Anasayfa ÖZEL Oray’ın kimlik arayışı

Oray’ın kimlik arayışı

Eşi ve ait olduğu cemaat arasında kalan Müslüman Oray’ın kimlik arayışını izlediğimiz ödüllü filmde, yaşadıkları toplumda bir yer edinememekten dolayı öfkelenen, hayal kırıklığına uğrayıp da kendi gruplarını kuran gençleri izliyoruz

Geçen şubat ayında Berlin Film Festivali’nde En İyi İlk Film ödülünü kazanan Oray, ismini filmin başrolünden alıyor. Oray Türkiye’de bu hafta Ankara Uluslararası Film Festivali’nde seyirciyle buluştu. Filmin yönetmeni Mehmet Akif Büyükatalay’ın ve yapımcı Bastian Klügel’in de katıldığı festivalde, Büyükatalay ile Oray’ı konuştuk.

• Filmin fikri nereden çıktı? Gerçek bir hikâyeye dayanıyor mu?

Tam gerçek hikâyeye dayanmıyor ama anlatılan dünya gerçek dünya. Fikir gelmedi direkt. Daha çok ait olduğum, sosyalleştiğim dünyayı sinema diliyle anlatmak istedim. O da Almanya’daki dini cemaatlerde gözlemlediğim, algıladığım, hissettiklerimi anlatmak ihtiyacı duydum sinemacı olarak. Ayrıca çok ihtiyaç olduğunu hissettim böyle bir filme çünkü genelde İslam veya kimlik arayışı sorun olduğunda, azınlık kimliği tema olan filmler kötü anlatıyor. Konu eşcinsellik olabilir mesela. Bunu o kimlikten uzak biri anlattığında hegemonyaya sahip oluyorlar. Kötü anlatıyorlar. Bu Almanya’da daha fazla. Çünkü üretim belli bir kesimin elinde. O kesime de kimse ulaşamıyor. Ayrıca İslami kesimin de sanata karşı önyargısı var. O yüzden çok uzak ikisi.

• Gurbette yaşayanların, Almanya özelinde de, milliyetçiliğe ya da dine sarılma var. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Türkiye’den Almanya’ya gidenler zaten çoğunlukla milliyetçiliğin yoğun olduğu İç Anadolu’dan. Avrupa’ya gidince o Türk kimliği daha da güçleniyor. Sadece kendinden gelen bir kimlik değil dışardan gelen de bir kimlik var. Mesela ben okuldayken, ben kendimi bir öğrenci olarak gördüm, Türk olarak değil. Derste Holocaust konuşuluyor, ben de katılıyorum. Sonra hoca hemen diyor ki sizde de Ermeni katliamı vardı. Bir anda beni Türk yapıyor. Türkiye’ye geldiğinde insanların üzerinde Türk simgesi çok az var. Ama Almanya’ya gittiğinde Türkiye bayrağı dövmesi, ay yıldız kolyesi falan çok var. Kimlik biraz da gösterişe dönüşüyor. Kimlik yaratma çabası var.

n Üçüncü nesilde bunun hâlâ aşılamamasının sebebi ne?

Üçüncü nesil biraz daha farklı. Daha fazla adapte olanlar ya da sınıf atlayanlar var. Daha çok Almanya’nın siyasetiyle kendini bir parça olarak görenler de var. Bunda Türkiye siyasetinin de faktörü var. Almanya’daki Türklere ilk defa kimlik veren AK Parti, Erdoğan oldu. Bu da milliyetçiliği körüklüyor. Neo-Osmanlıcılık, Türkiye’nin güçlendiğinin sanılması, insanların aşağılık kompleksinden kurtulmalarını sağladı. O yüzden daha çok tutunuyorlar. Almanya’dan dışlanması, Türkiye’deki muhafazakâr rejimin bunu sahiplenmesi ve zaten daha çok taşradan gelindiği için milliyetçilik, Sünnicilik var.

• Filmde erkeklerin dünyasını görüyoruz. Almanlar ya da kadınlar yok.

Anlattığım bir cemaat, Almanya’daki tüm cemaatlerin aynası değil. Çok farklı cemaatler var Almanya’da. Almanya’daki cemaatlerde kadınlar çok aktif. Genel olarak Türk Müslüman kadınlar Almanya’da güçlü. Ne kadar sayıları bilmiyorum ama üniversitede okuyan Türkiye asıllı kadın öğrenci sayısı erkek öğrenciden daha fazla. Benim anlattığım cemaatte ise kadın erkek ayrı. Daha çok kendine kapanık, erkek hegemonyasının olduğu ataerkil bir sistem. Erkekliğin filmde ön plana çıkmasını istiyordum. Ama konu İslam olunca, ondan diğer konular gözükmüyor.

• ‘Boş ol’ konusunda farklı fetvalar görüyoruz. Dinin kendi içinde de bir istikrar bulamaması Oray’ı daha da savuruyor mu?

Bir İslam yok. Ailemde bile babamın inandığı İslam ile annemin inandığı bambaşka. Her türlü yorumu yapabilirsiniz. Mesela Almanya’da ilk eşcinsel cami açıldı. Onu bile İslam’dan fetvalarla anlatabiliyor insanlar. Onlarca hadis kitabı var birbiriyle çelişkili. Orucu bile neyin bozacağı konusunda tek bir fikir yok. O yüzden ‘talak’ (boş ol) bambaşka yorumlar yapılan bir konu.

• Filmin farklı son planları var mıydı?

