'nun gerekçeli kararına ilişkin basın açıklaması...

Torba yasa teklifi meclis komisyonundan geçti

Boğaziçi Köprüsü'nden kaçak geçişlere kesilen para cezalarının tahsilinden vazgeçilmesi ve ÖTV indiriminin...

YSK Başkanı Sadi Güven: Seçimin iptaliyle yenilenmesine ilişkin karara katılmıyorum

İstanbul seçiminin iptal edilmesine katılmaya 4 üye gerekçeli karar karşı oy yazdı....

Sonraki haber