Düşündük, çok tartıştık. Filmi yaparken ahlaki veya siyasi yönden bir film yapmadım. Oray doğru mu yapıyoru anlatmak için yapmadım. Daha çok o ‘Lost Boys’ dediğimiz üçüncü nesil, orada doğup büyüyen insanların arayışını anlattım. Cemaatin ona verdiği o hissi, o yuvayı o değeri başka hiçbir yerde bulamaz. Oray aynaya baktığında Hagen’de ne görüyor ve Köln’de ne görüyor. Hagen’e gidince kendi evi yok, işi yok.

• Sinemayla ilişkiniz nasıl başladı?

Küçüklüğümden beri çiziyorum. Sanata karşı hep ilgim vardı. Sanatla ilgileniyordum ama bilinçli şekilde hiçbir zaman ilgilenmedim. Çanak antenin gelmesi, çift kanal onunla birlikte de Yeşilçam… Oradan sinemayı keşfettim. İşçi sınıfına aittim. O dünyada doğup büyüyen biri için sanat okumak fikri bile uzaktı. O bile aklına gelmiyor. Sonra okulu terk ettim. Yarım sene okula gitmedim. Almanların olduğu bir okuldu dışlanma, ırkçılık vardı. Sonra bir akşam okuluna gittim. Orada bir Almanca öğretmenim vardı benim yazdığım şeyleri beğenip bir tiyatro kursuna gönderdi. Sonra bir kısa yarışma oldu, çektim kazandım. Simpsons hastasıydım. Simpsons da filmlere çok referans yapıyor. Çok film araştırıyordum oradan.

• Almanya’ya göre Türkiye’deki tepkiler nasıldı?

Türkiye’de gündelik siyaset o kadar güçlü olmuş ki her şeye onun filtresiyle bakılıyor. Konu çok hassas. Türkiye’de şu an İslam’a, belirli kesimlerden negatif bakılıyor. Neden? Sözde İslami bir parti başta ve verdiği sözlerin tam tersini yaptı. Kutuplaşma, insan kayırma… Sen daha iyi bilirsin, ben Twitter’dan takip ediyorum. Ya da Türkiye’den Almanya’ya göç eden arkadaşlardan, herkes Almanya’ya gelmeye çalışıyor. O yüzden insanlarda önyargılar oluyor “Aa yine mi İslam filmi” diye ama genelde izledikten sonra pozitif oluyor. Kişiliğime büyük rol yükleniyor ve ordan filmi anlamaya çalışıyorlar. Televizyon seyircisi alışkanlıkları bunlar. Bazı dizileri izliyorum, TRT falan, bire bir izleyiciye söylüyorlar neye inanması gerektiğini. Bana biri yazmış “Dininin anavatanına yaptığını göremeyecek kadar saf birisin.” Dinimin İslam olduğunu ya da anavatanımın Türkiye olduğunu nereden çıkardı? Filmi kişiliğim üzerinden neden yorumluyorsun?

***

Hep aynı hikâyeler

• Türkiye Sineması’ndan izlediğiniz isimler var mı?

Nuri Bilge Ceylan, Emin Alper… Türk Sineması iyi durumda değil. Sinema diliyle anlatılmıyor artık hikâyeler. Hep aynı kamera, aynı anlatım şekli ve hikâyeler… 9 film vardı İstanbul’da yanılmıyorsam 7’si Alman ortak yapımıydı. Avrupa’yı da biliyorum ama focus oldukları konular hep aynı. Töre cinayeti, Kürt sorunu, kentselleşme gibi. Hep sorun üzerinden hikâyeleri destekliyorlar. Bu ister istemez yönetmenleri o konulara mahkûm kılıyor.

- Reklam -

SON HABERLER

ABD’lilerin çoğu İran’la savaş istemiyor

ABD vatandaşlarının oy verdiği bir ankette çoğunluğun İran'la savaş istemediğini ortaya koydu.

YSK’nin gerekçeli kararı açıklaması bekleniyor

Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK), İstanbul seçimlerinin tekrarlanması kararına ilişkin gerekçesini bugün kamuoyu...

Şike Davası’nı onayan eski Yargıtay üyesine FETÖ’den 12 yıl hapis

Dönemin Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ile spor dünyasında tanınmış birçok...

CHP’den ‘yeni askerlik sistemi’ değerlendirmesi

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, yeni askerlik sistemine ilişkin düzenlemenin toplam 100...

Game Of Thrones’un final sezonu Türkiye’de ne kadar izlendi?

Game of Thrones final sezonunun Türkiye'de izlenme rakamları açıklandı. Buna göre dizinin...

AYM’den Osman Kavala’nın başvurusuna ret

Anayasa Mahkemesi 1 Kasım 2017’den beri tutuklu bulunan Osman Kavala’nın bireysel başvurusunu...

CHP’den Adalet Bakanı’na ‘Hizbullah’ sorusu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), cezaevlerinden 100’e yakın Hizbullah yöneticisinin serbest bırakıldığının ve...

Beşiktaş’ta Şenol Güneş dönemi bitiyor

Beşiktaş'ın Spor Toto Süper Lig'in 34. haftasında Kasımpaşa ile 24 Mayıs Cuma günü yapacağı karşılaşmada...

9 yaşındaki çocuğun inşaat çukuruna düşerek ölümüyle ilgili 1 gözaltı

İstanbul Valiliği, Eyüpsultan'da 9 yaşındaki çocuğun inşaattaki çukura düşerek ölümüyle ilgili sorumlular...

CHP, yeni eğitim sistemini Meclis’e taşıdı: Kadro dışında kalacak öğretmenler ne yapacak?

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un ortaöğretim...

Sonraki haber